Dün Ankara Tandoğan Meydanı, sadece bir mitinge değil, bir direnişe, bir iradeye tanıklık etti. Meydanlar doldu, taştı. Bayraklar bir deniz gibi dalgalandı, sloganlar gökyüzünü yırttı. Pankartlar açıldı, eller yumruk oldu, gözlerde kararlılık vardı. CHP’nin tarihi meydanında halk bir kez daha “biz buradayız” dedi. Özgür Özel kürsüye çıktığında sesi meydanı aşarak adliye koridorlarına kadar ulaştı. “Bu parti sahipsiz değil” diyordu; ve herkes biliyordu ki 15 Eylül sadece bir mahkeme günü değil, bu ülkenin muhalefet tarihine yazılacak bir dönüm noktasıydı.
İstanbul’un kayyum gölgesi, CHP’nin yüreğinde bir fırtına kopardı; Gürsel Tekin’in, Kılıçdaroğlu’nun gölgesinde il binasına polis eşliğinde girmesi, Özgür Çelik’in onurlu direnişini kıramadı, aksine Özgür Özel’in liderliğini daha da kenetledi – Tekin’in “krizi çözeriz” sözleri, halkın gözünde bir vesayet oyunu olarak yankılanırken, Özel’in il binasını çalışma ofisine çevirmesi tabanın iradesini sokağa taşıdı. Bu kaosun ortasında, CHP’nin 21 Eylül 2025 için 900’den fazla delegeyle olağanüstü kurultay çağrısı, mahkeme salonlarının soğuk kararlarına karşı bir kale gibi yükseldi; bu hamle, delegelerin “biz buradayız” çığlığıyla Özel’in meşruiyetini tazeleyecek, kayyum tehditlerine meydan okuyarak partiyi halkın ellerinde yeniden inşa edecek bir umut ışığı yaktı.Bu umut ışığı, 15 Eylül 2025’te (Bugün) Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kurultay iptal davasındaki erteleme kararına rağmen, Tandoğan’ın coşkusuyla birleşip CHP’nin direnişini mahkeme salonlarında da sürdürecek.Mahkeme Öncesi Olasılıklar
15 Eylül Pazartesi günü (Bugün) Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, saat 10.00’de görülecek mahkeme, CHP’nin son iki kurultayını ve genel başkanlığı doğrudan etkileyecek. Önümüzde üç temel olasılık var:
1️⃣ Mahkeme süreci erteler:
Eksik evrak, usul tartışmaları veya görevsizlik kararıyla süreç ötelenebilir. Bu Türkiye’de sık rastlanan bir senaryodur. Böyle bir karar kısa vadede belirsizlik yaratır ama siyaseten Özgür Özel’in işine yarar. Yönetim fiilen devam eder, Özel’in eli rahatlar ve örgütü kenetlemeye devam eder.
2️⃣ Kısmi iptaller:
Mahkeme bazı delegelikleri, bazı oylama süreçlerini tartışmalı bulabilir. Bu durumda CHP yeni bir kurultaya gitmek zorunda kalabilir. Ama bu Özel için bir tehdit değildir; tam tersine ikinci bir zafer şansı olur. Delegeler bir kez karar verdi, ikinci kez de aynı iradeyi gösterecektir. Yeni kurultay, Özel’e daha güçlü, tartışmasız bir meşruiyet kazandırır.
3️⃣ Mutlak butlan:
En sert senaryo budur. Mahkeme, CHP’nin son iki kurultayını yok hükmünde sayar, yönetimden genel başkana kadar herkesin koltuğu tartışmalı hâle gelir. Kâğıt üstünde büyük bir depremdir. Ama siyaseten gerçek farklıdır: Bu karar, Özgür Özel’i düşürmez; tam tersine onu “haksızlığa uğramış lider” olarak milyonların gözünde öne çıkarır. O an meydanlarda yükselen alkış, adliye koridorlarında verilen karardan çok daha güçlü bir mesaj verir.
Tandoğan’da sadece Özgür Özel değil, bir halk direndi. O meydanda dalgalanan bayrakların gölgesinde, zincire vurulmuş özgürlüğün sesi vardı. Tutuklu belediye başkanları, demir parmaklıklar ardında bile umudu büyütüyordu; onların cesareti, halkın yumruklarında, sloganlarında yankılandı. İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, kayyum gölgesinde çelik gibi ayakta dururken, haksızlığa karşı bir kale gibi yükseldi.
Yerel seçimler öncesi ilk değişim rüzgarı Denizli'den esmiş, ilk değişim ateşi Denizli'den yakılmıştı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, değişim ateşini Tandoğan’a taşıdı. Muhtemelen mahkemede de Özel'in yanında olacaktır.
Tandoğan’da yükselen ses, bir partinin değil bir halkın sesiydi. Ve o ses şunu haykırıyordu:
Tıpkı Ahmed Arif'in Anadolu şiirinde dediği gibi:
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun?
Bugün mahkemeden hangi karar çıkarsa çıksın, gençlerin attığı slogan gibi:
“Özgürüz, ekremiz, çeliğiz, geleceğiz!”
Umut milletimizde.
Milletimiz kazanacak!






