Denizli’nin Çal ilçesinin en önemli tarımsal değerlerinden biri olan Çalkarası üzümüne yönelik “Katma Değer ve Dönüşüm Yol Haritası” toplantısı, Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ile Pamukkale Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen toplantı, bölgenin tarımsal geleceğine yön verecek kapsamlı bir çalışma olarak dikkat çekti.

Toplantıya Çal Belediyesi adına Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Uğur Kuzu katıldı. Akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, üreticiler ve sektör paydaşlarının yer aldığı toplantıya, Çal Yöresi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin başkanı Hüdaverdi Akbeyik de yer aldı. Toplantıda Çalkarası üzümünün mevcut durumu, üretim yapısı, ekonomik potansiyeli ve geleceğe yönelik dönüşüm stratejileri tüm yönleriyle ele alındı.
“ÇALKARASI ÜZÜMÜ SADECE TARIM ÜRÜNÜ DEĞİL, STRATEJİK BİR DEĞER”
Toplantıda konuşan Çal Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Uğur Kuzu, Çalkarası üzümünün yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda Çal’ın kimliği ve ekonomik geleceği açısından stratejik bir değer taşıdığını vurguladı.
Kuzu, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Çalkarası üzümü bizim için sadece bağdan toplanan bir ürün değil. Bu toprakların emeği, kültürü ve geleceğidir. Biz artık şunu konuşuyoruz; bu üzümü nasıl daha fazla üretiriz değil, nasıl daha değerli hale getiririz. Katma değerli üretim, markalaşma ve sürdürülebilir tarım bizim için zorunluluk haline gelmiştir.”
HAM MADDEDEN KATMA DEĞERLİ ÜRÜNE GEÇİŞ HEDEFİ
Toplantının ana gündem maddesini, Çalkarası üzümünün sadece ham ürün olarak satılması yerine, işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi oluşturdu.
Mevcut durumda üzümden şarap, pekmez, sirke ve üzüm çekirdeği gibi geleneksel ürünler üretildiği belirtilirken, bu ürünlerin çeşitlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Erhan Uğur Kuzu, bu noktada şunları söyledi:
“Bizim en büyük eksikliğimiz ham maddeyi işleyip marka haline getirememek. Üzümü satıyoruz ama değerini satamıyoruz. Oysa aynı üzümden çok daha fazla ürün, çok daha yüksek gelir elde edilebilir. Kozmetik, gıda takviyesi, fonksiyonel gıda ve hatta turizm ayağıyla bu ürünün değeri katlanabilir.”
PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ VE GEKA İŞ BİRLİĞİYLE BİLİMSEL YAKLAŞIM
Toplantı kapsamında Pamukkale Üniversitesi ve GEKA tarafından yürütülen çalışma da detaylı şekilde paylaşıldı. Çalkarası üzümünün teknik analizleri, saha çalışmaları ve laboratuvar verileri masaya yatırıldı.
Yapılan bilimsel değerlendirmelerde üzümün;
- Yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduğu
- Fenolik bileşenler ve resveratrol açısından zengin olduğu
- Çekirdek yağının değerli yağ asitleri içerdiği
- Doğal yapısı itibarıyla katma değerli üretime uygun olduğu
ortaya konuldu.
“YAN ÜRÜNLER ARTIK ATIK DEĞİL, EKONOMİK DEĞERDİR”
Toplantıda özellikle üzümün kabuk, çekirdek ve posa gibi yan ürünlerinin ekonomik potansiyeline dikkat çekildi.
Erhan Uğur Kuzu bu konuda da net konuştu:
“Artık hiçbir şey atık değil. Üzümün çekirdeği, kabuğu, posası bile ekonomik bir değerdir. Biz bunu doğru yönetebilirsek sadece üzüm değil, üzümün her parçasından gelir elde edebiliriz. Bu bakış açısı değişmeden kalkınma olmaz.”
ÜRETİCİ PROFİLİ VE YAPISAL SORUNLAR GÜNDEMDE
Toplantıda sadece potansiyel değil, mevcut sorunlar da açık şekilde ortaya kondu. Özellikle üretici yaş ortalamasının yükselmesi, gençlerin tarımdan uzaklaşması ve veri altyapısının yetersizliği en önemli sorunlar arasında gösterildi.
Erhan Uğur Kuzu bu duruma dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“En büyük riskimiz üretim değil, üreticinin kaybolmasıdır. Gençler bağdan uzaklaşırsa, bu ürünün geleceğini sadece raporlarda konuşuruz. Bizim gençleri yeniden toprağa bağlamamız gerekiyor. Aksi halde en iyi projeler bile sahipsiz kalır.”
COĞRAFİ İŞARET VE AVRUPA HEDEFİ
2020 yılında “Denizli Çalkarası Üzümü” adıyla coğrafi işaret tescili alan ürünün, Avrupa Birliği tescili sürecinin devam ettiği de toplantıda hatırlatıldı.
Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte Çalkarası üzümünün uluslararası pazarda daha güçlü bir konuma ulaşmasının hedeflendiği belirtildi.
BAĞ TURİZMİ VE ÇAL BAĞ YOLU VURGUSU
Toplantıda ayrıca Çal’da gelişmekte olan bağ turizmi çalışmaları da gündeme geldi. “Çal Bağ Yolu” projesinin, sadece üretim değil aynı zamanda deneyim turizmi açısından da önemli bir fırsat olduğu ifade edildi.
Bölgeye gelen ziyaretçilerin üzüm üretimini yerinde görmesi, tadım ve kültürel deneyim yaşamasıyla birlikte ürünün marka değerinin artacağı değerlendirildi.
YOL HARİTASININ ANA BAŞLIKLARI BELİRLENDİ
Toplantı sonunda oluşturulan yol haritasında şu başlıklar öne çıktı:
- Örgütlü üretim ve tedarik zinciri oluşturulması
- Kalite ve izlenebilirlik sistemlerinin kurulması
- Katma değerli ürün çeşitliliğinin artırılması
- Yan ürünlerin ekonomiye kazandırılması
- Markalaşma ve uluslararası pazarlama stratejileri
- Genç üreticilerin tarıma kazandırılması
“BU SÜREÇ BİR TARIM PROJESİ DEĞİL, BİR KALKINMA HAMLESİDİR”
Erhan Uğur Kuzu, toplantının sonunda yaptığı değerlendirmede Çalkarası üzümü sürecinin sadece bir tarım projesi olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınma hamlesi olduğunu vurguladı:
“Bugün burada konuştuğumuz şey bir ürün değil, bir gelecek meselesidir. Eğer biz bu süreci doğru yönetirsek Çal sadece üzüm üretmez, aynı zamanda değer üretir. Ve bu değer Denizli’nin ekonomisine doğrudan yansır.”
Toplantı, Çalkarası üzümünün sadece tarımsal değil; ekonomik, bilimsel ve stratejik yönleriyle ele alındığı kapsamlı bir dönüşüm süreci olarak kayıtlara geçti.






