"Sen Mutluluğun Resmini Yapabilir Misin Abidin?ABİDİN DİNO113 YAŞINDA...Büyük Önder Atatürk'ün destek vermesiyle eğitim alan bir sanatçı olan...Çağdaş Türk resim sanatının öncülerinden...Toplumsal bakış açısıyla yapıtlarını üreten...Nâzım Hikmet'in can dostu...Anadolu’nun ruhunu derinliklerine kadar hisseden...Mahalli ve geleneksel ögeleri özgün bir bakış açısıyla harmanlayan...Yıllarca "komünist" diye fişlenmiş, hep polis takibinde kalmış, sürgünde yaşamış TKP üyesi...Usta Ressam, Yazar, Karikatürist, Film Yönetmeni Abidin Dino'nun bugün doğum günü, kutlu olsun!Dino 113 yaşında...****
Nâzım, "Saman Sarısı" şiirinde sorar;"Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?işin kolayına kaçmadan amagül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değilne de ak örtüde elmalarınne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkiniSen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resmini yapabilir misin?Çok şükür çok şükür bugünü de gördümölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?"Abidin Dino da bu soruya yine bir şiirle cevap verir ve derki: ''..Bağrımıza bassaydıkİnebilseydin o vapurdanAyağında Varnanın tozuMavi gözlerinde yanıp tutuşanhasretle kucaklayabilseydimseni, bir daha.Davullar çalsa, zurnalar söyleseydiBağrımıza bassaydık seni Nazım, BoyamaYapardım mutluluğun resminiBaşında delikanlı şapkan,kolların sıvalı, kavgaya hazırBahriyeli adımlarla düşüp yolaGidebilseydik Meserret Kahvesine,İlk karşılaştığımız yereVe bir acı kahvemi içseydin.AnlatsaydıkO günlerden, geçmişten, gelecekten,Ne günler biterdi,Ne geceler…(…)Ve dolaşsaydık TürkiyeyiBir baştan bir başa.Yattığımız yerler müze olmuş,Sürgün şehirler cennet.İşte o zaman Nazım,Yapardım mutluluğun resminiBuna da ne tual yeterdi;ne boya…”****
Abidin Dino'lu iki anı...Hıfzı Topuz "Eski Dostlar" kitabında da anlatıyor;"Paris'teyim. Nâzım’ın Moskova'da bulunduğu yıllarda onunla ilgili haberleri Abidin'den alıyorduk.Yanındayken postacı bir mektup getirdi Nâzım'dan.Bir şiirini göndermişti Abidin'e. Altındaki tarih, 12 Eylül 1957 idi. Yayınlamamak koşuluyla kopyasını aldım.Şöyleydi o şiir;'Şiirler yazarımbasılmazbasılacaklar amaBir mektup beklerim müjdelibelki de öldüğüm gün gelirmutlaka gelir ama...'Abidin'den şöyle bir anım daha var. Abidin galiba 1931'da İstanbul'da çıkan 'Yarın' gazetesinde desen ve portreler çiziyor. Bir gün kendisine 'Hemen ' demişler, Beyoğlu 'nda Tokatlayan Oteli'ne git, Atatürk orada dostlarıyla oturuyormuş.'Abidin de eline bir bloknot alıp gitmiş. İçeriye sokmak istememişler önce ama 'gazeteci' olduğunu söyleyince girmiş ve bardaki tezgaha oturarak desenini çizmeye başlamış. Bu iş Atatürk’ün gözünden kaçmamış. Resminin yapıldığını anlayınca galiba biraz da poz vermiş. Bir süre sonra 'Ressam' demiş, 'getir bakalım yaptığın resmi'Abidin götürmüş resmi, 'Paşam' demiş 'yalnız bu resmi imzalayacaksınız.'Atatürk hiç itiraz etmeden gülümseyerek resmi imzalamış.Aradan bir kaç ay sonra Atatürk ve Dino, Park Otel'de karşılaşmış, "Merhaba Ressam, nasıl gidiyor' demiş Atatürk, az sonra da masasına bir şişe rakı göndertmiş..."Sanata, hayata bıraktığı izlere saygıyla.Anısı Güzel Yaşasın...
Nâzım, "Saman Sarısı" şiirinde sorar;"Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?işin kolayına kaçmadan amagül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değilne de ak örtüde elmalarınne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkiniSen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resmini yapabilir misin?Çok şükür çok şükür bugünü de gördümölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?"Abidin Dino da bu soruya yine bir şiirle cevap verir ve derki: ''..Bağrımıza bassaydıkİnebilseydin o vapurdanAyağında Varnanın tozuMavi gözlerinde yanıp tutuşanhasretle kucaklayabilseydimseni, bir daha.Davullar çalsa, zurnalar söyleseydiBağrımıza bassaydık seni Nazım, BoyamaYapardım mutluluğun resminiBaşında delikanlı şapkan,kolların sıvalı, kavgaya hazırBahriyeli adımlarla düşüp yolaGidebilseydik Meserret Kahvesine,İlk karşılaştığımız yereVe bir acı kahvemi içseydin.AnlatsaydıkO günlerden, geçmişten, gelecekten,Ne günler biterdi,Ne geceler…(…)Ve dolaşsaydık TürkiyeyiBir baştan bir başa.Yattığımız yerler müze olmuş,Sürgün şehirler cennet.İşte o zaman Nazım,Yapardım mutluluğun resminiBuna da ne tual yeterdi;ne boya…”****
Abidin Dino'lu iki anı...Hıfzı Topuz "Eski Dostlar" kitabında da anlatıyor;"Paris'teyim. Nâzım’ın Moskova'da bulunduğu yıllarda onunla ilgili haberleri Abidin'den alıyorduk.Yanındayken postacı bir mektup getirdi Nâzım'dan.Bir şiirini göndermişti Abidin'e. Altındaki tarih, 12 Eylül 1957 idi. Yayınlamamak koşuluyla kopyasını aldım.Şöyleydi o şiir;'Şiirler yazarımbasılmazbasılacaklar amaBir mektup beklerim müjdelibelki de öldüğüm gün gelirmutlaka gelir ama...'Abidin'den şöyle bir anım daha var. Abidin galiba 1931'da İstanbul'da çıkan 'Yarın' gazetesinde desen ve portreler çiziyor. Bir gün kendisine 'Hemen ' demişler, Beyoğlu 'nda Tokatlayan Oteli'ne git, Atatürk orada dostlarıyla oturuyormuş.'Abidin de eline bir bloknot alıp gitmiş. İçeriye sokmak istememişler önce ama 'gazeteci' olduğunu söyleyince girmiş ve bardaki tezgaha oturarak desenini çizmeye başlamış. Bu iş Atatürk’ün gözünden kaçmamış. Resminin yapıldığını anlayınca galiba biraz da poz vermiş. Bir süre sonra 'Ressam' demiş, 'getir bakalım yaptığın resmi'Abidin götürmüş resmi, 'Paşam' demiş 'yalnız bu resmi imzalayacaksınız.'Atatürk hiç itiraz etmeden gülümseyerek resmi imzalamış.Aradan bir kaç ay sonra Atatürk ve Dino, Park Otel'de karşılaşmış, "Merhaba Ressam, nasıl gidiyor' demiş Atatürk, az sonra da masasına bir şişe rakı göndertmiş..."Sanata, hayata bıraktığı izlere saygıyla.Anısı Güzel Yaşasın... 




