Denizli, bir kadın cinayetiyle daha sarsıldı. Boşandığı eski eşi tarafından sokak ortasında vahşice katledilen Hatice Ünlü’nün ölümü, sadece bir kadının hayatını değil, toplumun vicdanını da paramparça etti. Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, cinayete sert tepki gösterdi: “Bu, cezasızlık politikasının doğrudan sonucudur. Devletin sorumluluğu açıktır.”
Vahşet herkesin gözü önünde yaşandı
Dört yıl önce boşandığı eşi tarafından sokak ortasında boğazı kesilerek öldürülen Hatice Ünlü, kadınların yaşam hakkının ne kadar korunaksız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Baro binası önünde toplanarak katliama karşı isyanını dile getirdi.
“Bu bir cinayet değil, sistemin çöküşüdür”
Açıklamayı Denizli Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Büşra Tıkıroğlu okudu. Sözlerinde yalnızca bir kadının ölümüne değil, bir sistemin sessizliğine de işaret etti:“Hatice Ünlü’nün öldürülmesi, kadınlara reva görülen sistematik şiddetin, duyulmayan çığlıkların ve faillerin ödüllendirildiği cezasızlık düzeninin kanlı sonucudur.”Adalet yoksa cesaret faile geçiyor
Komisyonun açıklamasında yer alan ifadeler, adeta bir çığlıktı:“Bu ülkede kadınlar öldürülmeden önce defalarca yardım istiyor, ama duyan yok.”“Uzaklaştırma kararları kağıt üstünde kalıyor; koruma mekanizmaları işlevsiz.”“Failler çoğu zaman ya indirimli cezalarla kurtuluyor ya da hiç ceza almadan aramızda dolaşıyor.”Devlete açık mesaj: İstanbul Sözleşmesi yaşatır!
Baro, devletin kadınları korumakla yükümlü olduğunu bir kez daha hatırlattı. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin nelere mal olduğu da vurgulandı:“Sözleşmenin 18. maddesi, mağdurlar için etkin ve koordineli politikalar uygulanmasını zorunlu kılar. Bu sorumluluğu yerine getirmeyen devlet, kadınların yaşam hakkını ihlal etmiş olur.”“Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok”
Baro’nun mesajı netti: Artık kadınlar yaşamak için savaşmak zorunda kalmak istemiyor.“Hiçbir gerekçe, hiçbir bahaneyle kadın cinayetleri meşrulaştırılamaz. Hatice Ünlü’nün ve katledilen tüm kadınların hesabını sormak için buradayız. Bu vahşetin karşısında susmayacağız, geri adım atmayacağız.”
Vahşet herkesin gözü önünde yaşandıDört yıl önce boşandığı eşi tarafından sokak ortasında boğazı kesilerek öldürülen Hatice Ünlü, kadınların yaşam hakkının ne kadar korunaksız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Baro binası önünde toplanarak katliama karşı isyanını dile getirdi.
“Bu bir cinayet değil, sistemin çöküşüdür”Açıklamayı Denizli Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Büşra Tıkıroğlu okudu. Sözlerinde yalnızca bir kadının ölümüne değil, bir sistemin sessizliğine de işaret etti:“Hatice Ünlü’nün öldürülmesi, kadınlara reva görülen sistematik şiddetin, duyulmayan çığlıkların ve faillerin ödüllendirildiği cezasızlık düzeninin kanlı sonucudur.”Adalet yoksa cesaret faile geçiyor
Komisyonun açıklamasında yer alan ifadeler, adeta bir çığlıktı:“Bu ülkede kadınlar öldürülmeden önce defalarca yardım istiyor, ama duyan yok.”“Uzaklaştırma kararları kağıt üstünde kalıyor; koruma mekanizmaları işlevsiz.”“Failler çoğu zaman ya indirimli cezalarla kurtuluyor ya da hiç ceza almadan aramızda dolaşıyor.”Devlete açık mesaj: İstanbul Sözleşmesi yaşatır!
Baro, devletin kadınları korumakla yükümlü olduğunu bir kez daha hatırlattı. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin nelere mal olduğu da vurgulandı:“Sözleşmenin 18. maddesi, mağdurlar için etkin ve koordineli politikalar uygulanmasını zorunlu kılar. Bu sorumluluğu yerine getirmeyen devlet, kadınların yaşam hakkını ihlal etmiş olur.”“Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok”
Baro’nun mesajı netti: Artık kadınlar yaşamak için savaşmak zorunda kalmak istemiyor.“Hiçbir gerekçe, hiçbir bahaneyle kadın cinayetleri meşrulaştırılamaz. Hatice Ünlü’nün ve katledilen tüm kadınların hesabını sormak için buradayız. Bu vahşetin karşısında susmayacağız, geri adım atmayacağız.”




