Denizli’nin Çal ilçesinde UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan “Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı”, Büyük Menderes Nehri’nin tamamen kuruması nedeniyle bu yıl sembolik olarak gerçekleştirildi. Suyun çekildiği nehir yatağında koyunlar yüzdürülmek yerine yürütüldü, vatandaşlar ise “Su hayattır, can suyu haktır” pankartlarıyla kuraklığa dikkat çekti.

Ekolojik sürdürülebilirlik için hayati önemde olan nehir sistemlerinin doğal akışlarının korunması gerektiği uzun zamandır bilim insanları tarafından dile getiriliyor. Nehirlerde minimum su akışının sürdürülmesi, kıyı erozyonunun önlenmesi ve kimyasal-organik kirliliğin izlenmesi gerektiği vurgulanırken; av ve yaban hayatını besleyen doğal yaşam alanlarının zehirlenemeyeceği, sulak alanların kirletilemeyeceği, kurutulamayacağı ve doğal yapılarının bozulamayacağı belirtiliyor. Ancak Büyük Menderes’in susuz bırakılması bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu gözler önüne serdi.

Doğal Yaşam ve Tarım Tehlikede
Nehirdeki suyun çekilmesiyle birlikte doğadaki canlı yaşamı büyük ölçüde yok oldu. Dağlardaki hayvanlar susuzluk sebebiyle köylere ve şehirlere inmeye başladı. Öte yandan kuraklık tarımı da vurdu. Baklan Ovası’nda sulama suyu yüzde 50 azaltılarak dönüşümlü verilmeye başlandı, çiftçilere sadece iki kez sulama hakkı tanındı. Bu durum ürün verimini düşürdü, maliyetleri artırdı. Çaresiz kalan üreticiler yeraltı kuyuları açarak suya ulaşmaya çalışıyor, ancak bu kez de yeraltı su rezervleri hızla tükeniyor. Elektrik ve yakıt giderleri de çiftçinin sırtına ayrı bir yük bindiriyor. Uzmanlara göre bu tablo, içme suyu rezervlerini de tehdit ediyor.

Su Yönetimi 1950’lerden Bu Yana Değişti
1950’li yıllarda Menderes Nehri üzerinde yapılan planlamalar kapsamında barajlar, HES’ler ve sulama sistemleri kurulmuştu. Ancak son 20 yılda bu planlamaya uyulmadığı, özellikle Afyonkarahisar’ın Sandıklı ve Dinar ilçeleri sınırlarında yapılan gölet ve barajların nehrin Denizli-Aydın hattına geçişini durdurduğu belirtiliyor. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 2012-2017 yılları arasında sadece Küfü Çayı üzerinde 12 depolama tesisi inşa edilmesi, Büyük Menderes’in su dengesini altüst etti.

852 Yıllık Gelenek İlk Kez Sembolik Yapıldı
Çal’ın Aşağıseyit Mahallesi’nde sekiz asırdır düzenlenen “Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı”, bu yıl tamamen kuruyan Büyük Menderes Nehri yatağında sembolik olarak gerçekleştirildi. Aşağıseyit Mahallesi Muhtarlığı, Çal Yöresi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Çallı İş İnsanları Derneği’nin organizasyonuyla Köprübaşı mevkisinde toplanan vatandaşlar, susuz kalan nehir yatağında koyunları yürütmek zorunda kaldı.

Etkinliğe katılanlar ellerinde “Su hayattır, can suyu haktır” yazılı pankartlar taşıdı. Çallı Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Mehmet Atılsın, “Geldiğimiz nokta trajedi. Beş yıldır Menderes’in kuruması nedeniyle ekolojik denge bozuldu. Üzümler erken hasada geliyor. Bu sadece ekonomik değil, kültürel bir yıkım. Bir nehir akmazsa tarım da kültür de biter” dedi.

Çal Yöresi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Bülent Topuz ise “Ortada sudan geçirilecek bir Menderes kalmadı. Acıklı bir tablo. Biz suçlu aramıyoruz, çare arıyoruz. Nehrin mutlaka bir can suyu olmalı. Su, kurda da kuşa da lazımdır. Su hayattır, can suyu haktır. Kültür yok olursa millet de yok olur” sözleriyle çağrıda bulundu.

Dekebir (Denizli Kanatlı Eti Üreticileri Birliği Bşk.), Çalsiad (Çallı Sanayici ve İş İnsanları Derneği Bşk.Yrd.) İnş.Müh.Erdinç Hayta ise, Çiftçilerin mağduriyetinin önüne geçilerek, yeraltı suları korunarak sürdürülebilir tarımın sağlanması gerektiğini söyledi.
“Menderes susuz bırakıldı, doğa ölüyor”Hayta, "Büyük Menderes’in susuz bırakılmasıyla birlikte doğal yaşamın tamamen yok olma noktasına geldiği belirtildi. Açıklamada, “Dağlardaki hayvanlar susuzluk sebebiyle köylere inmeye başladı. İçme suyu olarak da kullandığımız yeraltı rezervleri hızla tükeniyor. Bu, sadece Çal’ın değil, bütün bölgenin felaketidir” dedi.
Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan ve Aşağıseyit Mahallesi Muhtarı Saffet Oğuz da geleneğin yaşaması için nehrin yeniden suya kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Hem Kuraklık Hem Şap Hastalığı Etkiledi
Çal Belediyesi, etkinliği temmuz sonunda yapmayı planladığını duyurmuştu. Ancak Çal Kaymakamlığı, Türkiye’de görülen SAT-1 tip şap hastalığının yayılımını engellemek için organizasyona izin vermedi. Bu nedenle bu yıl yaklaşık 30 hayvanla, tamamen sembolik bir şekilde düzenlenen etkinlik, kuraklık gerçeğine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi.
EYLEME KATILANLARÇal Belediye Başkanı Ahmet Hakan,Gelinören Muhtarı Feride HaytaDenizler Muhtarı İsmet DurmuşYukarıseyit Muhtarı Mehmet KayışKabalar Muhtarı Abdullah KozakDeveller Muhtarı Kamil AlkuşDayılar Muhtarı Eyüp Kenanİsabey Muhtarı Hasan EkiciÇal Ziraat Odası Başkanı Haşim ÇilZiraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Baha YanarcaProf Velittin Kalınkara Denfod DerneğiBüyük Menderes Ekoloji Çevre Derneği Başkanı Şenol AkyolBüyük Menderes İnisiyatifinden Mustafa Çallıca



