Denizli’de doğa savunucuları, Şirinköy ve Gerzele ormanlarında madencilik faaliyetlerinin genişletilmesine karşı ses yükseltti. Büyük Menderes İnisiyatifi üyeleri, Orman Bölge Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi sunarak doğanın talan edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Çevreciler, bölgedeki yangınla maden arama sahası arasındaki bağlantının araştırılmasını talep ederken, hukuksuz ruhsatlandırmalara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.
ORMANLAR MADENE KURBAN MI EDİLİYOR?
Büyük Menderes İnisiyatifi öncülüğünde Denizli Orman İşletme Müdürlüğü önünde toplanan çevreciler, doğanın sermayeye peşkeş çekildiğini savunarak protesto düzenledi. Katılımcılar, "Sermaye elini Gerzele ormanlarından çek!", "Ormanlar, dereler sermaye değildir!", "Doğayı hor gören geleceği zor görür!" sloganları atarak, maden sahasına verilen ruhsatlara tepki gösterdi.İnisiyatif üyeleri, geçtiğimiz ekim ayında günlerce süren orman yangınının, maden arama sahasıyla bağlantılı olabileceği yönündeki şüphelerini dile getirdi. Yapılan açıklamada, yangının etkilediği bölgenin tam ortasında kuvars madeni arama sahasının yer aldığına dikkat çekildi.
YANGININ ARDINDAN MADEN TESADÜFÜ MÜ?
Basın açıklamasını okuyan Av. Yağmur Yalçın, Denizli’de geniş bir orman alanını etkileyen yangının ardından, madencilik faaliyetlerinin hız kazanmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Yalçın, “Yangının yaşandığı bölgeye çok yakın bir noktada, maden arama ruhsatı bulunan bir şirket faaliyet gösteriyor. Ne gariptir ki, bu şirketin ruhsat süresi 20 Mart 2025’te sona eriyor. 1.211 hektarlık bir alanı kapsayan bu ruhsat, yangından etkilenen alanların tam ortasında kazı sahasına sahip. Üstelik Denizli Büyükşehir Belediyesi, Merkezefendi Belediyesi ve Orman Bölge Müdürlüğü, ÇED raporuna olumsuz görüş bildirmesine rağmen, maden şirketi izni alabilmiş” ifadelerini kullandı.
“ORMANLAR RANTA TESLİM EDİLEMEZ”
Çevreciler, bölgenin su kaynaklarını besleyen kritik bir ekosistem olduğuna ve “Mutlak Koruma Alanı” statüsünde bulunduğuna dikkat çekerek, maden ruhsatının iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Yalçın, “Ülkemizde hukuk tanımayan, doğayı ve insan sağlığını hiçe sayan ruhsatlandırmalarla karşı karşıyayız. Yasalar engel koyduğunda, yakarak, yıkarak, acele kamulaştırma yoluyla çevre talan ediliyor. Ağaçların katledilmesine seyirci kalamayız” dedi.Çevreciler, sürecin takipçisi olacaklarını ve ormanlarını madene kurban vermemek için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, hukuki yollara başvuracaklarını duyurdu.
ORMANLAR MADENE KURBAN MI EDİLİYOR?Büyük Menderes İnisiyatifi öncülüğünde Denizli Orman İşletme Müdürlüğü önünde toplanan çevreciler, doğanın sermayeye peşkeş çekildiğini savunarak protesto düzenledi. Katılımcılar, "Sermaye elini Gerzele ormanlarından çek!", "Ormanlar, dereler sermaye değildir!", "Doğayı hor gören geleceği zor görür!" sloganları atarak, maden sahasına verilen ruhsatlara tepki gösterdi.İnisiyatif üyeleri, geçtiğimiz ekim ayında günlerce süren orman yangınının, maden arama sahasıyla bağlantılı olabileceği yönündeki şüphelerini dile getirdi. Yapılan açıklamada, yangının etkilediği bölgenin tam ortasında kuvars madeni arama sahasının yer aldığına dikkat çekildi.
YANGININ ARDINDAN MADEN TESADÜFÜ MÜ?Basın açıklamasını okuyan Av. Yağmur Yalçın, Denizli’de geniş bir orman alanını etkileyen yangının ardından, madencilik faaliyetlerinin hız kazanmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Yalçın, “Yangının yaşandığı bölgeye çok yakın bir noktada, maden arama ruhsatı bulunan bir şirket faaliyet gösteriyor. Ne gariptir ki, bu şirketin ruhsat süresi 20 Mart 2025’te sona eriyor. 1.211 hektarlık bir alanı kapsayan bu ruhsat, yangından etkilenen alanların tam ortasında kazı sahasına sahip. Üstelik Denizli Büyükşehir Belediyesi, Merkezefendi Belediyesi ve Orman Bölge Müdürlüğü, ÇED raporuna olumsuz görüş bildirmesine rağmen, maden şirketi izni alabilmiş” ifadelerini kullandı.
“ORMANLAR RANTA TESLİM EDİLEMEZ”Çevreciler, bölgenin su kaynaklarını besleyen kritik bir ekosistem olduğuna ve “Mutlak Koruma Alanı” statüsünde bulunduğuna dikkat çekerek, maden ruhsatının iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Yalçın, “Ülkemizde hukuk tanımayan, doğayı ve insan sağlığını hiçe sayan ruhsatlandırmalarla karşı karşıyayız. Yasalar engel koyduğunda, yakarak, yıkarak, acele kamulaştırma yoluyla çevre talan ediliyor. Ağaçların katledilmesine seyirci kalamayız” dedi.Çevreciler, sürecin takipçisi olacaklarını ve ormanlarını madene kurban vermemek için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, hukuki yollara başvuracaklarını duyurdu.




