• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Biyoçeşitlilik ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Genel
Yayınlanma: 13 Eylül 2024 - 13:52

Biyoçeşitlilik ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Genel
13 Eylül 2024 - 13:52
7 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Biyoçeşitlilik ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Kulakları tırmalayan iki önemli unsur var başlıkta değil mi? Kadim Türk geleneği içinde her ikisinin yeri ayrı zira ‘Toprak Anadır ve Kadın Erkeğin Eşitidir!’ Dün HUDOTO'nun düzenlediği ve çevresel adalet ve kadın hakları savunucusu olan Mrinalini Rai'nin sunumunu dinledim. Tabi benim için iki nedenle çok önemliydi biri mesleki diğeri ise cinsiyetimden kaynaklı demek yerine başka bir şeyi diyebilmeyi gerçekten çok isterdim...

Bazı notları sizinle de paylaşmak isterim; "Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu 2024'e göre Türkiye,toplumsal cinsiyet eşitliğinde 146 ülke arasında 127'nci, kadınların eğitim düzeyinde 90'ıncı, kadınların siyasi güçlenmesinde 114'üncü, ekonomik katılım ve fırsatta 133'üncü, sağlık ve hayatta kalmada ise 98'inci sırada yer alıyor.” Çok üzücü değil mi? Bizden giden ve ekrana düşen şu metinlere göz atın lütfen; “Kadınların eşit erişim, sahip olma ve araziyi kontrol etme hakları, Türk Medeni Kanunu (1926-2001) kapsamında tanınmaktadır, ancak gelenek ve görenekler kadınların mülk edinimini kısıtlamaktadır.

Medeni kanun, kentli kadınlara eğitim, istihdam ve miras hakları tanımış ancak küçük ölçekli tarım arazilerini miras alan kırsal kadınlara karşı ayrımcılık yapmıştır (Ece Kocabicak, 2018). Kırsal topluluklarda kadınların ormancılık yönetimine katılımı eksiktir (Erdogan, Ismet, Wietze ve Omur, 2007) Türkiye'de, mahkemelerin 1926'dan beri erkekler ve kadınlar arasında eşit miras haklarını zorunlu kılmış olmasına rağmen, kadınların yalnızca yüde 20'si bir tür mülke sahip ve mülkün yüzde 92'si erkeklere ait çünkü kadınlar miras haklarını erkek akrabalarına geri çekmiş durumdalar (O'Neil ve Toktas, 2017, Toktas ve O'neil, 2013).” Peki ya AB araştırması “ Kadınların iş gücüne katılım oranı % 35, Şirket yönetim pozisyonlarının yüzde 22'sini, yönetim kurulu üyeliklerinin %yüzde 18'ini ve üst düzey yöneticilerin yüzde yüzde 11'ini yönetici pozisyonunda Parlamento üyelerinin sadece yüzde 17'si (toplam 101 kadın), belediye başkanlarının yüzde 3'ü ve belediye meclis üyelerinin %yüzde 11'i kadındır; Cinsiyetler arası ücret farkı yüzde 15” Asıl sorun şu 20-24 yaş aralığındaki Türk kadınlarının yüzde 14'ü, 18 yaşın altında evlendirilmiş! Daha ne olsun? Aile kutsal öyle ya! Kadın doğurduğu için anne, erkek de o doğurma eyleminin dölleyici unsuru olmaktan kaynaklı baba olduğu için biz bir aile olduğumuzu varsayıyoruz.. Oysa tam öyle değil.. Bırakın anne veya baba olmayı daha aile kurumu içindeki sorumluluklarını dahi almaya muktedir olmayanları evlendirmekle toplum olarak çok büyük bir suç işliyoruz! “başı bağlansın” diye diye aile soy bağı bozulan çocukların dünyaya gelmesine vesile oluyoruz! Sonra da oturup hep birlikte timsah gözyaşları döküyoruz.. Bu kadar riyakarlık yetmedi mi? Adı Narin, ya da Leyla veya Narin'in Ablası..2 yaşında ki bebek..olması neyi değiştirir ki ölüyor çocuklarımız! Üstelik “KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR” dediğimiz için çarpık aile ilişkileri, ensest veya aile içi şiddet ya da istismara susuyoruz!

3 yıldır çocuklarla Ortaköy Kütüphanesinde birlikteyim.. Ve o üç yılda şunu net öğrendim “Çocuk susmaz, susturulur!” Nasıl mı? “Bir kereden bir şey olmaz” “Rızası vardı” dediğimiz de susar çocuk! 146 gelişmekte olan ülkede kadınları yaşatma sıralamasında 98. olmak da bizim ayıbımız değil mi? Elinin hamuru ile.. karışılır mı ki erkek işine? Ya erkekler ağlar mı? Çıksın mı sandıklarımızdan artık şu mor cepkenler? Ama bu kez kadını erkeği ile hep birlikte giyelim! Ve unutmayalım kadın azizim, kadın! Her şeyin başı yine kadın..

Gelelim biyoçeşitlilik konusu bağlamında ki paylaşımlara; 1992`de Rio zirvesinde alınan kararlar çerçevesinde I- Biyolojik çeşitliliğin korunması II- Sürdürülebilir kullanım III- Faydaların adil ve eşit paylaşım Burada biyoçeşitlilik şöyle açıklama buluyor diyebiliriz; 1 Genetik Çeşitlilik Bir tür içinde mevcut olan çeşitli genler ve özellikler 2 Tür Çeşitliliği Bir ekosistem içindeki tür çeşitliliği 3 Ekosistem Çeşitliliği Kara ve su alanlarındaki ekosistem ve habitat türlerinin çeşitliliği Ülke olarak neresindeyiz? Tarafmışmışız ve raporlar yollamışışız...

Madde 22 önemli azizim; “Yerli halkların ve yerel toplulukların, kültürlerine ve toprakları, bölgeleri, kaynakları ve geleneksel bilgileri üzerindeki haklarına saygı göstererek, ayrıca kadınlar ve kızlar, çocuklar ve gençler ve engelli kişiler için tam, adil, kapsayıcı, etkili ve cinsiyete duyarlı temsiliyet ve karar alma süreçlerine katılımını ve adalete ve biyoçeşitlilikle ilgili bilgilere erişimini sağlamak ve çevresel insan hakları savunucularının tam olarak korunmasını sağlamak.” İki de örnek yer aldı sunumda biri; Afrika'dan Pokot Kadınları. Gıda güvenliğinin sağlanması için geleneksel tarım uygulamaları (Afrika) adıyla kredilendirme kuruluşu PACEPOR tarafından finanse edilmiş “.. Batı Pokot'taki örnek yerli kadınlar, darı gibi sık görülen kuraklığa dayanabilen tohumlar yetiştiriyor. Uygulamaları, diğer gıda ürünlerinin etrafına meyve ağaçları dikerek tarımsal ormancılık uygulamasıyla manzaranın eski haline getirilmesine yardımcı oldu.

Bu, emisyon emilimini destekler ve toprak erozyonunu azaltır ve verimsiz toprakların yenilenmesini sağlar. Artık aileleri besleyebiliyorlar ve kadınlara ekstra gelir getiren fazlalıkları var.” Bir diğeri ise; Hindistan örneği. Dalit kadınlar çölleşmeyle mücadele ediyor, gıda güvenliği ve yoksullukla mücadele ediyor diyerek yola çıkan Dalit Kadınları DSS finansörlüğü ile cep büyüklüğündeki çiftliklerinde gıda üreticisi olmuşlar ve ihtiyaç duydukları gıdanın yüzde 80 kendileri karşılar hale gelmiş.. Her bir hane ise bir yerel tohum bankasına dönüşmüş. Ortalama köylerinde 70-80 yerel tohum muhafaza ediyorlarmış. Benim babaannem çok iyi bir tohum bankası ve ıslahçıydı.. En büyük mirasım da bir çiftçi olarak sanırım bu, zira geleneksel tarımı ondan öğrendim tıpkı benden öncekiler gibi. Kenya veya Hindistan'a daha fazlasını yapmayı başarabiliriz.. Ne dersiniz?

Son olarak da şunu ekleyeyim Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi (KM-GBF) I- Biyolojik çeşitliliğe yönelik tehditlerin azaltılması 1. Mekansal planlama ve etkili yönetim 2. Ekosistemler ve restorasyon 3. Korunan alanlar ve OECMS 4. Tehdit altındaki türler 5. Sürdürülebilir kullanım 6. İstilacı yabancı türler 7. Kirlilik 8. İklim değişikliği II- Sürdürülebilir kullanım ve fayda paylaşımı yoluyla insanların ihtiyaçlarının karşılanması 9. Yabani türler 10. Tarım, su ürünleri yetiştiriciliği, balıkçılık ve ormancılık 11. Doğanın insanlara katkıları 12. Kentsel alanlar 13. Erişim ve fayda paylaşımı III- Uygulama ve ana akıma geçiş için araçlar ve çözümler 14. Sektörel planlama Sürdürülebilir tüketim 17. Biyogüvenlik 18. Olumsuz teşvikler 19. Mali buluşma 20. Kapasite geliştirme ve geliştirme 21. Veri ve bilgi 22. Katılım 23. Cinsiyet eşitliği Yukarıda yer alan 23 madde Dünyadaki Yaşam İçin Biyoçeşitlilik Planı olarak kayda geçmiş. İklim değişikliği krizi sonucu oluşan kuraklık tehditi, aşırı ve sağanak yağışlar, sel baskınları.. entansif tarım ve yangınlar sebebiyle toprak yapısının bozulması, türlerin kaybı,.. Su kullanımındaki bilinçsizlik sebebiyle toprağın tuzlanması.. Kısacası hepimizin kurtuluşu sanırım yukarıda yer alan maddelere sıkıştırılmış. HUDOTO'ya çok teşekkür ederim.. Bu bağlamda şunu eklemeyi borç bilirim Çal Strateji Çalıştayı notlarımı da bir sonraki yazımda paylaşacağım..

n.aydemir 12 Eylül 2024 Denizli [email protected]

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
NERUDA ,
NERUDA , "POSTACI"NIN EFSANE REPLİĞİ VE NÂZIM'A YAZDIĞI ŞİİR...
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli'de silah ve uyuşturucu operasyonu;1 kişi tutuklandı
Denizli'de silah ve uyuşturucu operasyonu;1 kişi tutuklandı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim