• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. BİR YOL HİKAYESİ
Genel
Yayınlanma: 30 Ağustos 2017 - 12:22

BİR YOL HİKAYESİ

Sedat Kaya'nın köşe yazısını okumak için tıklayınız

Genel
30 Ağustos 2017 - 12:22
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
BİR YOL HİKAYESİ
Yıl 1938'di.

O yıllar Ege'nin kuş uçmaz, kervan geçmez bir köyünde, bir muhtar halkla elele vererek önemli işlere imza atıyordu..

Muhtar aydın, çalışkan, çok sevilen, doğayı çok seven, çok bilge bir insandı..

Yörede nam salmıştı..

Köylüler muhtara besledikleri güvenle özverili çalışırdı..

Köylerine yol, köprü, okul gibi bir çok eser diktiler.

Ancak, bölge bataklıktı..

Tüm ova sivsinek yuvasıydı..

Bu nedenle sıtma gibi salgın hastalıklar köylüyü canından bezdirmişti..

İnsanlar ölüyordu..

Muhtarın o güne kadar 8 kız çocuğu olmuş, 4'ü maalesef ölmüştü..

Son çocuğu erkek doğdu.

Muhtar erkek çoçuğun şerefine halkına söz verdi.

O bataklık kurutulacaktı.

Çünkü bataklık kurursa, sıtmanın da kökünü kurutacaklardı..

İnsanlar yaşayacaktı..

Dönemin valisi de çalışkan, görev bölgesini ve bölge halkını düşünen, üstelik muhtarı çok seven biriydi.

Muhtar ve köylüler valiye çıktılar.

Bataklığı ve onun neden olduğu hastalıkları anlattılar.

Vali, muhtarı ve köylüleri dinledi.

Bilim insanlarına danıştı..

Sonunda çare bulundu...

Bataklığı besleyen sularını kesmenin tek yolu okaliptüs ağacıydı..

Lakin ülkede bu ağaçtan yoktu..

Yörede yaşayan dünyaca ünlü bir yazar girdi devreye..

Avusturalya'dan yüzlerce Okaliptüs fidanı getirildi.

Köylüler kadın erkek hep birlikte işe koyuldu.

Fidanlar 3 kilometre boyunca tüm ovaya cetvelle çizilmiş gibi karşılıklı dikildi.

Ve ağaçlar büyüdükçe bataklık kurudu

Sivrisineklerin ve hastalıkların da kökü kazındı..

Böylece muhtar, erkek çocuğunun şerefine halkına verdiği sözü tutmuş oldu.

Bugün Marmaris'e ya da Datça'ya karayoluyla gelenler, Sakar'dan Gökova'ya indiklerinde iki tarafı dev okaliptüslerle çevrili uzun ince bir yola hayran kalır.

Çok kişi bir mola verip, o seyri doyumsuz yolda fotoğraf çektirir.

Nostaljik ve otantik ortam herkesi büyüler.

İnsanlar o yeşil tünelden Akçapınar Köyüne gidip çay, kahve, ayran içer.

Bir çok dizi, film ve klip o yolda çekilmiştir..

İşte o yolun iki tarafındaki okaliptüsler 1938 yılında Gökova köylülerinin diktiği fidanlar..

Şimdi birer dev oldular..

Bazılarının boyu 20 metreyi geçti..

O muhtar Gökova köyü muhtarı Mehmet Gökovalı..

O dönemin valisi Recai Güreli..

O fidanların Avusturalya'dan getirilmesi için devreye giren ünlü yazar Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir..

Peki, muhtarın oğlu kim biliyor musunuz?

Şadan Gökovalı..

Muhtar Mehmet'in oğlu..

Halikarnas Balıkçısının manevi evladı..

Bir bilge..

Bir bilim insanı..

Bir doğa aşığı..

Bir turizm rehberi..

Bir arkeoloji uzmanı..

Bir yazar..

Bir şair..

Bir gazeteci..

Ve benim üniversitedeki hocam..

Prof. Dr. Şadan Gökovalı..

Eskiden o yol kullanırdı..

Şimdi yanına maalesef duble yol yaptılar..

Adına "Sevgi Yolu" dediler ama sevgisiz bıraktılar..

Sahipsiz ve korumasız kaldı..

Yoğun yağış ve fırtınalar ağaçlara zarar veriyor..

Ve de yurdum insanı..

Gövdesi kazılmadık, yazı yazılmadık ağaç bırakmadılar.

Hedef tahtası yapıp silahla ateş edenler bile var..

O ağaçlar yavaş yavaş ölüyor..

Böyle giderse, o yol tarihe karışacak.

*. *. *

Bazen televizyonda cumhurunun başının muhtarlarla yaptığı toplantılara denk geliyorum..

Hayretler içinde izliyorum..

Elpençe divan durmalar..

Ayakta alkışlamalar.

Sloganlar..

Biatlar..

Zamane muhtarlarını izlerken o okaliptüsler geliyor aklıma..

Muhtar Mehmet geliyor..

Halikarnas Balıkçısı geliyor..

Ve hocam Şadan Gökovalı..

Ah güzel ülkem benim..

Ah canım memleketim..

Ah yurdum insanı..

Ah gözleri görmeyelim..

Ah deryayı bilmeyenim

Nereden nereye geldik..

Farkında mısın?.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
KUTUPLAŞTIRILAN BİR TOPLUM OLUYORUZ
KUTUPLAŞTIRILAN BİR TOPLUM OLUYORUZ

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim