Hikâye olunur ki: Pir Sultan Abdal, idam edileceği darağacına doğru yürümeye başlar. Hızır Paşa emir verir: “Herkes Pir Sultan’ı taşlasın, taş atmayanın boynu uçurulacak, bilsin.” Uğruna mücadele ettiği halk, Pir Sultan’ı taşlamaya başlar. Taşlar Pir Sultan’a kadar gelmekte, ama ona değmeden yere düşmektedir. Pir’in musahibi (can yolda- şı) Ali Baba, taş atmasa da can korkusundan Pir’e bir gül atar. Gül, Pir’e değer ve yaralar. Al kanlar akar Pir’in bedeninden. Can dostunun bu hareketinden incinen Pir’in dudaklarından dökülen nefeste dikkat çeken:
Şu ellerin taşı hiç bana değmez.
İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.
*
Erken yada zamanında seçim öncesi başladı mezhep çıkışları…
Körükleyeni bilmek zor değil de, dost bildiğinin yerli-yersiz, bilgili-bilgisiz çıkışları var.
Önce meslektaş, TİP Milletvekili Ahmet Şık, ardından da İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun olası adaylığı ile ilgili sözleri can sıktı…
Yani, Pir Sultan’ın dediği gibi: İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.
*
İYİ Partili Oral’ın sözlerine tepki, Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan geldi. Gösterilen tepki sonrası İYİ Partili Oral çark etti, "Alevi kimliği sünniler için endişe" ifadesinden dolayı özür dilemek için Kılıçdaroğlu’ndan randevu talep etti.
Kılıçdaroğlu, özrünü yüz yüze iletmek için kendisinden randevu isteyen Halil İbrahim Oral’ı Genel Merkezde kabul edecek.
Kabul sırasında ne konuşulur bilmem ama;Kılıçdaroğlu, Oral ve mezhep üzerinden bel altı vuruşlara hazırlananlara Hüseyin Karakuş’un dizeleriyle yanıt vermeli:
Benim sevdalarım yeni filizlenir
Doymasa da toprak can can içinde
Şu kara günlerim yeni beyazlanır
Duymasa da toprak can can içinde
Gül yüzlüm gül destim
Pirim ben sana küstüm
İnan değil sana kastım
Cahille sohbeti kestim dost dost…
*
Bugünden görünen, mezhep farklılıkları konu edilecek.
Oysa Kemal Kılıçdaroğlu’nun böyle bir derdi hiç olmadı.
72 Millete aynı nazarda baktı,ilim-irfan ile yolları kesişenlerle bir arada oldu.
Kabesi insan oldu!..
*
Kimdir Kılıçdaroğlu?
Tunceli-Nazımiye-Zeyrek doğumlu…
Kureyşan ocağından.
Kureyşan Ocağı demek Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir. Kılıçdaroğlu’nun dedeleri Horasan’ın Seydi şehrinden çıkıp Erzurum üzerinden -eski ismi Kızıl Kilise- yeni ismi Nazimiye’nin Zeyrek Köyü’ne yerleşmişler. Yani, Selçuklu Hükümdarı I. Alaeddin Keykubad döneminde geliyorlar. Keykubad Paşaköy’de oturuyor ve Horasan’dan gelenleri huzuruna çağırıyor.”
Prof. Yalçın Alemdar’ın saptamalarına göre ki belgeli, Alaeddin Keykubad ve daha sonra bazı Osmanlı Padişahları Kureyşan Ocağı’na Diyarbakır, Erzincan, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Tunceli yöresinde besicilik yapması için izin belgesi veriyor. Ceylan derisi üzerine yazılmış bu belge mevcut.
6 metre uzunluğundaki soyağacının belgesi renkli fotokopi olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nda bulunuyor.
Bu belgeye göre, merkezi Tunceli olan Kureyşan Ocağı’na bağlı 12 kol vardı.
1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer;
2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur;
3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin;
4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed;
5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah;
6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali;
7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa;
8) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim;
9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut;
10)Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed;
11)Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf;
12)Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensup.
“Konya-Tunceli etle tırnak gibiydi”
Kureyşan Ocağı Gaziantep, Adıyaman koluna mensup ve uzun yıllar Mersin’de yaşayan Zülfikar Dedeoğlu’nun anlatımlarına dönelim:
“Benim edindiğim bilgilere göre de ilk Nazımiye Zeyrek Köyü’ne yerleşiliyor. Bazı olaylar nedeniyle bazı kollar buradan göç ediyor; Gaziantep’in Şaraküstü (Şehre Küstü) mahallesine yerleşiyorlar. Daha sonra besicilik yaptıklarından Yavuzeli kazasının Kayabaşı Köyü’ne göçüyorlar. Burada halen Kureyşan türbesi var. Bülbül Köyü’nde de türbemiz vardır.”
Prof. Alemdar Yalçın, Kureyşan Ocağı’nın Konya ve Akşehir’de bulunduğunu belirtiyor. Yalçın
“Tunceli ile Konya ilişkisini sözlü gelenekte duyduğumuzda inanamamıştık. İşte bu bizim tarihimizi nasıl ihmal ettiğimizin en önemli göstergesidir. Size bir doktora tezinden bahsedeceğim; ‘Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar’ Rudi Paul Lindner isimli araştırmacı 1500 tarihli Osmanlı tahrir defterlerine girerek Kureyşan Ocağı’nın Konya’daki izlerini ortaya çıkardı. Konya ve Tunceli o zamanlar etle tırnak gibiydi; ayrılmaz iki parçaydı. Kureyşan Ocağı’nın bilginler kolu Konya’da yaşıyordu.”
Kureyşan Ocağı’nın bilginler koluna gelince, öne çıkan isim : Seyyid Mahmud Hayrani…
Kureyşan Ocağı’nın en önemli temsilcilerinden Seyyid Mahmud Hayrani, bir süre Hz. Mevlana’nın yanında kalmış, onun hizmetinde bulunmuş ve ondan feyz almış. Pek çok kerametinden bahsedilen Hayrani, 1268 tarihinde vefat etmiş; Sultan Dağı’nın eteklerinde, adını taşıyan, Sultan Mahallesi’ndeki türbesine defnedilmiş.
Bu türbede mevcut, Türk tahta işlemecilik ve oymacılık sanatının şaheseri olarak kabul edilen üç sanduka, Konya’da oturan Alman Konsolosu’nun planıyla çalındı ve bunlar yurt dışına çıkarılırken ikisi yakalanarak İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesine’ne kondu. Çalınan diğer sanduka ise halen Kopenhag İslam Eserleri Müzesi’nde sergileniyor!
Hayrani’nin yaşam öyküsüne girildikçe altından, Fatih’in Sadrazamı Sinan Paşa ya da Nasrettin Hoca gibi tarihimizdeki önemli isimler veya İstanbul Kadıköy adının nereden geldiği gibi konular çıkar.
Kureyşan Ocağı mensubu Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabaları arasında kimler var?..
Kemal Kılıçdaroğlu’yla Nasrettin Hoca akraba mı*
Nasrettin Hoca’nın asıl adı: “Ahi Evren” …
Kendisine tutkuyla bağlı Anadolu Türkmenleri tarafından “Hace Nasreddin” ismiyle bilindi.
Moğollar’a karşı mücadele verirken, 1261 yılında şehit oldu. Bu saldırıdan kurtulan talebeleri, bugün bilinen esprili hikayelerini yaydılar ve düşüncelerini Hace Nasreddin ismiyle yaşattılar.
Nasrettin Hoca, Seyyid Mahmud Hayrani’yle aynı dönemde yaşadı.
İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey (1407–1459), Kureyşan Ocağı’ndan Seyyid Mahmud Hayrani’nin torunlarından ve Sivrihisarlı…
İstanbul’un Kadıköy ilçesi ismini, kadılık yapan Hızır Bey’e bu yörenin Fatih tarafından arpalık olarak tahsis edilmesinden almıştır.
Hızır Bey’in üç oğlundan biri, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından Sinan Paşa (1441-1486) …
Seceresi şöyle: Hoca Sinanüttin Yusufbin Hızırbin kadı Celaleddin bin Seyit Mahmut Hayrani.
Sinan Paşa da Sivrihisarlı doğumlu.
Sinan Paşa’nın “Tezkiretü’l Evliya” adlı eserinin üzerine ; Celal Bayar’ın Türkolog torunu Emine Gürsoy Naskali doktara tezi yapmıştır.
Tuncelili olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimliği konusunda çoğu kişi nedense önyargılı davranıyor. Dersimlilerin Horasanlı olduğunu; Zazaca’nın Kürtçe olmadığını bilmek gerek.
Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş kabilesiyle, Horasan’dan gelen Kureyşan (Kureyş) arasında akrabalık var mı?
12 İmamlar’dan İmam Musa Kazım’ın 24 çocuğu vardı. Bu 24 çocuğundan bir kısmı kız alıp kız verme durumu dolasıyla Horasan’daki kabilelerle akraba oldu. Yani bağlantı İmam Musa Kazım’a kadar gidiyor. Ancak,Kureyşan (Kureyş) ile Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş ilgisi-yakınlığı var mı?
Araştırılması gerek!
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)” adlı çalışmasının 4’üncü cildinde Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler olduğunu yazıyor.
Beğdili Türkmenler’i Anadolu’da geniş bir alana yayılmışlardı: Adana, Afyon, Aksaray, Akşehir, Ankara, Antakya, Aydın, Antep, Birecik, Yozgat, Çorum, Diyarbakır, İçel, karaman, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Mardin, Muğla, Niğde, Samsun, Sivas, Tarsus, Urfa.
Anadolu’daki Oğuz Boyları içinde Beğdili büyüklük olarak; Avşar, Yıva, Kayı, Bayad’tan sonra beşinci sırada gelmekteydi.
Benzer çalışmayı Başbakanlık Arşivi Belgeleri’nde yapan Cevdet Türkay da, “Oymak, Aşiret ve Cemaatler” adlı çalışmasında, Kureyş Ocağı’nın Akşehir Sancağı’na bağlı olduğunu belirtiyor. Türkay da Kureyş Ocağı’nın Türkmen olduğunu yazıyor.
Uzatmayalım:
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Öncelik, insan olmaktır!
*
Son söz, can dost, önceki dönem Ankara Milletvekili, eski Hakim Necati Yılmaz’dan gelsin:
Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesi; ötekileştirme, şövenizm ve bağnazlık üzerinden geleceğimizi kurgulayan siyasetin de son bulması demektir. Kimlikler üzerinden değil, ihtiyaçlar üzerinden yapılan siyaset toplumu da özgürleştirir. Bu sonuç ülkemizi 100 yıl ileriye taşır.
Şu ellerin taşı hiç bana değmez.
İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.
*
Erken yada zamanında seçim öncesi başladı mezhep çıkışları…
Körükleyeni bilmek zor değil de, dost bildiğinin yerli-yersiz, bilgili-bilgisiz çıkışları var.
Önce meslektaş, TİP Milletvekili Ahmet Şık, ardından da İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun olası adaylığı ile ilgili sözleri can sıktı…
Yani, Pir Sultan’ın dediği gibi: İlle dostun bir tek gülü yaralar beni.
*
İYİ Partili Oral’ın sözlerine tepki, Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan geldi. Gösterilen tepki sonrası İYİ Partili Oral çark etti, "Alevi kimliği sünniler için endişe" ifadesinden dolayı özür dilemek için Kılıçdaroğlu’ndan randevu talep etti.
Kılıçdaroğlu, özrünü yüz yüze iletmek için kendisinden randevu isteyen Halil İbrahim Oral’ı Genel Merkezde kabul edecek.
Kabul sırasında ne konuşulur bilmem ama;Kılıçdaroğlu, Oral ve mezhep üzerinden bel altı vuruşlara hazırlananlara Hüseyin Karakuş’un dizeleriyle yanıt vermeli:
Benim sevdalarım yeni filizlenir
Doymasa da toprak can can içinde
Şu kara günlerim yeni beyazlanır
Duymasa da toprak can can içinde
Gül yüzlüm gül destim
Pirim ben sana küstüm
İnan değil sana kastım
Cahille sohbeti kestim dost dost…
*
Bugünden görünen, mezhep farklılıkları konu edilecek.
Oysa Kemal Kılıçdaroğlu’nun böyle bir derdi hiç olmadı.
72 Millete aynı nazarda baktı,ilim-irfan ile yolları kesişenlerle bir arada oldu.
Kabesi insan oldu!..
*
Kimdir Kılıçdaroğlu?
