SİYASAL İSLAMCILARIN ARKA BAHÇESİNE DÖNÜŞECEK
İrfan Hatipoğlu

İrfan Hatipoğlu

SİYASAL İSLAMCILARIN ARKA BAHÇESİNE DÖNÜŞECEK

27 Ekim 2017 - 11:31

Siyasal İslamcıların uzun iktidarları döneminde oluşturduğu yapay gündemler içinde boğulduk. Özellikle eğitim kurumlarının tamamının “imam hatip okullarına” dönüştürülmesine, üniversitelerin bilim kurumları olmaktan çıkartılıp siyasal İslamcıların “arka bahçeleri” olma sürecine karşı etkin mücadele edemedik. Bugün üniversiteler bilim üretmek, öğretmek ve yaymak olan ana görevlerini bir yana itmişlerdir. Kamusal duyarlılıklarını yitirmiş, yerleşkeleri külliyelere çevrilerek gerici örgütlenmelerin merkezi oldular. Bunun tipik örneği Pamukkale Üniversitesidir.

Pamukkale Üniversitesi (1992) genç bir üniversitedir. Diğer taşra üniversitelerinden farklı olarak yerel dinamiklerin katkıları ile hızla gelişti. Üniversite-kent buluşmasının yarattığı sinerji ile fiziki yapılar –bina, laboratuarlar, öğrenci barınması, sosyal donatılar- tamamlanarak evrensel ölçütlerde üniversite olmanın önü açılmıştı. Son dönem rektörlerin “siyasal ikbal” arayışları üniversiteyi bilim kurumu olmaktan çıkartıp, “siyasal rant” alanına dönüştürdü. Evrensel üniversite olma sürecinden alı kondu. Bugün üniversite iktidarın yerel örgütlerinin, ticaret/sanayi odasının, dinci vakıfların, büyük sanayicilerin, dini (cemaat) önderlerinin yönlendirmesi altına girdi. Üniversite bilim ile anılmak yerine akademisyenlerin yaptığı “dini sohbetler”, kutlu doğum haftası kutlamaları ile anılır hale geldi.

Üniversitenin siyasal İslamcıların kontrolüne girmesi ve akademik olarak gerilemesinde görevde bulunan rektörün büyük katkısı vardır. Göreve başlaması ile bölgenin (ege) en büyük camisinin yerleşke içine yapılmasına öncülük etmiş, yediği yemekte “helal” belgesi arayan, İslami yaşam tarzına aykırı diye pisuarları/klozetleri kullanmayan bilim insanlarını(!) kadroya almıştır. Ulaşabildiği bakanlara “fahri doktora” unvanı verildi. Oluşturduğu sanal dünyada “uluslararası üniversite olduk”, “silikon vadileri kuruyoruz” söylemleriyle yerel kamuoyunu yanıltmakta, büyüyün ve gelişen üniversite oluşumunda iktidarın büyük katkısı olduğunu dillendirerek, seçim öncesi ilçelerde Meslek Yüksekokulu açama girişiminde bulunarak yerel siyasi çalışmalara katıldı.

Pamukkale Üniversitesi Sayın Rektörün söylediği gibi gelişiyor mu?

Bir üniversitenin gelişmişlik ölçütleri bellidir. TÜBİTAK tarafından her yıl 50 ve üzeri öğretim üyesi olan 144 üniversiteyi kapsayan, üniversitelerin girişimcilik ve yenilikçilik performanslarını ortaya koyan “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi” sıralaması düzenlenir. Hazırlanan bu endeksle üniversitelerin bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları alanında 23 göstergeye bakılarak sıralama yapılır. İlk 50’ye girenler açıklanır. Bu endekse baktığımız zaman Pamukkale Üniversitesi’nin siyasallaşması arttıkça endeksteki sıralaması aşağıya doğru düşmektedir. 2012 yılında düzenlenen Girişimcilik ve Yenilikçilik Üniversite Endeksi sıralamasında yeri 40 iken, 2013 yılında sırası 42’ye düşmüş, 2014 sıralaması ise 48’dir. Bu veriler ışığında baktığımızda üniversite hızla sıradan bir taşra üniversitesi konumuna sürüklenmektedir.

Pamukkale Üniversitesi bir örnektir. Özgür/özerk üniversiteyi oluşturamazsak yakın gelecekte rektörlerin öncülüğünde üniversiteler bilim kurumları olmaktan çıkıp, siyasal İslamcıların arka bahçesine dönüşecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum