Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Suçatı Mahallesi’nde sel sularının yıktığı köprülerin ardından ulaşım tamamen durma noktasına gelirken, çözüm yine köylünün kendi elinden geldi. Şubat ayında etkili olan yoğun yağışlar sonrası Sarıkavak Çayı taşmış, Dalaman Çayı’nın kolu olan hat üzerindeki iki kritik beton köprü kullanılamaz hale gelmişti.
Yaklaşık 55 metre uzunluğundaki Sarıkavak Köprüsü selin şiddetiyle çökerken, hemen alt kotta yer alan ve yaklaşık 10 yıl önce yapıldığı belirtilen ikinci beton köprü de akıntıya dayanamayarak yıkıldı. Böylece mahalleyi birbirine bağlayan ana geçiş noktaları kapanmış oldu.
Geride kalan üçüncü köprü ise yalnızca mahallenin sınırlı iki bölümünü birbirine bağlayabildiği için ulaşım krizine çare olamadı. Mahalle adeta ikiye değil, parça parça bölünmüş bir yapıya sürüklendi.
Bu tabloyla birlikte Suçatı sakinleri her gün alternatif yol olan Yolçatı Köprüsü’nü kullanmak zorunda kaldı. Mesafe uzadı, günlük ulaşım yaklaşık 20 kilometre arttı, köy içi hayat ciddi şekilde aksadı.
MUHTAR SAHAYA İNDİ, ÇAĞRIYI YAPTI
Krizin büyümesi üzerine Suçatı Mahalle Muhtarı Erol Yatğın devreye girdi. Vatandaşı topladı, durumu yerinde değerlendirdi ve çözüm için imece çağrısı yaptı. Köy meydanında başlayan konuşma kısa sürede sahaya taşındı.
Muhtar Yatğın, süreci net bir dille şöyle özetledi:
“İki köprü birden yıkılınca mahalleye geçiş tamamen kesildi. Bekleyecek halimiz yoktu. Mecburen kendi imkanlarımızla çözüm üretmek zorunda kaldık.”

KÖYLÜ İMECE USULÜ İLE KENDİ KÖPRÜSÜNÜ KENDİ YAPTI
Çağrının ardından mahalle sakinleri bir araya geldi. Yıkılan köprülerin bulunduğu noktaların hemen yakınında, çayın daha daraldığı bir hat seçildi. Ancak bu kez kritik bir fark vardı: bölge sel sonrası genişlemişti ve eski noktaların artık güvenli olmadığı konuşuluyordu.
Bu nedenle köylüler, yıkılan köprünün yaklaşık 50-60 metre üst kotunda yeni bir geçiş noktası belirledi. Ahşap malzemelerle kısa sürede bir köprü inşa edildi.
Köprü tamamlandı, araç geçişi başladı ancak yalnızca otomobillere izin veriliyor. Ağır araçların geçişi ise güvenlik gerekçesiyle mümkün değil.

“20 YIL ÖNCEYE DÖNDÜK”
Muhtar Erol Yatğın, geçmişte de benzer yöntemlerle ulaşımı sağladıklarını hatırlatarak şunları söyledi:
“Biz bu işi biliriz. Daha önce de ahşap köprüler yaptık. Şimdi yine aynı noktaya döndük. Yapılan köprü otomobil taşıyacak şekilde yapıldı. 20 yıl önceye geri döndük diyebilirim.”
Yatkın ayrıca yeni köprünün yer seçiminde zorunluluk olduğunu vurguladı:
“Sel çayın yatağını büyüttü. Eski yerler riskliydi. O yüzden yıkılan köprünün 50-60 metre üstünde dar bir hat bulup oraya kurduk.”

ENDİŞE BÜYÜK: “İLK SELDE GİDER”
Ancak köylülerin kendi imkânlarıyla yaptığı bu çözüm, aynı zamanda büyük bir endişeyi de beraberinde getirdi. Mahalle sakinleri köprünün uzun ömürlü olmadığını açıkça dile getiriyor.
Vatandaşlara göre ahşap köprü, ilk şiddetli yağışta yeniden yıkılabilir.
“YENİ KÖPRÜ YAPILAMAZ” İDDİASI
Öte yandan bölgede görev yapan bir mühendis tarafından “yeni köprü yapılamaz” yönünde bir rapor verildiği iddiası da tartışmaları daha da büyüttü. Bu iddia, mahallede “kalıcı çözüm neden üretilmiyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
VATANDAŞ NET: “GEÇİCİ DEĞİL, KALICI ÇÖZÜM İSTİYORUZ”
Suçatı halkı ise artık geçici çözümlerle vakit kaybedilmesini istemiyor. Can ve mal güvenliğini riske atan bu durumun Devletin de el atması ile kalıcı bir mühendislik çalışmasıyla çözülmesi gerektiğini savunuyor.
Selin yıktığı köprüyi köylü yeniden yaptı…
Ama şimdi herkesin dilinde aynı soru var:
“Bir sonraki yağmurda ne olacak?”




