Bir çiftçi traktörüyle tarlaya adalet yazıyor. Başka bir çiftçi mikrofonu eline alıp milyonların yüreğinden geçen sözleri haykırıyor."Bu düzen böyle gittikçe açlıktan, sefaletten, beceriksizlikten kurtulamayacağız. Bu düzeni yıkacağız, yıkacağız, yıkacağız!"Biri Denizli'nin Çal Ovası’nda toprağa harf harf “ADALET” işliyor.Diğeri Yozgat bozkırında kurak yüreklerin suskunluğunu parçalıyor.İkisi de aynı çığlığın yankısı.Topraktan gelen bir isyan bu.Kazmayı, sabanı bırakıp sözü, sesi, simgeyi kuşanan bir halkın sessiz ayak sesleri.Toprağa eğilen baş, artık sadece ürün için değil; adalet için de eğiliyor.Emeğin, alın terinin, yoksulluğun gölgesinde büyüyen öfke artık susmuyor.Çünkü toprağın sabrı kalmadı. Üreticinin umudu tükeniyor.Ve toprak, dile geldiğinde harf harf ADALET yazıyor.Yozgatlı çiftçi Abdullah Ceyhan’ın sözleriyle titreşen bu coğrafya, şimdi Denizli Çal’da Erdinç Hayta ile yeni bir yankı buluyor kendine.Bu, sadece bir traktörle yazılmış kelime değil…Bu, milyonların bastırılmış sesinin harf harf isyana dönüşmesidir.“Toprak, sessizdir ama unutmaz.”Bunca yıl gözardı edilen, borçla terbiye edilen, oyla susturulan çiftçiler artık susmuyor.Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında değil,tarlada da aranıyor artık.Çünkü mahkeme kürsüsü kadar anlamlıdır bazen bir çiftçinin traktör izi.Bugün Denizli’den, Yozgat’tan, Trakya’dan, Çukurova’dan...Her yerden yükselen ortak bir çığlık var.“Bu toprağın adaleti eksik ve biz artık bu adaleti kendimiz yazacağız.”Bu bir başlangıç…Topraktan gelen çığlık, büyüyor.Adalet şimdi toprakta filizleniyor.(Denizli Ekspres Gazetesi'nde TC Kadriye Sözeri 'nin haberinden kurgulanmıştır.)




