Doktor, hemşire ve yardımcı sağlık hizmeti personeli yurt genelinde iş bırakma eylemi yaptı. Denizli'de Pamukkale Üniversitesi önünde bir araya gelen doktor, hemşire ve yardımcı sağlık hizmeti personeli, Genel Sağlık-İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu'nun önderliğinde bir eylem gerçekleştirdi. 
Genel Sağlık-İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu, yaptığı basın açıklamasında, siyasi iktidarın 21 yıldır kamu emekçilerini açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmesini eleştirdi. Boyacıoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Bugün burada toplanmamız ilk çıkışımız değil ve görünen o ki son da olmayacak. Siyasi iktidar sahiplerinin sistemli bir şekilde kamu emekçilerini açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmesini birçok kez dile getirdik ancak onlar sesimizi duymamakta ısrar ettiler. Bugün yeniden sözün bittiği yerde, meydanlarda, eylemdeyiz.
Devletin itibarı, halkın refah seviyesi ve kamu çalışanlarının emeğine verilen değerle ölçülür. Ancak bugün, bin 150 odalı sarayı devletin itibarı olarak görenlere, halkın aç yatarken yandaşlarına halkın kaynaklarını aktaranlara, 21 yılda yerleştirdikleri sadaka kültürünü normalmiş gibi sunanlara sesleniyoruz. Devletin itibarını düşünüyorsanız, memurları yoksulluğa mahkûm edemezsiniz. Kamu emekçilerinin yoksul olduğu bir ülkede refahtan da itibardan da bahsedilemez. Fakir kitlelerin daha da fakirleştirilmesi yolunda atılan her adım, kişisel ikbal hırsınızın tabutuna çakılan bir çivi olarak yankı bulacaktır.
Bugün, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik zorluklar içerisinde mücadelemiz, yalnızca yoksulluk sınırı üzerindeki tek kalem maaş için. Yönetemediğiniz ekonominin faturasını biz memurlara kesemezsiniz.
Siyasi iktidar, önceki icraatlarını aratmayacak şekilde karanlıktaki kamu emekçilerini zifiri karanlığa gömmüştür. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunulan memur maaş artışı önerisi, memurların açlık, yoksulluk ve sefalete mahkûmiyeti için tehlikeli bir adımdır. Bu adım, toplumsal barışı tehdit etmekte ve memura sadaka anlamına gelmektedir. 2002 yılından bu yana iktidarda olanlar, her zam döneminde yandaş basının "memura müjde" başlıkları eşliğinde milleti harap düşürmeye devam etmiştir.
Kamu emekçileri, günümüzde maaşlarıyla yaşam maliyetlerini karşılamakta zorlanmaktadır. Kiralarını ödemek için maaşlarının tamamını harcamak zorunda kalan sağlık çalışanları daha fazla nöbet tutmaya mecbur bırakılmaktadır.
Sözde yetkili sendika yüzünden kamu emekçisi, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılındaki alım gücünün çok gerisinde kalmıştır. Büyük Türkiye, Türkiye Yüzyılı gibi laf oyunlarıyla halkı aldatan iktidar sahipleri, kamu emekçisini daha da fakir hale getirmiştir.
Siyasi iktidarın bu durumuyla yetinmeyip, kamu emekçilerini susturmak için çaba sarf ettiğini söyleyen Boyacıoğlu, kamu sendikacılığına getirilen %2 barajıyla yandaş sendikalara yandaşlık primi verildiğini ve kamu emekçilerinin satın alınarak susturulmaya çalışıldığını belirtti. Ancak Boyacıoğlu, kamu emekçilerinin susmayacağını ve direnişlerini sürdüreceğini vurgulayarak, Genel Sağlık-İş olarak sağlık emekçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını düzeltmek için mücadele edeceklerini söyledi.
Boyacıoğlu'nun konuşmasının ardından Genel Sağlık-İş üyeleri, sağlık hizmetlerini aksatmayacak şekilde Türkiye genelinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Genel Sağlık-İş Sendikası Denizli Şube Başkanı Kazım Boyacıoğlu, yaptığı basın açıklamasında, siyasi iktidarın 21 yıldır kamu emekçilerini açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmesini eleştirdi. Boyacıoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Bugün burada toplanmamız ilk çıkışımız değil ve görünen o ki son da olmayacak. Siyasi iktidar sahiplerinin sistemli bir şekilde kamu emekçilerini açlığa ve yoksulluğa mahkûm etmesini birçok kez dile getirdik ancak onlar sesimizi duymamakta ısrar ettiler. Bugün yeniden sözün bittiği yerde, meydanlarda, eylemdeyiz.
Devletin itibarı, halkın refah seviyesi ve kamu çalışanlarının emeğine verilen değerle ölçülür. Ancak bugün, bin 150 odalı sarayı devletin itibarı olarak görenlere, halkın aç yatarken yandaşlarına halkın kaynaklarını aktaranlara, 21 yılda yerleştirdikleri sadaka kültürünü normalmiş gibi sunanlara sesleniyoruz. Devletin itibarını düşünüyorsanız, memurları yoksulluğa mahkûm edemezsiniz. Kamu emekçilerinin yoksul olduğu bir ülkede refahtan da itibardan da bahsedilemez. Fakir kitlelerin daha da fakirleştirilmesi yolunda atılan her adım, kişisel ikbal hırsınızın tabutuna çakılan bir çivi olarak yankı bulacaktır.

Bugün, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik zorluklar içerisinde mücadelemiz, yalnızca yoksulluk sınırı üzerindeki tek kalem maaş için. Yönetemediğiniz ekonominin faturasını biz memurlara kesemezsiniz.
Siyasi iktidar, önceki icraatlarını aratmayacak şekilde karanlıktaki kamu emekçilerini zifiri karanlığa gömmüştür. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunulan memur maaş artışı önerisi, memurların açlık, yoksulluk ve sefalete mahkûmiyeti için tehlikeli bir adımdır. Bu adım, toplumsal barışı tehdit etmekte ve memura sadaka anlamına gelmektedir. 2002 yılından bu yana iktidarda olanlar, her zam döneminde yandaş basının "memura müjde" başlıkları eşliğinde milleti harap düşürmeye devam etmiştir.
Kamu emekçileri, günümüzde maaşlarıyla yaşam maliyetlerini karşılamakta zorlanmaktadır. Kiralarını ödemek için maaşlarının tamamını harcamak zorunda kalan sağlık çalışanları daha fazla nöbet tutmaya mecbur bırakılmaktadır.
Sözde yetkili sendika yüzünden kamu emekçisi, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılındaki alım gücünün çok gerisinde kalmıştır. Büyük Türkiye, Türkiye Yüzyılı gibi laf oyunlarıyla halkı aldatan iktidar sahipleri, kamu emekçisini daha da fakir hale getirmiştir.
Siyasi iktidarın bu durumuyla yetinmeyip, kamu emekçilerini susturmak için çaba sarf ettiğini söyleyen Boyacıoğlu, kamu sendikacılığına getirilen %2 barajıyla yandaş sendikalara yandaşlık primi verildiğini ve kamu emekçilerinin satın alınarak susturulmaya çalışıldığını belirtti. Ancak Boyacıoğlu, kamu emekçilerinin susmayacağını ve direnişlerini sürdüreceğini vurgulayarak, Genel Sağlık-İş olarak sağlık emekçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını düzeltmek için mücadele edeceklerini söyledi.
Boyacıoğlu'nun konuşmasının ardından Genel Sağlık-İş üyeleri, sağlık hizmetlerini aksatmayacak şekilde Türkiye genelinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.





