Bu şehirde skandallar bitmiyor demiştik dün yazdığımız köşe yazısında... Buyrun skandalın içinden başka bir sakandal çıktı...
Geçtiğimiz günlerde KYK yurdunda kız öğrencilerin yemeğinde böcek, köftesinde eldiven çıkmıştı. Dün bunu Gençlik İl Spor Müdürlüğünde yaşanan başka sorunlara değinerek köşe yazısı olarak paylaşmıştık siz okurlarımızla...
Ve şimdi, üstüne tüy diker gibi İl Spor Müdürü Süleyman Erdoğan’ın “özrü” geldi.
Öyle bir özür ki, kabahatten daha büyük, daha gürültülü, daha yüzsüz.
Pamukkale KYK Kız Yurdu’ndaki hijyen rezaleti ortada:
Tabaklarda böcek, köftelerde eldiven, gençlerin mide bulandıran sofraları…
Denizli’ye ülkenin dört bir yanından okumaya gelen kız öğrencilerin yaşadığı bu utanç verici tabloyu dile getirdik.
Ama dün, o yazının ardından İl Spor Müdürü Süleyman Erdoğan aradı.
“Yalan haber yapıyorsunuz Kadriye Hanım! Yalan yazıyorsunuz!”
Sesinde panik, cümlelerinde tehdit vardı.
“Avukatlarımı aradım bile, gereğini yapacağım!”
Alışıldık klasik savunma: Gerçeği yazınca ‘yalan’ diyorlar.
Benim cevabım netti:
“Biz yalan yazmayız, Süleyman Bey. Biz haberi tam da kalbinden, mutfağından alırız.
Eşinizin havuz keyfi, görevden alınan müdürler, keyfi atamalar… Hepsi elimizde.
Kaynağımı söylemem, çünkü ben gazeteciyim.” Onlar cebimizde drdun şimdilik...
"Evet sayın müdür biz haberi tamda olayın göbeğinden, haberin kalbinden, işin mutfağından alırız." dedik
Müdür Erdoğan, sustu. Ama sonra “asıl bomba”yı kendi ağzıyla patlattı:
“O öğrencileri buldum, özür diledim. Onlar da bana teşekkür etti.”

Ne diyorsun Sen Müdür!
Evet, özür dilemişsin...
Ama neden? Çünkü çocuklara böcekli yemek yedirdiniz!
Ve onlar da size “teşekkür etti” diyorsun.
Peki, o teşekkür, içten mi, yoksa korkudan mıydı?
Belki de ilgilenildiği için sevindiler, belki de “aman daha fazla başımıza iş gelmesin” diye sustular.
Ama gerçek şu: Özrünüz kabahatinizden büyük.
Bir de üstüne, “yalan yazdınız, Vali soruşturma bile açmadı!” dediniz.
İşte orada duralım!
Çünkü biz açıldığını duymuştuk, yani olması gerektiğini varsaydık.
Ama siz diyorsunuz ki, “Hayır, vali soruşturma bile açmadı!”
Yani bu şehirde böcekli yemek skandalı yaşanıyor, öğrenciler isyan ediyor, belgeler ortada…
Ve Vali Ömer Faruk Coşkun tek bir soruşturma bile açmıyor, öyle mi?
O zaman şimdi soruyorum:
Sayın Vali Ömer Faruk Coşkun, neden soruşturma açmadınız? Ya da açamadınız?
Talimat mı geldi? Yoksa AKP’nin koruma zırhı mı devreye girdi?
Süleyman Erdoğan özür dileyip konuyu kapatmış.
Yemek şirketine “en yüksek cezayı” yazıp defteri dürmüş.
Vali de sessiz.
Olay örtülmüş, genç kızların yaşadığı travma “bir özürle” geçiştirilmiş.
Bu mudur devlet ciddiyeti? Bu mudur yöneticilik?
Peki yemek şirketi yediği para cezası ile kaldı mı? Yine bu öğrencilere yemek vermeye devam edecek öyle mi? Evet öyle görünüyor!
Ama biz takipteyiz.
Süleyman Erdoğan Rizeli, Erdoğan soyadını iyi kullanıyor; AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin arkasında olduğunu iddia ederek dolaşıyor ortalıklarda. Kim olursan ol, çocuklara böcekli yemek, eldivenli köfte yediremeyeceksin!
Yemek şirketi de, Vali Ömer Faruk Coşkun da, takipteyiz.
Nasıl soruşturma açmadan olayı kapatıyorsunuz, sormaya devam edeceğiz.
Denizli’ye okumaya gelen o genç kızlara sahip çıkamadınız.
Bu şehirde ailelerin size emanet ettiği çocuklara böcekli yemek, eldivenli köfte yedirdiniz.
Sonra da “özür diledik, teşekkür ettiler” diye övünüyorsunuz.
Bu, utanılacak bir tablo.
Ama unutmayın: Biz unutmuyoruz.
O özrün de, o sessizliğin de, o örtbasın da peşini bırakmayacağız.
Bu şehirde hiçbir emanet çocuğun hakkı yenmeyecek, hiçbir kurum babanızın çiftliği olmayacak!
Gücümüz ve ömrümüz yetene kadar!..
Dün yazdığımız ve sizin bizden istediğiniz isim listelerini de yazacağız. Geldiğinizden beri kaçıncı müdür değiştirdiğinizi de... Kimlere kıyım yaptığınızı, kimlere torpil geçtiğinizi de yazacağız. Dün dediniz ya, "Yazmış olmak için yazılmış bir yazı" diye... Biz yazmış olmak için asla yazmayız, yazdık mı tam yazarız sayın müdür...
Dünkü yazımızı okumak isteyen okuyucularımız lütfen linki tıklasın




