Cumhuriyetimizin 96. Yılını bütün yurtta coşkuyla kutladık. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve kahraman silah arkadaşları Türk Milleti ile el ele omuz omuza sırt sırta vermiş olduğu istiklal mücadelesinin ardından Cumhuriyet ilan edilmişti. Cumhuriyetin kazanımlarının tam olarak ortaya konulabilmesi için devrimler yapılmış ve halk tarafından özümsenmişti. Cumhuriyetin ilk on yılında öyle bir kalkınma modeli ortaya konmuştu ki, dünyada eşi ve benzeri yoktu. Atatürk tarımdan sanayiye, eğitimden bilime, sanattan kültüre her sahada çağdaş uygarlık yolunda milleti şahlandıran bir lider olarak tarih sayfalarında yerini almıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş uygarlık yolunda dünya ile at başı yarışabilmesi için Atatürk Devrimleri'nin en önemlisi hayata geçirilmesi gerekiyordu. Bu bağlamda Atatürk Türk kadınına hak ettiği değeri vermek için cumhuriyetin ilk yıllarında seçme ve seçilme hakkını verdi. Uygar batı dediğimiz ülkeler bizden çoook sonra kadınlarına bu hakkı vermiştir.
Aydınlık yarınlar için cumhuriyetin ilk yıllarında Türk kadınının okuması ve meslek sahibi olması gerekiyordu. Okuma seferberlikleri, okulların açılması, üniversitelerin kurulması vs bir çok gelişmeler yaşandı. Bunlar hepimizin bilgisi dahilindedir.
Gelelim günümüze. Dün bir çok kanalda cumhuriyetin kazanımlarının konuşulduğu TV programları yapıldı. Özellikle CNN ve Habertürk adlı iki kanalı ara ara geçiş yaparak seyrettim. Her iki kanalda açık oturumlarda katılımcılar "Cumhuriyet Kadını nasıl olmalı?" Konusunda fikirlerini sundular. Siyasiler kendi politik görüşlerine göre Cumhuriyet Kadını'nın hangi özelliklere sahip olmasını ortaya koyması gerekirken karşındaki diğer siyasi partilerini geçmişte bu konuda yaptıklarını ya da yapmadıklarını eleştirmekten öteye gidemediler, maalesef iktidarı muhalefeti. Hele hele ağız dalaşına girmeleri...
Ayrıca bilim insanları da davet edilmiş, Ersan Şen hocamızın konuya bilimsel açıdan bir kaç söz söylemesine bile fırsat verilmeden bir siyasetçi müdahale ederek "Siz hangi siyasi parti adına konuşuyor sunuz?" gibi sığ bir düşünceyle meseleye yaklaşmasına gülüp geçtim. Fakat kadınlarımız ve milletim adına da üzüldüm.
21. Yüzyıl Türkiye Cumhuriyeti'nde Cumhuriyet Kadını konulu iki programda da 12 adet konuşmacıların tamamı kadın olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Tabii ki tamamı erkek idi. Program yapımcıları katılımcılara konu başlıklarını bildirdiklerini düşünüyorum. Bunu düşünen yapımcılar nedense Cumhuriyet Kadın'ının problemlerinin konuşulduğu bir programa bir Cumhuriyet Kadınını! davet etmeyi iki program yapımcısı da akıl edememiş!
Program esnasında bunu eleştiren bir tweet attım. Program sonunda CNN'de Ahmet Hakan bu konudaki eleştirileri sosyal medyada görüp özür mahiyetinde bir konuşma yaptı.
Atatürk sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik çalkantılar, darbeler ve muhtıralar, hukuksuzluklar ve insan hakları ihlalleri(baş örtüsü ile üniversitelere girememe) gibi bir çok sebep yüzünden Atatürk’ün genel hatlarını çizdiği Cumhuriyet Kadını yetiştirmede maalesef sınıfta kaldığımızı ifade etmek zorundayım. Yapılan bilimsel araştırmalar da bu tezimi doğrulamaktadır. Ayrıca günümüzde kadına tacizlerinin, şiddetlerin ve cinayetlerin arttığı bir dönemi yine maalesef üzülerek yaşıyoruz. Bu bile tek başına delil olarak yeterdir. Unutulmamalıdır ki bu suçları işleyen erkekleri de bir kadın olarak anneler yetiştirdi.
Tv programları ile bu gibi önemli konulara çözüm getirilemediği gibi, havanda su dövmekten de ileri gidemez. Köklü çalışmalar yapmak için konuya siyasi yaklaşımlardan ziyade bilimsel olarak yaklaşmak gerekir.
Tv programlarında olduğu gibi bu kısa yazımızla da Cumhuriyet Kadınının sadece problemlerini ortaya koyar, fakat çözüm yollarını da üretemeyiz. Bu konuda bilim insanlarının katılımıyla devlet kurumlarının desteğiyle paneller, seminerler ve çalıştaylar düzenlenmeli, planlamalar yapılmalı ve hayata geçirilmelidir.
Gelin kısaca Cumhuriyet Kadınının vasıflarına bakalım:
iyi bir eğitimle meslek sahibi olmalı,
Ekonomik bağımsızlığı olmalı,
Çağdaş olmalı,
fikirlerini ifade edebilecek medeni cesareti olmalı,
Milli ve manevi değerlerine sahip çıkmalı,
Ötekileşmemiş ötekileştirmeyen olmalı,
Herkesi konumunda kabul eden,
Evrensel normlarda insani değerlere sahip olmalı,
Kılık kıyafetiyle ötekileşmemiş bireyler olmalı,
Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkmalı... uzar gider.
Unutulmaması gereken en önemli husus Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar yapacak olan Türk Gençliği'ni yetiştirecek olanlar ancak ve ancak Cumhuriyet Kadınlarıdır. Kutsal olan bu vazifelerini yerine getiren ve getirmeye çaba sarf eden tüm Cumhuriyet Kadınlarını kutluyorum.




