Çiftçilikten ve çiftçiden şikayet etmeyen var mı?
Kırsala gidip herhangi bir kahvehaneye oturup çiftçiyi dinlediğinizde en çok ve ilk olarak şikayet ettikleri şeyin artan maliyetleri olduğu konusudur..
“İlaçlar, gübreler, mazot şu kadar arttı benim ürünüm bu kadar..maliyetini bile kurtarmıyor nasıl geçinelim?”
“süt fiyatı çok arttı diyorlar da benim hayvana verdiğim yemin artışını düşünen yok”
Oysa çiftçilik bir meslek! Ve her meslekte olduğu gibi yapılan iş kaynaklı sağlık sorunları, artarak devam eden ve çözüm bekleyen sosyo-ekonomik sorunlar, aile veya çevre ile yaşanan iletişim güçlüğü,..de görülüyor. Çünkü çiftçi de bir insan!
Tembellikle, örgütlenmemekle, üretmemekle..eğitimsizliğiyle ,cehaletiyle, algıda seçiciliğiyle, şark kurnazlığıyla,..daha içgüdüsel davranışları ile eleştirilen çiftçinin insan olmaklığı ile ilgilenen biri/birileri var.. Gelin biraz size onlardan bahsedeyim;
Ohio Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren ve Amasya Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olan, Klinik Psikolog ve Çiftçi/Kırsal Psikoloğu Edip Şevki Keskiner. Yüksek lisans tezinden alıntılar yapacağım ancak burada bir parantez açmam gerekiyor.
Edip Şevki Hocamız da bir çiftçi çocuğu ve çiftçilik yapıyor. 23 Mayıs tarihinde saat 10:00 ‘da zoom üzerinden yapılan toplantı ile Türkiye LEADER'in öncülüğünde
“Yerel Kalkınmanın Ana Paydaşı Kırsal Alan Sakinlerini Çiftçi /Kırsal Psikoloğu ile Konuşuyoruz” başlıklı sunum gerçekleşti. Edip Şevki Keskiner, çiftçi olmaklığından dolayı bu konuda ki hassasiyeti ile Adana, Amasya, Edirne..gibi pekçok ilde binden fazla çiftçi ile kurdukları temasların sonucunda tezini oluşturduğu ifade etti. Ve şunu da ekledi ülkemizde ne yazık ki yapılan çiftçi özelinde çalışma yok.. Tezinde de belirttiği gibi kaynaklar hep yurt dışında gerçekleşen akademik verilerden.
(LEADER” kelimesi, Fransızca “Liason Entre Actions pour le Developpement de l’Economie Rurale” sözcüklerinin baş harflerinden oluşmaktadır. İngilizce’de “Links Between Actions for the Development of the Rural Economy”; Türkçe’de “Kırsal Ekonominin Kalkındırılması İçin Faaliyetler Arasındaki Bağlantılar” anlamına gelmektedir. https://ipard.tarimorman.gov.tr/LeaderTr)
Edip Şevki Keskiner, Fatih Sultan Mehmet Vakf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Psikoloji Ana Bilim Dalı Klinik Psikoloji Programı'nda Çiftçi Örnekleminde Psikolojik Sağlık Taraması ve Etkili Stresörlerin Belirlenmesi (2023-İstanbul) adıyla yazdığı tezinde;
“Çiftçilerin psikolojik sağlığını etkileyen en önemli dört unsur sırasıyla tarım ilaçlarına maruz kalmak, finansal problemler, iklim ve kuraklık ile sağlık sorunlarıdır. (Daghagh Yazd ve ark., 2019). Pestisite maruz kalmak haricindeki unsurlar bu çalışmada çiftçi stresi başlığı altında incelenmiştir.”
Diyerek konunun çiftçinin ruhsal yapısında oluşan değişimlerine sebep olan faktörleri sıralamakla başlamıştır. Ve yine çok önemli bir konuya aynı paragrafta ışık tutmuştur ;
“Tarım ilaçları ya da pestisitler, böcek, bitki, mantar gibi canlı türlerini öldürmek için kullanılan ürünlere verilen isimdir. Tarım ilaçlarının insan vücuduna en önemli giriş yolu deridir. Organoklorin, karbamat ve organofosfat ürünleri insan için zehirli olarak kabul edilmekle birlikte akut zehirlenmeler dışında tarım ilaçları ve sağlık sorunları arasında neden sonuç ilişkileri henüz kurulabilmiş değildir (Donham ve Thelin, 2016). Tarım ilaçlarına maruz kalan kişilerde yaygın görülen sağlık sorunları arasında kanser, diyabet, Parkinson, depresyon, anksiyete ve nörodavranışsal problemler bulunmaktadır. (Betarbet ve ark., 2000; Conti ve ark., 2018; Donham ve Thelin, 2016; Harrison ve Mackenzie Ross, 2016; Jamal, 2002; Koh ve ark., 2017; Mackenzie Ross ve ark., 2010; Malekirad ve ark., 2013; Mwabulambo ve ark., 2018; Povey ve ark., 2014; Serrano-Medina ve ark., 2019; Sturm ve ark., 2022; Zhang ve ark., 2016).”
Burada şunu açıklamak faydalı olacaktır; kullandığımız tarım ilaçları üzerinde yer alan uyarılar kısmında bazı ilaçlar özelinde geçici(!) ruhsal değişime sebep olabilir yazar. Ve yine:
“Yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu çiftçilerin
psikolojik bozukluk yaşama oranının genel popülasyondan daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşmıştır (Bazo-Alvarez ve ark., 2022; Daghagh Yazd ve ark., 2019; M. Elliott ve ark., 1995; Sanne, 2004; Torske ve ark., 2016)”
İfadesi doğrudur. Zira kırsalın kendi lisanı ve yaşam biçimi, zorlu koşullar, akrabalık ilişkileri kaynaklı ve dar etkiletişim ile iletişimden doğan ciddi bir psikolojik harp gözlemlemektedir. Örneğin bahçeleri bitişik iki çiftçi ailenin
“senin tavuğun benim bahçeme giriyor” diye başlayan tartışması veya “senin köpeğin benim köpeğime saldırdı, ben de vurdum…” diye çıkan kavga ya da “sen benim bağımı kırmışsın..ben de senin bir sıranı sürdüm” sürtüşmesi cinayete kadar gidebiliyor. Bu tahammülsüzlük, hoşgörüsüzlük çok anlaşılır gibi değil diye düşünebilirsiniz.. Oysa bu kırsalın gerçeği.
“Çiftçileri etkileyen en etkili stresörün hangisi olduğu incelendiğinde iki tema göze çarpmaktadır: Kontrol edilemezlik ve ekonomi.”
Biz çiftçiler gerek hava olayları, gerek üretim sezonu boyunca çalışma saatinin değişlenliği, gerek iklim değişikliği, gerek üretilecek ürünün fiyat belirsizliği, gerek beslenecek hayvanda görülecek hastalık ve zararlı ile mücadelede yetersiz bilgi ve beceri, gerek sağlık ve eğitim hizmetine ulaşım güçlüğü, gerek topografya kaynaklı gerekse yaşam standartlarında ki gerileme, her zaman konforun sağlanamadığı pekçok durumla baş etme ve yaşamak zorundayız.. Kontrolcü, kaygılı, asabi, sabırsız.. olmaklığımız boşa değildir. Gelin bir de yapılan çalışmada ki litreye göz atalım ;
“Çiftçilerin sahip oldukları sorumluluklar ve görevler oldukça çeşitli olup iş durumunu önceden kestirmeleri mümkün olmayabilir (Kallioniemi ve ark., 2016). Uzun çalışma saatlerinde (Olowogbon ve ark., 2019) aşırı ve ağır bir iş yükünün (Bin ve ark., 2008; Kallioniemi ve ark., 2008; Liang ve ark., 2022) altına giren çiftçiler, belirli dönemlerde zaman baskısına (Alpass ve ark., 2004) uğrarlar. Tarım işletmesini sürekli takip etmeleri ve teyakkuz halinde olmaları gerekebilen çiftçilerin uykuları
dahi hafifleyebilir (Proctor ve Hopkins, 2023)
Çiftçilerin genel olarak tatile gitme imkanları kısıtlıdır ve kimi dönemlerde hiç boş zamanları olmayabilir. Çalışma koşulları gereği, iş ve iş dışı yaşam dengesini korumakta güçlük çekebilirler (Liang ve ark., 2022; Proctor ve Hopkins, 2023).
Kişinin eşi ile işletmede alınacak ekonomik kararlar üzerine tartışması bu durumun bir stresöre dönüşmesine örnek olarak verilebilir (Liang ve ark., 2022). Ayrıca iş gücü ihtiyacını aile bireylerinden karşılayan tarım işletmelerinde, işletmeler aile yapısındaki değişimlerden hızlıca etkilenmektedir (Henning-Smith ve ark., 2022).
.. aile işletmesinin bir parçası olan çiftçiler nesillerin öncelik
ve bakış açılarının farklılaşması, tarım işletmesinin nasıl yönetileceği yönünde ayrı görüşlerin çatışmaya girmesi gibi stres kaynaklarına sahiptir (Donham ve Thelin, 2016; Henning-Smith ve ark., 2022).
Yoğun ve uzun çalışma saatleri, çiftçilerin aileleriyle yeteri düzeyde zaman geçirmelerini engelleyebilmektedir (Proctor ve Hopkins, 2023)
Çiftçilerin yakındığı bir konu da gündelik yaşamlarını dahi etkileyen düzenleme ve müdahaleleri yapma yetkisine sahip karar mercileriyle aralarında hiçbir bağlarının olmayışı, karar verme süreçlerinde etkin bir taraf olamayışlarıdır (Proctor ve Hopkins, 2023).
Çiftçiler, kanun ve politikalardaki değişikler (Donham ve Thelin, 2016) ile bu değişikliklere ayak uydurabilmek (Brennan ve ark., 2022) konusunda zorluk yaşayabilmektedir. Ayrıca kendilerinden resmi olarak talep edilen formları anlamakta zorlanabilmekte, kayıt tutma ve belge işlerini hallederken güçlük çekebilmektedirler (Raine, 1999; Sihag, 2018; Simkin ve ark., 1998).
.. işgücüne ulaşma konusunda güçlük çekebilmekte (Brennan ve ark., 2022; Olowogbon ve ark., 2019; Proctor ve Hopkins, 2023) nitelikli eleman bulmakta zorlanabilmektedir (Bin ve ark., 2008).
Genellikle kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan çiftçiler, sigorta (sosyal güvence) kaynaklı (Proctor ve Hopkins, 2023) stres yaşayabilmektedir.
İş sağlığı ve güvenliği açısından bakıldığında çiftçilik, mesleğe bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu mesleklerden biridir. Bu risklere sağlık hizmetine erişim imkanlarındaki kısıtlılık da eklendiğinde sağlık konusu çiftçiler için büyük bir stres kaynağına dönüşmektedir (Daghagh Yazd ve ark., 2019; Donham ve Thelin, 2016).
Çiftçiler, yaptıkları işin doğası gereği genellikle kırsalda yaşamak durumunda kalmakta ve bu zorunluluğu bir stresör olarak belirtmektedir (Proctor ve Hopkins, 2023). Yalnızlık ve izolasyon (Fennell ve ark., 2016; Kallioniemi ve ark., 2016; Liang ve ark., 2022; Raine, 1999), kırsalda yaşamakla bağlantılı ve çiftçilerin baş etmeye çalıştığı zorluklardır.
Nijerya’da yapılan bir çalışmada, ülke çiftçilerinin çoğunlukla köylerde yaşamaları ve sosyoekonomik düzeylerinin düşük olması nedeniyle küçük görüldüğü ifade edilmiştir (Olowogbon ve ark., 2019).
ABD’de yapılan bir çalışmada ise kamudan tarım desteği almaları nedeniyle genel popülasyonun çiftçileri aşağı gördüğü belirtilmiştir. Çiftçiler ayrıca saatlik ücretlerinin düşük olması nedeniyle yeterli değeri görmediklerini düşünmektedirler (Liang ve ark., 2022).
Doktorların çiftçilik işinin doğasını anlamadığını ve bu sebeple çiftçilikle uyumlu olmayan yaklaşımlara sahip
olduğunu belirten çiftçiler, doktorların kendilerine işlerini bir süreliğine tamamen bırakmaları gerektiğini tavsiye edebildiğini fakat bunun çiftçilik mesleğinde
mümkün olmadığını ifade etmektedir (Proctor ve Hopkins, 2023).
Hava durumunun ve kurt, domuz gibi yabani hayvanların
stres kaynağı olabileceğini belirten çiftçiler, kuraklık üzerinde özellikle durmuşlardır (Alpass ve ark., 2004; Flykt ve ark., 2022; Sihag, 2018; Zahl-Thanem ve ark., 2020)
Çiftçiler tarım işletmelerinde gerçekleşen makine ve
ekipmanların çalınması, hayvanların zarar görmesi gibi suçların (Smith, 2020) ve genel güvenlik koşullarının (Brennan ve ark., 2022) kendileri için birer stres kaynağı
olabileceğini ifade etmektedir.
Yetersiz ulaşım altyapısı (Olowogbon ve
ark., 2019) ve toplumun genelinde çiftçiliğin erkeklere özgü bir meslek olarak algılaması sonucu insanların kadın çiftçilere olumsuz şekilde yaklaşması (Henning-
Smith ve ark., 2022).”
Defalarca kendi köşemde yazdığım konuların altını bir kez daha bu fırsattan istifade çizmem gerekliyse nüfus yok ve yaşlı BAHANESİ ile ulaşım yok! Eğitim taşımalı! Sağlık hizmeti haftada bir gün 2 saatle sınırlı…İlçe merkezindeki hastane branşları yetersiz! Tiyatro, sinema,..panel gibi kültür, sanat ve en önemlisi sporsal faaliyetlerden yoksun! Yani çiftçi Tanrı'ya emanet!
Peki, aile ferdinin vefatı sebebiyle süren uzun yas süreci nasıl etkiliyor dersiniz? Bu da bir stres faktörüdür!
Ya kazalar? 1 Mayıs 2023’de yaşadığımız traktör kazasının izlerini halen taşıyan biri olarak Sayın Keskiner'in tezinde aktardığı noktaya dikkatinizi çekmek isterim;
“Stresin bir başka sonucu da iş kazalarıdır (Elkind, 2008). Yüksek seviyede stres deneyimleyen çiftçilerin orta ve düşük seviyede stres deneyimleyen çiftçilerle karşılaştırıldığı bir çalışmada yüksek seviyede stresin iş kazası geçirme riskini 1,7 kat artırdığı görülmüştür. Yüksek stres düzeyi, artan iş yükü ve izolasyon faktörleriyle birleştiğinde bu oran 3,3 kata ulaşmaktadır (Thu ve ark., 1997). Bir başka çalışmada depresyonu olan veya yüksek stres düzeylerine sahip çiftçilerin depresyonu veya yüksek stres düzeyi olmayan çiftçilerden 1,86 kat daha fazla iş kazası geçirme riskine sahip olduğu belirlenmiştir (Jadhav ve ark., 2015).
Yüksek düzeyde stres, çiftçilerin eşleri ve aileleriyle arasındaki ilişkilere zarar verebilmekte, aile içinde gerginliklere ve çatışmalara neden olabilmektedir (Sprung, 2022; Vins ve ark., 2015). Stres, eş ve aile ile sıkıntılar üretebilmesinin ötesinde kişinin tüm sosyal bağlarını yitirmesine sebebiyet verebilmektedir (Vins ve ark., 2015).”
Burada bir parantez daha açıp kaza sonrası babamın tedavi sürecini üstlenen ve her daim çiftçiliğe devam etmesi noktasında destekçisi olan, psikolojik olarak da stabil kalmasında büyük katkısı olan Nöroloji Uzmanı Sayın Prof. Dr. Okan BÖLÜKBAŞI hocamıza sonsuz teşekkür ediyorum/ ediyoruz.
Çiftçilerden yakınırken bir kez daha düşünmenizi istiyorum… Kırsalda da yaşayan, aktif çiftçilik yapan biri olarak Edip Şevki Keskiner gibi kırsal ve çiftçinin sorunlarını gözlemleyen, çözüm üreten, üretme çabasıyla sahada ne yapabilirim dahq fazla diye çırpınan hatta ilk adım olarak Ortaköy Kütüphanesi’yle yola çıkan biri olarak kendisini tebrik ediyorum ve çalışmalarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Malum Ortaköy Kütüphane sadece bir kitap değişimi değil sosyal sorumluluk projesi kapsamında karşılıklı etkileşim ve de kırsalın değişimi misyonu ile yola çıktı.. Bu bağlamda çeşitli üniversitelerin toplum ve sağlık alanımda öğretim üyeleri, stk, hukukçuların desteğini almaktadır. Yerel halkın imece ile kurduğu ve sahip çıktığı Ortaköy Kütüphane kırsalın makus talihini kırmayı amaçlar. Çıkar ve kar amacı yoktur!
LEADER ve LEADER Topluluğu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, AB LEADER Uzmanı ve İstanbul Topkapı Üniversitesi İİSBF’de Dr. Öğr. Üyesi Orhan Polat'ın çalışmalarından alıntılar yapacağım yazımda görüşmek dileğiyle..
n. aydemir 24 Mayıs 2024-Denizli ([email protected]




