Eğitim-İş Denizli Şubesi’nin önceki başkanı ve izci lideri Namık Kemal Aydoğan, yaşanan süreci değerlendirdi. Aydoğan, OBESİD’in kapatılmasının ardından okullarda yürütülen izcilik çalışmalarının yüzde 95 oranında azaldığını belirterek, “Bütün izcilik tesislerine el konuldu. Pamukkale İzci Evi de bu kapsamda kapatılarak anaokuluna dönüştürüldü. Dolayısıyla izcilerin kamp yapacağı alanlar kalmadı. Denizli’de 280 civarında olan izci ünite sayısı, 6’ya kadar düştü” dedi.

İZCİLİK ATATÜRK’ÜN TALİMATIYLA EĞİTİMİN BİR PARÇASI OLMUŞTU
İzciliğin, 1933 yılında Atatürk’ün direktifleriyle Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde tamamlayıcı bir eğitim programı olarak kabul edildiğini hatırlatan Aydoğan, yalnızca 2010 yılında 12 binden fazla izci lideri öğretmenin okullarda izcilik faaliyetlerine katıldığını ve yaklaşık 300 bin izci öğrencinin sosyal gelişimine katkı sağladığını vurguladı. İzcilik faaliyetlerinin öğrencilerin sosyalleşmesine, kendini ifade etmesine ve ekip çalışmalarına katılmasına ortam hazırladığını belirten Aydoğan, izciliğin doğayla iç içe uygulamalı bir eğitim süreci olduğunu ifade etti.

İZCİLİK HER ÇOCUĞA EVRENSEL AKTARILAN BİR EĞİTİMDİR
İzcilik eğitimi, çadır kullanımı, pusula bilgisi, harita eğitimi, teknik iz işaretleri, kol ve düdük komutları, uzaklık tahmini, sessizlik eğitimi, gökyüzü ve yıldız bilgisi gibi birçok konuyu kapsayan, eğlenceli ve öğretici bir gençlik hareketi olarak tanımlanıyor. Renk, dil, din ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın her çocuğa evrensel olarak aktarılan bu üniformalı eğitim, Türkiye’de de uzun yıllar boyunca Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütüldü.
İZCİLİK TARİKAT VE CEMAATLERİN ETKİSİ ALTINA GİRDİ
Ancak AKP iktidarının izcilik çalışmalarını Türkiye İzcilik Federasyonu’na (TİF) devretmesi, bu alanın tarikat ve cemaatlerin etkisi altına girmesine yol açtı. Aydoğan, “Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan izci lideri öğretmenlerin yalnızca yüzde 3’ü TİF bünyesinde yer alırken, yüzde 97’si dışarıda kaldı. Bunun sonucunda, Kapadokya İzci Dernekleri Federasyonu (KAPİF), Anadolu İzcilik Federasyonu, Trakya İzciler Birliği (TİB) ve Tüm İzci Liderleri Derneği (TİLDER) gibi alternatif izci örgütleri kuruldu” diye konuştu.
İZCİLİK NASIL YENİDEN CANLANDIRILABİLİR?
Milli Eğitim Bakanlığında izciliğin tekrar hayat bulması gerektiğini vurgulayan Aydoğan, OBESİD ya da benzeri bir dairenin yeniden kurulması gerektiğini belirtti. İzcilik eğitimini spor faaliyeti olarak gören Türkiye İzcilik Federasyonu’nun, izciliğin doğasına aykırı hareket ettiğini ifade eden Aydoğan, “İzcilik bir spor dalı değildir, tamamlayıcı bir eğitim çalışmasıdır. Okullardan öğrencilere ulaşmadan izciliği canlandırmak mümkün değil” dedi.
Bugün Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde izcilik faaliyetleri, yalnızca 2010/49 nolu genelge kapsamında egzersiz olarak yürütülüyor ancak kamp yapma imkânı olmadığı için uygulamalı eğitimlerin gerçekleştirilemediği belirtiliyor.
Öte yandan, Baden Powell’ın doğum günü olan 22 Şubat, tüm dünyada “İzci Düşünce Günü” olarak kutlanmaya devam ediyor.






