• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. OĞLUNU DA BABASI DA KORUYAMADIK!
Genel
Yayınlanma: 29 Eylül 2020 - 10:24
Güncelleme: 29 Eylül 2020 - 10:33

OĞLUNU DA BABASI DA KORUYAMADIK!

Atilla Köprülüoğlu'nun yazısını okumak için tıklayın...

Genel
29 Eylül 2020 - 10:24
Güncelleme: 29 Eylül 2020 - 10:33
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
OĞLUNU DA BABASI DA KORUYAMADIK!
Acı bir insanın yüzünden, vücudundan ancak böyle akar..
Biliriz ki, maden ya da virüsten çok yoksulluk/eşitsizlik öldürüyor..
Vicdanlar kanamaya, tarihin çarkları dönmeye devam ediyor.
(Gökhan Günaydın)

Altı yıl önceydi. Karaman'ın Ermenek ilçesinde, Ekim ayında 18 işçinin madende 
mahsur kaldığı haberleri, tv alt yazılarından peşpeşe akıyorduydı.
Haber siteleri “son dakika” geçiyordu sürekli.
Su basan kömür ocağında mahsur kalan 18 işçiden biri de Tezcan Gökçe'ydi!
Anne Ayşe, baba Recep çocuklarından iyi haber almanın peşinde madenin 
dibinden bir yere ayrılmıyordu.
Umuttu onları ayakta tutan! Bekleyişleri sürüyordu.
Sonra annenin yürek yakan şu sözleri televizyon ekranlarına kilitlenen milyonlarca izleyiciyi 
gözyaşlarına boğmuştu;
"Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı? Geceleri uyuyamıyorum.“
Baba da endişeyle Tezcan’ından, arkadaşlarından iyi haberi bekliyordu. 

****
Hasşeker ocağından kötü haber 38 gün sonra gelmişti. 
Tezcan Gökçe boğularak can vermişti 17 arkadaşıyla!
Cenaze törenine baba Recep’in yırtık lastik ayakkabılarıyla 
katılması, simgeydi! İzleyenleri hüngür hüngür ağlatmıştı.
Gündem olmuştu ayağında o kapkara yırtık lastik ayakkabıları babanın.
Türkiye insanlığından utanıyordu o gün!..

****
Habercilere anlatıyordu o gün acılı baba
Gökçe
cenazede giydiği kara ayakkabıları:
"Param yok, param olsa ben bu ayakkabılarla gezer miyim milletin içinde? 'Elindeki lastiği atıver' derler. 'Atarım ben, siz karışmayın' derim. Elin kadar ben alamadım mı? 
Elin kadar ben giyemedim mi? Param yok alamadım. Dişlerim yok. Eşimin de benim de dişlerim tükendi. Doktora yaptıracağımız dişler 'tutar mı tutmaz mı' diye sorduk.
Yoksulluk nedeniyle gidip taktıramadık.
Eğer orada param olsaydı, hemen taktıracaktım."

****
Mahkemeye ulaşan faciaya ilişkin bilirkişi 
raporunda işletmenin iş tekniğine  
ve mevzuata uygun sondaj yapmadığı ifade ediliyor, 
bunun da kaza nedeni olduğu ifade ediliyordu.
Yılmaz Özdil de şunu yazıyordu köşesinde;
“İşveren denilen herif, öğle yemeği vermiyor, evinizden getirin diyordu. İn-çık vakit 
kaybı olduğu için, öğle tatiline müsade etmiyor, yerin dibinde yiyin diyordu. 
Neticede, öğle tatilinde, öğle yemeğinde, 355 metre derinde boğuldular.” 
Gazeteler Recep Baba’nın oğlunun ölüm tazminatını da alamadığını, sanıkların da "Çakıcı 
affıyla" salıverildiğini yazıyordu(!) ileriki günlerde...

****
Yine haber düştü sitelere, gazeteler de yazıyordu.
Recep Baba.. Recep Amca..
Kara yırtık lastikleriyle içimizi burkan Recep Gökçe'yi...
Yaklaşık 5 gün önce rahatsızlanmıştı, Konya’da bir hastanede tedaviye alınmıştı.
Gökçe corona virüsü kapmıştı, testi de pozitifti.
Aynı şekilde anne Ayşe de koronaydı ve karantinadaydı.
Recep Baba’nın yorgun yüreği yaşam mücadelesini kaybetti, korona onu da kopardı bu dünyadan!

****
Recep Amca hayattan kopmamaya çalışırken; Şile’de 150 kişi sahilde parti veriyordu.
Çapa’da hastanede maskesini takmasını istediği kişi, güvenlikçinin gözünü çıkarıyordu.
Ankara’da da karantinadaki hastayı kontrola giden filasyon ekibi evde 35 ziyaretçiyle karşılaşıyordu.
Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Özgür Enginyurt da koronalı gelinle damatın bilerek düğün yaptıklarını ve o düğünden bir sürü vaka çıktığını açıklıyordu!
"Virüse yakalanıp hasta olanların da çoğu şansına güveniyordu. Tedbirlere uyun." tweetini atıyordu Sağlık Bakanımız da!..

****
Yaşamda eşitlik yoktu! 
Ölüm eşit olsa da!
Ülkemiz yağmalanırken her türlü acımasızlık, kötülük çirkinlik, hoşgörüsüzlük, bencillik her alanda -bilgenin dediği gibi- iliklerimize kadar işlemişti.
Onur duygusu yoktu!
İnsan bu kadar değersizleşebilir miydi?
Vicdanlar kurumuştu.
Biz ne oğlunu ne de babasını kurtarabilmiştik…
Bu utanç bizimdi!
Artık susabiliriz de ağlayabiliriz de. 
Neye yarayacaksa?



ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
"GÜNEŞ" 12 GÜNDÜR KAYIP, HER YERDE ARANIYOR: BULANA ÖDÜL VAR!
Mezunlar Koca Mektep'te Geçmişe Yolculuk Yaptı
Mezunlar Koca Mektep'te Geçmişe Yolculuk Yaptı
DENİZLİ'DE VEFA GÜNÜ: YAZAR HASAN KALLİMCİ'YE SAYGI GECESİ
DENİZLİ'DE VEFA GÜNÜ: YAZAR HASAN KALLİMCİ'YE SAYGI GECESİ
BEYAĞAÇ HALİME ÖZKE İÇİN TEK YÜREK:
BEYAĞAÇ HALİME ÖZKE İÇİN TEK YÜREK: "DUALARIMIZ SENİNLE"
Tuna: "3 maçta 7 puan çok güzel"
Tuna: "3 maçta 7 puan çok güzel"

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim