• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. ANLAMAK İSTEMEYENLERE ANLATMIŞTIK
Genel
Yayınlanma: 18 Eylül 2018 - 10:29

ANLAMAK İSTEMEYENLERE ANLATMIŞTIK

Genel
18 Eylül 2018 - 10:29
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
ANLAMAK İSTEMEYENLERE ANLATMIŞTIK
Ülkemizde her geçen gün özel sektörün borçları artmakta, üretim sektörü gerilemekte ve insani gelişmişlik sonuçları dibe vurmaktadır. Genel seçimler sonrası kredi faizleri arttı. Geçmediğimiz köprünün geçiş ücreti arttı. Elektrik fiyatları arttı. Pazar, manav, kasap ve markette fiyat artışları dar gelirliyi zor duruma soktu.

Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyet’in kuruluşu ile ekonomik, sosyal ve siyasal boyutlu başlattığı devrimleri ve uygulamaları, Türk Milleti’ni yeni bir istikamete çevirmişti. Daha sonra fabrikaların ve Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla ülkenin ABD himayesine sokulması sonucu, ekonomi ve sosyal alanlarda sorunları da beraberinde getirdi.

Ülkemizi yönetenlerin, dışarıda yanlış dış politika ve içeride toplumsal uzlaşıyı esas almayan uygulamaları ekonomiyi dar boğaza soktu. Enflasyon artması döviz kurlarını da etkiledi. Piyasada, tüketim malları başta olmak üzere fiyat artışları artık hissedilmeye başlandı. Aylar öncesi bu günlere geleceğimizin emareleri görülmüştü. Uyum yasaları bile çıkarılmadan seçim kararının alınması esas emareydi. Ekonomideki daralmayı gören siyasi iktidar baskın seçim kararını aldı.

Alanlarda anlatmıştık; “ülke iyi yönetiliyorsa, ekonomik değerler ümit vericiyse neden erken seçime gidiliyor?” İletişim kanallarının sınırlı olması, özellikle yazılı ve görsel basının tek yanlı olması nedeniyle toplumumuzda algı oluşturuldu. Son günlerde Halk Bankası’nın dövizde kur düşürmesi ve sonrası normale dönmesi, teknik hata veya saldırı gerekçeleri vicdanları rahatlatmamıştır. 

Referandum öncesi ve Genel Seçimler öncesi alanlarda ülke yönetiminin değiştirilmek istendiğini anlatmıştık. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, birlikte yaşamak, refah, güvenlik ve toplumsal uzlaşıdan asla vazgeçilmemesi gerektiğini anlatmıştık. Gelişmeleri, birlikte bekleyeceğiz, izleyeceğiz ve göreceğiz. Umarım birileri aldatılmış olmaz, umarım aldatanlar kervanına yenileri eklenmez.

Tek kişiye yüklenen yetki ile sorunların çözümü mümkün görülmemektedir. Sürdürülebilir bir durum değildir. İsraf ve yolsuzluk önlenmedikçe, vergi adaleti getirilmedikçe, hakça paylaşım sağlanmadıkça ekonomik refaha ulaşmak mümkün görülmemektedir.

Ülke kaynaklarının savurgan bir şekilde kullanılması, üreticinin bitirilmesi, betonlaşmanın yatırım olarak sunulması, ekonominin borçlanma ile finanse edilmesi sürdürülebilir bir durum değildir.

Bağımsız ve demokratik bir Türkiye olabilmenin yolu; öncelikle tarım ürünlerinde kendi kendine yeterli olmak ve dışarıya ürünlerini satabilmekten geçer. Üreticilerin bugün geldiği nokta sürdürülebilir bir durum değildir. Üreticiler, kredilerle kredileri kapatmaya çalışırken daha fazla borçlanmaktadır. Üreticiler borç batağında, ipotekli, hacizli durumuna düşmüşler.

Ekonomik ve siyasi istikrar; ancak hukuka güvenilirlik ve sonucunda Demokrasinin kurum ve kurallarıyla tesisiyle sağlanabilir. Dünyada benzeri pek rastlanmayan bir yönetim şeklinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na liyakat yerine eş, dost, akraba atanması ekonomik ve siyasi istikrar açısından güven vermemektedir.

Üretim olmadan, üreticiyi korumadan, enflasyon tek haneye inmeden, döviz inmeden yüzde 7 büyümeden bahsetmek gerçekçi bir durum değildir. Türkiye’nin acilen yabancı sermayeye ihtiyacı vardır. Yabancı sermayenin gelebilmesi için de güven endeksinin yüksek olması gerekir.

Başta üreticiler olmak üzere, tüm emekçilerin emeklerinin karşılığını alabilmenin yolu; örgütlenme, dayanışma, bilgilenme ve diğer ülkelerdeki uygulamalar ile mukayese edebilme yeteneğinin gelişmişlik durumu ile orantılıdır

Türkiye, acilen yapısal sorunları gidermek durumundadır. Hukuki altyapı sorunu acilen çözüme kavuşturulmalıdır. Siyasi güven sorunu aşılmalıdır. Sosyal imkânlar artırılmalı, gelir dağılımı düzeltilmelidir. Ekonomik, siyasi ve sosyal reformlar yapılmalıdır. Dünya gerçeğine uygun reformlar yapılmalıdır.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
AŞK ACILARINA SON
AŞK ACILARINA SON

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim