
Büyük Menderes İnisiyatifi öncülüğünde Yazır’da bir araya gelen köylüler: “Vatan toprağına, doğaya, geleceğimize sahip çıkıyoruz!” dediler.Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Yazır Mahallesi’nde bugün doğayı ve yaşamı savunmak için anlamlı bir buluşma gerçekleşti. Büyük Menderes İnisiyatifi’nin (BMİ) çağrısıyla bir araya gelen Yeşilova, Karamanlı, Güney, Dodurga, Gümüş ve Yazır köylüleri ve STK temsicilerivtorba yasaya ve krom madeni projelerine karşı ses yükseltti.
Köylülerin topraklarını, meralarını ve su varlıklarını savunmak için bir araya geldiği eylemde, BMİ'nin ve bölgede yürütülen krom madeni davasının avukatı Esra Can Mercan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"Bu bir işgal yasasıdır, geçit vermeyeceğiz!"
Eylemde konuşan Av. Esra Can Mercan, Meclis’te kabul edilen İklim Yasası ve Torba Yasa ile ülkenin dört bir yanındaki tarım alanlarının, meraların, zeytinliklerin ve hatta milli parkların sermayeye peşkeş çekildiğini vurguladı.
“Zeytinliklere, ormanlara, korunan alanlara ve su varlıklarımıza göz diken bu yasa, halkın değil şirketlerin yararınadır. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne verilen yetkilerle, Eşeler Yaylası gibi doğa harikaları bir daha geri dönmemek üzere yok edilecek.” dedi.
“Eşeler Yaylası yok olursa, biz de yok oluruz”
Mercan, özellikle Eşeler Yaylası’nda planlanan krom madenciliği projesine dikkat çekerek, bölgedeki yaşam alanlarının ve yeraltı sularının geri dönüşsüz bir şekilde tahrip edileceğini belirtti:
“Yazır, Dodurga, Gümüş, Güney, Avşar, Yeşilova, Karamanlı... Bu köylerin tamamı Eşeler Yaylası’nın varlığına bağlı. Bugüne dek kararlılıkla direndiniz. Ama bu yasa geçerse, artık mahkeme kararları bile aranmadan her şey elinizden alınabilecek.”
“Yangın da kader değil, talan da!”
Konuşmasında son bir haftada Türkiye genelinde çıkan 624 orman yangınına da değinen Mercan, yaşanan felaketlerin “doğal” değil “organize bir rant politikasının sonucu” olduğunu dile getirdi:“Orman yangınları, elektrik altyapısındaki özelleştirmeler ve rant politikalarının sonucudur. Bu yangınlarda ağaçlar, karıncalar, kuşlar, kaplumbağalar sadece orada oldukları için öldü. Birilerinin çıkarı uğruna doğa katledildi. Buna sessiz kalmayacağız.”
“Toprağımızı, suyumuza, yaşam hakkımıza sahip çıkıyoruz”
Köylüler adına yapılan açıklamada, torba yasa ve iklim yasasının geri çekilmesi, krom madeni projelerinin derhal iptal edilmesi talep edildi. “Biz burada yaşıyoruz. Geçimimizi bu topraklardan sağlıyoruz. Şirketlerin kârı için hayatlarımızı feda etmeyeceğiz.” ifadeleriyle eyleme katılan yurttaşlar kararlılıklarını vurguladı.
“Bu daha başlangıç!”
Büyük Menderes İnisiyatifi temsilcileri, Eşeler Yaylası ve Acıpayam bölgesindeki doğal alanlar için verilen mücadelenin büyüyerek devam edeceğini, gerekirse Ankara’ya kadar taşınacağını ifade etti.
“Geçit yok! Bu yasa geri çekilene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz!”
Köylülerin topraklarını, meralarını ve su varlıklarını savunmak için bir araya geldiği eylemde, BMİ'nin ve bölgede yürütülen krom madeni davasının avukatı Esra Can Mercan çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"Bu bir işgal yasasıdır, geçit vermeyeceğiz!"Eylemde konuşan Av. Esra Can Mercan, Meclis’te kabul edilen İklim Yasası ve Torba Yasa ile ülkenin dört bir yanındaki tarım alanlarının, meraların, zeytinliklerin ve hatta milli parkların sermayeye peşkeş çekildiğini vurguladı.
“Zeytinliklere, ormanlara, korunan alanlara ve su varlıklarımıza göz diken bu yasa, halkın değil şirketlerin yararınadır. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne verilen yetkilerle, Eşeler Yaylası gibi doğa harikaları bir daha geri dönmemek üzere yok edilecek.” dedi.
“Eşeler Yaylası yok olursa, biz de yok oluruz”Mercan, özellikle Eşeler Yaylası’nda planlanan krom madenciliği projesine dikkat çekerek, bölgedeki yaşam alanlarının ve yeraltı sularının geri dönüşsüz bir şekilde tahrip edileceğini belirtti:
“Yazır, Dodurga, Gümüş, Güney, Avşar, Yeşilova, Karamanlı... Bu köylerin tamamı Eşeler Yaylası’nın varlığına bağlı. Bugüne dek kararlılıkla direndiniz. Ama bu yasa geçerse, artık mahkeme kararları bile aranmadan her şey elinizden alınabilecek.”
“Yangın da kader değil, talan da!”Konuşmasında son bir haftada Türkiye genelinde çıkan 624 orman yangınına da değinen Mercan, yaşanan felaketlerin “doğal” değil “organize bir rant politikasının sonucu” olduğunu dile getirdi:“Orman yangınları, elektrik altyapısındaki özelleştirmeler ve rant politikalarının sonucudur. Bu yangınlarda ağaçlar, karıncalar, kuşlar, kaplumbağalar sadece orada oldukları için öldü. Birilerinin çıkarı uğruna doğa katledildi. Buna sessiz kalmayacağız.”
“Toprağımızı, suyumuza, yaşam hakkımıza sahip çıkıyoruz”Köylüler adına yapılan açıklamada, torba yasa ve iklim yasasının geri çekilmesi, krom madeni projelerinin derhal iptal edilmesi talep edildi. “Biz burada yaşıyoruz. Geçimimizi bu topraklardan sağlıyoruz. Şirketlerin kârı için hayatlarımızı feda etmeyeceğiz.” ifadeleriyle eyleme katılan yurttaşlar kararlılıklarını vurguladı.
“Bu daha başlangıç!”Büyük Menderes İnisiyatifi temsilcileri, Eşeler Yaylası ve Acıpayam bölgesindeki doğal alanlar için verilen mücadelenin büyüyerek devam edeceğini, gerekirse Ankara’ya kadar taşınacağını ifade etti.
“Geçit yok! Bu yasa geri çekilene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz!”







