KADRİYE SÖZERİ
Kırkpınar Er Meydanından Denizlili büyük bir Usta geçti. 1982, 1983, 1984 yıllarında Kırkpınar’ın efsane ismi Hüseyin Çokal 3 yıl üst üste başpehlivan olarak altın kemer almaya hak kazandı. Altın Kemer aldıktan sonra güreşi bırakan Çokal’ı yıllar sonra Devlet hatırladı. Geç de olsa, “Devlet Sporcusu” unvanı verildi. Çokal, bu unvan karşısında mutlu olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti. Çokal’a ikinci müjde ise Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan geldi. Başkan Gürkan, Hüseyin Çokal’ın heykelinin Tarihi Kırkpınar alanına dikileceğini söyledi. Çokal, yeni aldığı bu haberle daha da çok mutlu oldu ve Başkan, Gürkan'a teşekkür etti. Çokal, yeni nesil sporculara, başarılı olmak için, “Her şeyden önce ahlaklı olun, çok çalışın ve asla vazgeçmeyin” dedi
DEVLET SPORCUSU OLDU, KIRKPINAR MEYDANINA HEYKELİ DİKİLECEK
Ne yiğitler geldi geçti Kırkpınar er meydanından. Denizlili Hüseyin Çokal, 1982 yılında geldiği Kırkpınar’da başpehlivan oldu. Çokal Kırkpınar’da bir tarih yazacağını biliyordu o yıl,1983 ve 1984 yıllarında devam etti başpehlivanlık yarışlarına büyük Usta… 1984 yılında altın kemerle döndü memleketi Denizli’ye, Denizliler bağrına bastı Büyük Usta Hüseyin Çoka’ı. Efendiliğinden ve mütevaziliğinden hiç taviz vermedi Çokal, 1985 yılında kolu kırıldı Usta’nın, ardında da ameliyat oldu. Aynı yıl Atatürk Stadında jübilesini yaptı altın kemerli Dev Adam. Daha sonra güreşe de küstü, spora da. Ancak nerede bir güreş olsa orada Çakal’ı gördü Denizliler ve tüm Türkiye. Yıl 2019 ve Devlet yeni hatırladı Büyük Usta’yı, çok geç kalınsa da, hakkı olan “Devlet Sporcusu” unvanını verdi. Çokal’a ikinci müjde ise Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan geldi. Başkan Gürkan, Hüseyin Çokal’ın heykelinin Tarihi Kırkpınar alanına dikileceğini söyledi. Çokal, her zamanki mütevaziliği ile, “Emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. İnsanlar sağken onurlandırılmalı dedi Büyük Usta kendisini yetiştiren ustalarını da unutmadı. Bayram Şit ve Hasan Güngör’ün yan yana heykellerinin yapılmasını istedi.
DÜĞÜNLERDE GÜREŞTİ
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin Altın Kemerli ismi Hüseyin Çokal 1950 Yılında, Denizli’nin Kale İlçesinde doğdu. Çocukluk yaşlarda güreşe ilgi duyan Çokal, ilk kez düğünlerde güreşmeye başladı. 1970 Yılında minder güreşine başladı. Zamanın Denizli Gençlik Spor İl Müdürü Yakup Ünel’in desteği ile Denizli’ye geldi. 1971 Yılında Hasan Güngör ve Bayram Şit’le çalışmaya başlayan Çokal aynı yıl ağır sıklette Türkiye şampiyonu oldu. Hasan Güngör ve Bayram Şit’in çok büyük desteğini gören Çokal 1974 Yılında Ankara M.T.A Spor Kulübüne transfer oldu. 1976 yılında TOFAŞ Spor kulübüne geçti ancak, 1977 yılında tekrar Ankara M.T.A Spor kulübüne döndü ve ağır sıklette kulüplerarası Avrupa Şampiyonu oldu. 1979 yılında da Akdeniz Oyunları şampiyonluğunu kazanan Çokal, 1981 yılında minder güreşini bıraktı.
