Denizli, Ege Bölgesi’nin en aktif fay hatlarından birinin üzerinde yer alıyor. Bu gerçek, kentin deprem tehlikesini sürekli gündemde tutuyor. Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgenin geçmişte yaşadığı depremlerden ders alınmadığını belirterek, “Türkiye’nin depremden muaf bir santimi yok. Denizli’de ise durum diğer birçok yerden daha riskli” açıklamasında bulundu.
Tarihi Depremler ve Denizli’nin Riskli Konumu
Prof. Pampal, Denizli’nin geçmişte büyük yıkımlara sahne olduğunu hatırlatarak, “Milattan sonra 60 yılında meydana gelen büyük deprem, Hierapolis ve Laodikya gibi iki önemli antik kenti yerle bir etti. 1899’da yaşanan Aydın-Denizli depremi ise büyüklüğü 6.5 ile 7.1 arasında değişen yıkıcı bir sarsıntıydı ve yaklaşık 1.470 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu” dedi.Bölgedeki en dikkat çekici sarsıntılardan birinin ise 1995 yılında meydana gelen Dinar depremi olduğunu belirten Pampal, “Bu depremden önce bölgede altı ay boyunca 4.0 büyüklüğüne yakın 77 öncü sarsıntı kaydedildi. Büyük depremin ardından bir ay içinde 660 artçı sarsıntı yaşandı. Bu durum, Denizli gibi bölgelerde büyük depremler öncesinde öncü hareketlerin olabileceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.‘Sismik Boşluk’ ve Uygunsuz Yapılaşma
Denizli’nin uzun süredir büyük bir deprem yaşamadığını, ancak bu durumun tehlikeyi azaltmadığını belirten Pampal, “Sismik boşluk olarak nitelendirilen bu tür bölgelerde risk büyümeye devam ediyor. Özellikle alüvyonlu zeminlerde çok katlı ve ağır betonarme binaların yapılması büyük bir hata. Bu yapılaşma, depremde yıkıma davetiye çıkarıyor” dedi.“Denizli’deki aktif faylarla sınırlanan ovalar üzerine kurulan kentlerin yapısal olarak depreme uygun olmadığını görüyoruz. Bu ovalara inşa edilen binalar hafif ve az katlı olmalı, ancak bunun tam tersi yapılıyor” diyen Pampal, geçmişteki hatalardan ders alınmadığını vurguladı.“Türkiye’nin Depremden Muaf Bir Santimi Yok”
Türkiye’nin tamamının deprem riski taşıdığına dikkat çeken Prof. Pampal, “Ülkemizin herhangi bir bölgesinde depremsiz bir alan yok. Ancak yanlış bilgilere güvenerek depreme dayanıksız yapılar inşa etmek, adeta kendi mezarımızı kazmak demektir” dedi.Pampal, “Aklı başında bir insan aynı hataları tekrar etmez. Ancak maalesef Türkiye’de 1900 yılından bu yana en az 25 kez aynı hataları yaptık ve acı sonuçlarını gördük. Depremde yıkılan binaların yerine aynı hataları tekrarlayarak yeni binalar yaptık. Bu durum, tarihimizin en büyük öz eleştirisidir” şeklinde konuştu.Depreme Hazırlıklı Olmanın Önemi
Deprem riskine karşı hazırlık yapmanın önemine dikkat çeken Pampal, “Depremde hayatta kalmak için ‘uygun zemine doğru yapı’ kuralına uymak şart. Hafif, az katlı ve depreme dayanıklı yapılar inşa etmek zorundayız. Aksi halde yine gözyaşı döker, aynı acı sonuçlarla yüzleşiriz” dedi.Denizli’nin deprem tarihi ve tehlikeleriyle ilgili çarpıcı bilgiler paylaşan Pampal, “Geçmişte yaşanan yıkımlar bize ders olmalı. Aksi halde tarih tekerrür eder ve bu kez daha büyük acılar yaşarız” diyerek sözlerini tamamladı.