Günaydın sevgili dostlar…
Herkese mutlu, huzurlu bir hafta sonu diliyorum.
Ülke gerçekten çok zor günlerden geçiyor. İnsanlar yorgun… İnsanlar gergin… Herkesin omzunda ayrı bir yük var artık. Bu yüzden yaşanan her olay biraz daha büyüyor, biraz daha kırıyor insanı.
Honaz’da yaşananlara gelince…
Ben, Başkan Yüksel Kepenek’in istifa ettiğine inanmıyorum. Evet, kulağıma gelen bazı söylentiler var. Ama ben bunun; yorgunlukla, stresle, ani öfkeyle verilmiş bir tepki olduğunu düşünüyorum. Küçük bir aile kavgasının büyümesi gibi…
Çünkü bugün hepimizin sağduyuya ihtiyacı var.
İnanıyorum ki; İl Başkanı Ali Osman Horzum, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek bir araya gelip bu sorunu çözecektir. Sorun her neyse konuşularak aşılacaktır.
Çünkü kimse CHP’den büyük değildir.
CHP son dönemde zaten yeterince yıpratıldı. İktidarın baskısı ayrı, içerde haksız yere tutulan belediye başkanları, kayyum atanan belediyeler, yaşanan tartışmalar ayrı… CHP seçmeni zaten fazlasıyla yoruldu. Aydın’da yaşananlar, Afyon’da yaşananlar ve AK Parti’ye geçen belediye başkanları nedeniyle insanlar zaten büyük hayal kırıklıkları yaşadı.
Şimdi bir de Denizli’de kırgınlık görüntüsü oluşmamalı.
Çünkü Denizli, değişimin ilk ateşinin yakıldığı şehirlerden biri oldu. İnsanların umut bağladığı şehirlerden biri oldu. Elbette kırgınlıklar olabilir. Ayrılıklar olabilir. Ama bugün bunların tamir edilmesi gerekiyor.
Örgüt içinde ve başka ilçelerde de kırgınlıklar varsa onlar da acilen çözülmelidir.
Çünkü tekrar söylüyorum;
Kimse CHP’den büyük değildir.
Kimse CHP’den üstün değildir.
Hele böyle bir dönemde kimsenin ego yapma lüksü yoktur.
Halk bu kadar zor durumdayken, insanlar tek çıkış yolunu CHP’de görüyorken kimsenin vatandaşta hayal kırıklığı yaratmaya hakkı yoktur.
Bugün herkes bir masaya oturmalı. Herkes eteğindeki taşı dökmeli. Açık açık konuşmalı.
Honaz’daki meclis toplantısına katılmayan 6 meclis üyesi de omuzlarındaki sorumluluğu hatırlamalıdır.
Çünkü mesele sadece siyaset değil…
Mesele, insanların verdiği emektir, insanların verdiği emanettir.
Ve bana göre; Yüksel Kepenek de Honaz halkının kendisine verdiği göreve, emanete devam etmelidir. Çünkü bugün ihtiyaç duyulan şey kırgınlık değil, birlik ve beraberliktir.
Şimdi birlik olma zamanı!
"Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganını boşuna söylüyor olamazsınız! Bu sloganı her fırsatta atanlar hemen bugün ve derhal gereğini yerine getirmelidir!
Bir seneden fazladır içeride yatan Ekrem İmamoğlu için, Silivri'de tutsak bedel ödeyen tüm belediye başkanları için zaman birlik olma zamanıdır!..
"Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz"