KÜNDE OYUNLARINDA ÇOK BAŞARILIYDI
Çamelili Başpehlivan Hasan Şahin’in teşvikiyle yağlı güreş ile ilgilenmeye başlayan Çokal, Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde ilk derecesini 1981 yılında, Başaltı Boyunda birincilik kürsüsüne çıkarak kazandı. 1982 yılından itibaren Başpehlivan Boyunda güreşmeye başlayan Çokal, 1982, 1983 ve 1984 yıllarında üst üstte Başpehlivan Boyunda birincilik kürsüsüne çıkarak Altın Kemer’in sahibi oldu. Spor ahlakı, centilmenliği, efendiliği, güvenli tavrı ile güreş severler arasında çok sevilen ve beğenilen bir Başpehlivan olan büyük Usta en çok da, künde oyunlarıyla tanındı.
ALTIN KEMER TAKILDIĞINDA KAYBETTİĞİ BABASINI DÜŞÜNDÜ
Altın Kemer aldığını 12 yaşında kaybettiği babasının görmesini çok istediğini söyleyen Çokal, “Çocuk yaşta kaybettiğim babamın bu başarımı görmesini çok isterdim. Kemerim ilk takıldığında çok duygusallaştım. O anda babam geldi aklıma, keşke şu an yanımda olsaydı, başarımı görseydi diye düşündüm” dedi.
1985 yılında önce kolu kırıldı Çokal’ın, ardından da ameliyat oldu. Çokal, 1985 Yılında, Atatürk Stadında yaptığı müthiş bir finalle veda etti çok sevdiği güreşe...
ASLA VAZGEÇMEYİN
Yeni nesil sporculara önce ahlaklı olmayı öneren Çokal, başarılı olmak için çok çalışmak gerektiğini söyledi. Başarının başka bir yolunun da, çıkılan yoldan asla vazgeçmemek olduğunu belirten Çokal, “Başpehlivan katagorisinde güreşmek için arkadaşlarla Kırkpınar yoluna çıktık. Ben yolda giderken biraz keyifsizdim. Kırkpınar’da başpehlivan olarak güreşmeyi göze alamadım. Birden arkadaşlara, beni burada indin be geri döneceğim dedim. Zaten bir tek antremanla yola çıkmıştım. İndim arabadan, arkadaşlar beni zorla arabaya geri bindirdiler. Sen mutlaka kazanırsın diyerek beni ikna ettiler. Gittik, Kırkpınar’a kazandım ve 1981 yılında ilk başpehlivan unvanını aldım. O gün vazgeçip dönseydim, şu an altın kemer unvanına sahip biri olmayacaktım. Sporcularımıza kararlı olmalarını ve çıktıkları yoldan asla geri dönmemelerini tavsiye ederim” diye konuştu.
KEMERİMİ BANKADA SAKLADIM
Çokal,”İlk sene aldığım başpehlivanlıktan sonra, bu başarı beni daha da çok kamçıladı ve altın kemeri almayı hedefledim. Üç kez üst üste aldığım başarıdan sonra, altın kemer hedefime ulaştım. Bu kemer benim için çok değerli oldu. Denilimizin adını duyurmak benim için çok büyük onurdu. Bu kemeri bankada sakladım hep, Denizlim için, çocuklarım için aldığım bu kemeri hayatımın sonuna kadarda hep bankada saklayacağım” dedi.
DENİZLİLİ MİLLETVEKİLLERİNİN EMEĞİYLE OLDU
Çokal, “Denizlili Milletvekillerinin emeğiyle de en son bana verilen ‘Devlet Sporcusu’ ödülü de benim için çok büyük onur oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Böyle unvanlar sağken verilmeli, sporculara sahip çıkılmalı. Ben Türk güreşine emeği geçen Bayram Şit, Hasan Güngör’ün heykelleri dikilmeli” şeklinde konuştu.
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan'ın da, Hüseyin Çokal Usta'nın güzel bir heykelini Çınar Meydana dikeceğini düşünüyoruz. Denizli'yi yıllarca her yerde temsil eden Çokal'ın heykelinin Çınar Meydanına çok yakışacağı kesindir.
Kendisi de profesyonel Judocu olan, Çokal’ın damadı İsmail Murat Aydoğmuş, kayınpederi Hüseyin Çokal için, “Büyük Usta, Hüseyin Çokal ile her zaman gurur duydum. Denizlimin, bizim ve çocuklarımın onur ve gurur kaynağıdır. En güzel yıllarında güreş bıraktı. Aslında Tük güreşinin kendisinden daha öğrenecek çok şeyi var. Allah kendisine uzun ömürler versin” dedi.




