Değerli Dostlarım, Değerli Denizliekspres Okurları,
Bugün Denizliekspres Gazetesi sahibi Kadriye Sözeri hanımefendi hakkında yapılan kirli ve aşağılık şantajı basında ve sosyal medya portallarında okuyunca beynimden vurulmuşa döndüm.
Yakından tanıdığım, hanımefendiliğinin yanında, özgür gazeteciliğin sembolü, gazetecilik onur ve etiğine sahip, doğru haberciliğin gururu olan, engelleme karalama ve bütün zorluklara rağmen özverili olarak Denizliekspres Gazetesi’nin yayın hayatına devam etmesi için gecesini gündüzüne katan yeri geldiğinde sağlığından feragat eden, yeri geldiğinde de ailesini ihmal eden harika bir insandır.
Denizlimizin ve ülkemizin sorunlarını korkusuzca dile getiren, canı gibi aziz bildiği vatanı ve milleti için kimsenin önünde eğilmeden bükülmeden yalakalık yapmadan doğru haberciliğin temsilcisidir, O.
Denizliekspres gazetesinde yaklaşık iki yıldır köşe yazarlığı yapıyorum. Köşemde birçok konuyu dile getirdim. Hele iki yazım var ki, Kadriye Sözeri nasıl biri ve Denizliekspres nasıl bir gazete cevabını orada bulacaksınız. Lütfen okuyun!
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1588579397947878&id=100003875007024
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1552925424846609&id=100003875007024
Bir gazeteci ve insan olarak Kadriye Sözeri hanımefendiye yapılan bu pis şantaj ve iftira ile ilk kez karşılaşmıyoruz. Ne gariptir ki, bu canım ülkede kaset kumpaslarıyla, iftiralarla, montajlarla ve dublajlarla siyasiler, gazeteciler, kamu görevlileri ve bilim insanları dizayn edilmiştir. Hayatları cehenneme çevrilmiştir. Şahsıma da bu gibi yalan ve iftiralara atıldı. Maruz kaldığım maddi ve manevi sıkıntıları başka zaman diliminde kaleme almak istiyorum.
Kumpas, şantaj ve baskılarla kendilerince hizaya getirilemeyenler!, sesi kısılamayanlar için farklı yöntemlere başvurulmuştur!
Bunun örnekleri o kadar çoktur ki, hepimizin hafızalarında tazeliğini korumaktadır: Apdi İpekçi, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Necip Hablemitoğlu, Bahriye Üçok, Gün Sazak, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu... sağdan soldan aklıma gelenler... Yine ne gariptir ki, failleri tarihin karanlık sayfalarında,tozlu raflarda beklemektedir! Bekletilmektedir!
Değerli Dostlarım, Değerli Denizliekspres Okurları,
Kadriye Sözeri hanımefendiye yapılan bu adice ve insanlık dışı şantajı duyunca yazımın başlığını“Bu Filmi daha Önce Görmüştük!” olarak yazdım.
Emniyet ve yargı mensuplarımızın bu olayın üzerine ivedilikle gitmelerini sorumlularının biran önce bulunup, yargı önüne çıkarılarak, hukuku içinde hesap sorulmalıdır!
Buradan Sayın Adalet Bakanımız Abdülhamit Gül’e ve İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya sesleniyorum: Sizlerden bu olayın takipçisi olmanızı istiyorum.
Bu olayın faillerinin de tozlu raflarda kalmaması ve bir daha “Bu Filmi daha Önce Görmüştük!” dememek için faillerin bulunması gerekmektedir!
Bunun milli bir görev olduğunu düşünüyorum. Zira bunun yapılması sadece Gazeteci Kadriye Sözeri hanımefendi için olmayıp, Yüce Milletimizin adına yapılması gerekiyor. Çünkü O, şerefli iffetli Türk Kadınının ve cesur, dürüst gazeteciliğin sembolüdür!
25.08.2020
Doç. Dr. Şevket CİVELEK




