‘’Ne yapalım çocuklar?Hayat işte yaşıyoruz.‘’Seneler önce kanser nedeniyle kaybettiği bir arkadaşından bahsediyordu.Gözleri yaşarmamış fakat kıpkırmızı kesilmişti.Bir sınıfta ders anlatacak olmasa ağlayabilirdi.Benim ise henüz ders anlatabileceğim bir sınıfım yoktu ve yalnızca onu dinliyordum.Yekten ciğerlerim acıdı.Sonra dayanamadım ve onun yerine de ağladım.O güçlüydü. Ben ise değilim.Hiçbir zaman da olamadım. **‘’Yat oğlum artık okulun var’’Bir, iki, üç oldu. Dört olunca göz göze geldik, dayanamayıp bir sinirle kapadı televizyonu.Okulu bahane ettiğinde içi benden daha çok acıyordu. Yatağıma giderken hissetmiştim.Sene 2009.Herkes gibi sorunlu geçirdiğim ergenlik dönemimin, en zor gecelerinden biriydi.Güç bela uyumuştum ve zorlukla uyandım.Okula gitmek için giyinirken aklımda sadece bir gün önceki o maç vardı.Ne babam benimle konuşabildi ne de ben ona sorabildim.‘’Maç n’oldu yahu?’’ diyemedim.Korkuyordum.Bir hışımla kapanan o televizyonun teleteks bölümünden sekiz tane gol yediğimizi öğrendiğimde tutamadım kendimi, koyuverdim.Bu keder benim kaldırabileceğimden fazlasıydı.Kaldıramadım.O gün o kadar çok ağladım ki okula gidemeyecek kadar hasta oldum. Babam ise işine gitmişti.O güçlüydü. Ben ise değilim.Hiçbir zaman da olamadım **‘’Bıktım artık, bıktım!’’Bir defter dolusu şiiri bir çöp kutusuna hiç çekinmeden attığımda aşkın kederinden bahsetmeye gücüm kalmadığını anladım.Sonra asla şiir yazmadım.Bu satırları yazarken ise kendimi güzel şehrimin tozlu, topraklı yolları kadar yorgun hissediyorum.‘’Salatalık turşusu alıp yiyelim mi?’’ dedi. Sonra hemen vazgeçip mandalina aldı.Mahallesine henüz doğal gaz gelmemiş bir bankın üzerinde oturup, o mandalinaları yedikten sonra dershanemize yürüyerek gitmeyi tercih ettik.Yerde farklı türden taşlar vardı.Bir tanesine şut atar gibi vurup köşeye gönderdi ‘’Bu bizim taşımız olsun Samet, bakalım hep burada kalacak kadar güçlü mü?’’ dediğinde ertesi gün o taşı oradan alıp kaybolmasın diye eve getirdim.Bu satırları yazarken o artık olmasa da vurduğu taş halen odamda duruyor.Eğer o şiirleri çöpe atmamış olsaydım yazının tam da burasında, en güzellerinden birini çekinmeden koyardım.Bu samimiyet bu kadarını hak ederdi sanırım.İlk ‘’Bitti!’’ dediğinde İstanbul’daydım.Büyükada vapurundan inmiş, kavga ediyorduk.O kararlıydı bunu söylerken. Ben birçok şey için kendimi zor tutuyordum.‘’Karşımda ağlamandan bıktım artık’’ dediğinde. Ben karşısında ağlamaktan bıkmamıştım.Asla ağlayamayacak olduğunu biliyordu belki de.O vurduğu taş kadar güçlüydü. Ben ise değilim.Hiçbir zaman da olamadım **’’Zaman Samet zaman..’’Yeni tanıdım onu, tanıdığımı zannettim.Bunu fark ettiğimde başlamamış bir şeylerin bittiğini hissediyordum.Belki konuşur diye kıstığım müziğin sesini ağlamamak için usulca açtım.‘’Hoşça kal!’’ dedikten sonra,O da güçlü değildi, ben de.Hayat işte yaşıyoruz.
Genel
Yayınlanma: 14 Kasım 2017 - 14:12
Güncelleme: 15 Kasım 2017 - 09:04
BEN İSE DEĞİLDİM
Samet Önder'in köşe yazısını okumak için tıklayınız
Genel
14 Kasım 2017 - 14:12
Güncelleme: 15 Kasım 2017 - 09:04