Tunceli-Nazımiye-Zeyrek doğumlu…
Kureyşan ocağından.
Kureyşan Ocağı demek Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir. Kılıçdaroğlu’nun dedeleri Horasan’ın Seydi şehrinden çıkıp Erzurum üzerinden -eski ismi Kızıl Kilise- yeni ismi Nazimiye’nin Zeyrek Köyü’ne yerleşmişler. Yani, Selçuklu Hükümdarı I. Alaeddin Keykubad döneminde geliyorlar. Keykubad Paşaköy’de oturuyor ve Horasan’dan gelenleri huzuruna çağırıyor.”
Prof. Yalçın Alemdar’ın saptamalarına göre ki belgeli, Alaeddin Keykubad ve daha sonra bazı Osmanlı Padişahları Kureyşan Ocağı’na Diyarbakır, Erzincan, Adıyaman, Elazığ, Gaziantep, Tunceli yöresinde besicilik yapması için izin belgesi veriyor. Ceylan derisi üzerine yazılmış bu belge mevcut.
6 metre uzunluğundaki soyağacının belgesi renkli fotokopi olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nda bulunuyor.
Bu belgeye göre, merkezi Tunceli olan Kureyşan Ocağı’na bağlı 12 kol vardı.
1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer;
2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur;
3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin;
4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed;
5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah;
6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali;
7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa;
8) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim;
9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut;
10)Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed;
11)Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf;
12)Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ailesi, Kureyşan Ocağı’nın Haydaran Aşireti’ne mensup.
“Konya-Tunceli etle tırnak gibiydi”
Kureyşan Ocağı Gaziantep, Adıyaman koluna mensup ve uzun yıllar Mersin’de yaşayan Zülfikar Dedeoğlu’nun anlatımlarına dönelim:
“Benim edindiğim bilgilere göre de ilk Nazımiye Zeyrek Köyü’ne yerleşiliyor. Bazı olaylar nedeniyle bazı kollar buradan göç ediyor; Gaziantep’in Şaraküstü (Şehre Küstü) mahallesine yerleşiyorlar. Daha sonra besicilik yaptıklarından Yavuzeli kazasının Kayabaşı Köyü’ne göçüyorlar. Burada halen Kureyşan türbesi var. Bülbül Köyü’nde de türbemiz vardır.”
Prof. Alemdar Yalçın, Kureyşan Ocağı’nın Konya ve Akşehir’de bulunduğunu belirtiyor. Yalçın
“Tunceli ile Konya ilişkisini sözlü gelenekte duyduğumuzda inanamamıştık. İşte bu bizim tarihimizi nasıl ihmal ettiğimizin en önemli göstergesidir. Size bir doktora tezinden bahsedeceğim; ‘Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar’ Rudi Paul Lindner isimli araştırmacı 1500 tarihli Osmanlı tahrir defterlerine girerek Kureyşan Ocağı’nın Konya’daki izlerini ortaya çıkardı. Konya ve Tunceli o zamanlar etle tırnak gibiydi; ayrılmaz iki parçaydı. Kureyşan Ocağı’nın bilginler kolu Konya’da yaşıyordu.”
Kureyşan Ocağı’nın bilginler koluna gelince, öne çıkan isim : Seyyid Mahmud Hayrani…
Kureyşan Ocağı’nın en önemli temsilcilerinden Seyyid Mahmud Hayrani, bir süre Hz. Mevlana’nın yanında kalmış, onun hizmetinde bulunmuş ve ondan feyz almış. Pek çok kerametinden bahsedilen Hayrani, 1268 tarihinde vefat etmiş; Sultan Dağı’nın eteklerinde, adını taşıyan, Sultan Mahallesi’ndeki türbesine defnedilmiş.
Bu türbede mevcut, Türk tahta işlemecilik ve oymacılık sanatının şaheseri olarak kabul edilen üç sanduka, Konya’da oturan Alman Konsolosu’nun planıyla çalındı ve bunlar yurt dışına çıkarılırken ikisi yakalanarak İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesine’ne kondu. Çalınan diğer sanduka ise halen Kopenhag İslam Eserleri Müzesi’nde sergileniyor!
Hayrani’nin yaşam öyküsüne girildikçe altından, Fatih’in Sadrazamı Sinan Paşa ya da Nasrettin Hoca gibi tarihimizdeki önemli isimler veya İstanbul Kadıköy adının nereden geldiği gibi konular çıkar.
Kureyşan Ocağı mensubu Kemal Kılıçdaroğlu’nun akrabaları arasında kimler var?..
Kemal Kılıçdaroğlu’yla Nasrettin Hoca akraba mı*
Nasrettin Hoca’nın asıl adı: “Ahi Evren” …
Kendisine tutkuyla bağlı Anadolu Türkmenleri tarafından “Hace Nasreddin” ismiyle bilindi.
Moğollar’a karşı mücadele verirken, 1261 yılında şehit oldu. Bu saldırıdan kurtulan talebeleri, bugün bilinen esprili hikayelerini yaydılar ve düşüncelerini Hace Nasreddin ismiyle yaşattılar.
Nasrettin Hoca, Seyyid Mahmud Hayrani’yle aynı dönemde yaşadı.
İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey (1407–1459), Kureyşan Ocağı’ndan Seyyid Mahmud Hayrani’nin torunlarından ve Sivrihisarlı…
İstanbul’un Kadıköy ilçesi ismini, kadılık yapan Hızır Bey’e bu yörenin Fatih tarafından arpalık olarak tahsis edilmesinden almıştır.
Hızır Bey’in üç oğlundan biri, Fatih Sultan Mehmed’in sadrazamlarından Sinan Paşa (1441-1486) …
Seceresi şöyle: Hoca Sinanüttin Yusufbin Hızırbin kadı Celaleddin bin Seyit Mahmut Hayrani.
Sinan Paşa da Sivrihisarlı doğumlu.
Sinan Paşa’nın “Tezkiretü’l Evliya” adlı eserinin üzerine ; Celal Bayar’ın Türkolog torunu Emine Gürsoy Naskali doktara tezi yapmıştır.
Tuncelili olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimliği konusunda çoğu kişi nedense önyargılı davranıyor. Dersimlilerin Horasanlı olduğunu; Zazaca’nın Kürtçe olmadığını bilmek gerek.
Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş kabilesiyle, Horasan’dan gelen Kureyşan (Kureyş) arasında akrabalık var mı?
12 İmamlar’dan İmam Musa Kazım’ın 24 çocuğu vardı. Bu 24 çocuğundan bir kısmı kız alıp kız verme durumu dolasıyla Horasan’daki kabilelerle akraba oldu. Yani bağlantı İmam Musa Kazım’a kadar gidiyor. Ancak,Kureyşan (Kureyş) ile Hz. Muhammed’in mensubu olduğu Kureyş ilgisi-yakınlığı var mı?
Araştırılması gerek!
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)” adlı çalışmasının 4’üncü cildinde Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler olduğunu yazıyor.
Beğdili Türkmenler’i Anadolu’da geniş bir alana yayılmışlardı: Adana, Afyon, Aksaray, Akşehir, Ankara, Antakya, Aydın, Antep, Birecik, Yozgat, Çorum, Diyarbakır, İçel, karaman, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Mardin, Muğla, Niğde, Samsun, Sivas, Tarsus, Urfa.
Anadolu’daki Oğuz Boyları içinde Beğdili büyüklük olarak; Avşar, Yıva, Kayı, Bayad’tan sonra beşinci sırada gelmekteydi.
Benzer çalışmayı Başbakanlık Arşivi Belgeleri’nde yapan Cevdet Türkay da, “Oymak, Aşiret ve Cemaatler” adlı çalışmasında, Kureyş Ocağı’nın Akşehir Sancağı’na bağlı olduğunu belirtiyor. Türkay da Kureyş Ocağı’nın Türkmen olduğunu yazıyor.
Uzatmayalım:
Kim kendini hangi kimlikte görüyorsa odur.
Öncelik, insan olmaktır!
*
Son söz, can dost, önceki dönem Ankara Milletvekili, eski Hakim Necati Yılmaz’dan gelsin:
Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesi; ötekileştirme, şövenizm ve bağnazlık üzerinden geleceğimizi kurgulayan siyasetin de son bulması demektir. Kimlikler üzerinden değil, ihtiyaçlar üzerinden yapılan siyaset toplumu da özgürleştirir. Bu sonuç ülkemizi 100 yıl ileriye taşır.




