O gün, kalabalığın ortasında bir çocuk seslendi.“Her şey çok güzel olacak.”O cümle bir tohum gibi düştü toprağa. Umudun, direncin ve değişimin simgesi oldu.Ama bilmedik ki o cümle sadece bir vaat değil, aynı zamanda bir suç dosyasının ilk satırıydı.Çocuk büyüdü.Sistem unutmadı.İktidarın defterine kazınan her kelime, zamanı geldiğinde bir tutuklama gerekçesine dönüşür.Ve bugün, o küçük çocuğun büyümüş hali, bir demir kapının arkasında, o cümleyi ödetiyor.Oysa o sadece konuşmuştu.Bir umut fısıldamıştı. Ne bir silah taşıdı ne bir taş attı.Ama bazen en tehlikeli eylem konuşmaktır. Hele ki susturulmak istenen bir ülkede yaşıyorsan.Cumhurbaşkanına hakaret dediler.Polise mukavemet dediler.Oysa aslolan, bir cümlenin hala susturulamadığı gerçeğiydi.Milyonların sloganı olmasıydı.Bir çocuğun sesiyle sarsılan bir düzen, ancak intikamla ayakta kalmaya çalışır.Ve o düzen şimdi, çocukken kurduğu bir cümlenin bedelini, bir gencin geleceğiyle ödemeye kalkıyor.Ama unutulan bir şey var.Bazı cümleler tutuklanamaz.Bazı sözler, hücrenin taş duvarlarında yankılanırken bile büyümeye devam eder.Çünkü halkın belleğinde yer etmiş bir umut, artık kimsenin tekelinde değildir.Sen gülümsemeye devam et çocuk.Bugün tutuklanman yarın onurundur.#berkaygezgin




