SUYU ARAYAN İNSAN-2
Reklam
Ali Koçlu

Ali Koçlu

SUYU ARAYAN İNSAN-2

11 Temmuz 2019 - 15:20

İlk yazımın devamı olarak,her genç insan ister dışa vursun isterse vurmasın,
İçinde her zaman “bir kahraman taşır.”
Seyrettiği filmin sonunda,hal ve hareketleri,konuşmaları ile,filmin jönünü taklit
Etmeye başlar.Bu sebeple her insan gençlik çağlarında biraz “DON KİŞOT”
Karakteri taşır.Yani “Donkişot tur.”
Başına ne musibetler gelir,düşer-kalkar yoluna devam eder.Bu sebeple,gençlere
Boşuna “Deli kanlı” denmemiş.
Gençliğimiz elbette,gerek toplumu ilgilendiren gerekse devleti ilgilendiren,milli ve manevi değerlerin korunması,savunulmasında,”pısırık” olamaz ve olmamalıdır. Yorgun,bitkin,ümitsiz,hayalsiz,ideali olmayan gençlik olmaz.
İnsanoğlu her zaman “Finalist” yani gayeci-ülkücü olmalıdır.
Her millet kendi gençliğini,kendi tarihi değerleri içinde,kendine has kültür ve medeniyetini
Öğreterek,bilinçlenmesini sağlar.
Milletler,yeni nesillere “Birikmiş tecrübelerinin” varisi kılar.
Devletin ve Cumhuriyet ile kazanılan değerlerin korunması için,gençlik her zaman nöbette ve nöbetini kendisinden sonra gelene teslim eder.
Fert olarak doğan insanoğlu,”şahsiyetini “ sonradan kazanır.Sosyal ve kültürel değerlerle yoğrulan genç,işte o zaman kendine has “şahsiyetini” kazanır.
Bunun için,başta ailemiz olmaz üzere,öğretmenlerimizin,kardeşlerimizin,aile büyüklerimizin, akrabalarımızın,mahalle,okul ve iş arkadaşlarımızın katkılarını kim inkar edebilir?
Okuduğumuz kitaplar,konferanslar,üniversite eğitimimiz,sinema ve tiyatrolar,dernek ve kulüplerin etkileri,”kendisini arayan bir şahsiyet olma” zamanında etkileri ne kadar çoktur.
Gençliğin ”İlahı!” olarak sahte reklamlarla gençliğe etkilemeye çalışan,pop starlar,futbolcu veya sinema artistlerinin posterleri,bir çok gençliğin yatak odası ya da çalışma odasının duvarlarında asılıdır.
Giyim-kuşam ve konuşmaları ile onlara benzemeye çalışır.
Gençlik,böyle bir yola tavassut etmişse,bunda devlet ve cemiyetin rolü büyüktür.
Bizler “Milli eğitim” gençliği,boş bırakırsa,sokak jargonu ve kültürü ile konuşan gençliği
Kucağımızda görürüz.O zaman dövünmenin bir faydası olmayacaktır.
Gençlik,ıvır-zıvır kimseleri seviyor ve onları yücelterek taklit ediyorsa;ilim,bilim,güzel sanatlar,fikir ve ahlak kahramanları yerine,”Pavyon kızlarına”,”vesikalı seks kölesi olmuş tele-kızlara” ,“Plaj horozlarına” ve “Play-boylara “ hayranlık duyuyorsa,aile,millet ve devlet olarak,gençliğimizi ihmal ettiğimizden “UTANMALIYIZ.”
Genç insana ne verirseniz,toplumda onu görürsünüz.
Örnekle söylemem gerekirse;Yan,yan yürüyen yengeç,yavrusuna bakarak,onun neden yan,yan
Yürüdüğünü şaşmamalıdır.
Hz.Ali(r.a)’nın dediği gibi,”Eğri kılıcın,gölgesi de eğri olur.
İşte bütün bunlar,Milli Eğitim var olma sebeplerindendir.Gerisi sadece teferruat,yani
Laf-ü güzaftır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum