Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Denizli İl Başkanı İlker Zengin, AKP iktidarının sermayeden yana uyguladığı ekonomi politikalarının emekçileri her geçen gün daha da yoksullaştırdığını belirterek, “Maaş ve ücretlerimiz enflasyon karşısında eriyor, yoksulluk sınırının altında kalan gelirimiz açlık sınırına doğru hızla sürükleniyor” dedi.
Zengin, TÜİK’in gerçeklikten kopuk enflasyon verileriyle yapılan maaş artışlarının çarşıda, pazarda yaşanan gerçek hayat pahalılığı karşısında hiçbir karşılığı olmadığını vurguladı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın Kasım 2025 verilerine dikkat çeken Zengin, “Açlık sınırı 30 bin 327 liraya, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 liraya dayanmış durumda. Emekçiler ve emekliler bile isteye açlığa, yoksulluğa mahkûm ediliyor” ifadelerini kullandı.
“SERMAYEYE DEĞİL, EMEKÇİYE BÜTÇE”
Bütçenin yükünün dolaylı vergiler yoluyla emekçi ve emeklilerin sırtına yıkıldığını söyleyen Zengin, kamu kaynaklarının ise sermaye gruplarına, ayrıcalıklı şirketlere ve vergi aflarıyla ödüllendirilen zenginlere aktarıldığını dile getirdi.
“En çok vergiyi yoksullaştırılan halk ödüyor ama en az hizmeti yine halk alıyor” diyen Zengin, “Bütçe halkın ortak kaynağıdır. Bu kaynak şirketlerin kâr hanesine değil, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin ve engellilerin ihtiyaçlarına ayrılmalıdır” dedi.
“TÜKENİYORUZ, ARTIK YETER”
TÜİK’in makyajlanmış rakamlarının mutfaktaki yangını gizleyemediğini belirten Zengin, Türkiye’nin derin bir ekonomik krizden geçtiğini söyledi. Uzun süre uygulanan “faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasının faturasının emekçilere kesildiğini ifade eden Zengin, “Gelir adaletsizliği büyüyor. Zengin daha zengin, yoksul daha yoksul hale geliyor. Şimdi bu adaletsizliği daha da derinleştirecek bir bütçe hazırlanıyor” diye konuştu.
“Biz bu krizin sorumlusu değiliz” diyen Zengin, “Sorumlusu olmadığımız bir krizin bedelini ödemeyi reddediyoruz. Yoksulluğu büyüten bu bütçeyi kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
TALEPLER NET, GERİ ADIM YOK
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun taleplerini de sıralayan İlker Zengin şunları söyledi:
Yoksulluk sınırının üzerinde maaş istiyoruz.
Seyyanen zammın ayrıcalıklı bir kesime değil, tüm emekçi ve emeklilere verilmesini istiyoruz.
Yan ödemelerin tamamının emekli aylıklarına yansıtılmasını istiyoruz.
Gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesini istiyoruz.
Enflasyon farkının aylık olarak ödenmesini istiyoruz.
Yılda 4 ikramiye istiyoruz.
Kira yardımı istiyoruz.
“SEFALET BÜTÇESİNE KARŞI İŞ BIRAKIYORUZ”
“Sahte enflasyon rakamlarını kabul etmiyoruz” diyen Zengin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Açlık sınırında değil, insanca yaşamak istiyoruz. Milli gelirden hakkımızı istiyoruz. Sefalet bütçesine karşı, hakça paylaşım için 19 Aralık’ta üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz.”




