• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Dışarıda deli dalgalar!
Genel
Yayınlanma: 01 Mart 2020 - 14:06

Dışarıda deli dalgalar!

Şevket Civelek'in yazısını okumak için tıklayın...

Genel
01 Mart 2020 - 14:06
4 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Dışarıda deli dalgalar!

Değerli Dostlarım, Yurdumun Güzel insanları,

Başlığa bakınca hemen aklınıza benim gibi yaşı ellili olanlar Edip Akbayram’ın türküsünü mırıldanmaya başlarlar, yetmiş ve üzerinde olanlar da Sabahattin Ali’yive Sinop Cezaevinde çektiklerini hatırlarlar. Yeni neslin çok azıda Edip Akbayram’ı hatırlar, SabahattinAli’yi hatırlayanlar da bir elin parmaklarını geçmeyecektir.

2015 Yılının Ağustos ayında ailemle Orta ve Doğu Karadeniz gezisinde ilk durağımız Sinop’tu. Sinop’a gelipte Anadolu’nun Alkatraz’ıolarak bilinen tarihi Sinop Cezaevini ziyaret etmemek olmazdı.

Yaklaşık dört bin yıl önce Sinop yarımadasına deniz kıyısına inşa edilen kale surlarının ardında, tarihi kaynaklara göre 14. yüzyılda zindan olarak kullanılmaya başlandı.

Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Sinop Kalesi için “büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır nice azılı mahkumları vardır. Burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Allah korusun, oradan mahkum kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar.” yazmaktadır.

Sinop Cezaevi,1887 yılında resmi olarak zindana dönüştürüldü.1913’te Mahmut Şevket Paşa’nın öldürülmesi üzerine, 200 kadar İttihat Terakki karşıtının sürgün edildiği Sinop Cezaevi, Cumhuriyet döneminde en azılı mahkumların yanı sıra, ünlü yazar ve edebiyatçıların da sürgün ve hapis yeri olmuştu.

Daha sonra Cumhuriyet yıllarında da hapishane olarak kullanılmasının ardından 1999'a kadar sayısız hükümlünün çile doldurduğu bu cezaevi kapatılıp müzeyeçevrildi.Bu cezaevinde televizyon dizileri de çekildi.

Bu tarihi yapı, ülkemizin dark turizminin (felaketlerin ya da üzücü olayların yaşandığı yerlere yapılan seyahatler) önemli yapılarından biri olarak dikkati çekmiştir.

Sinop Cezaevi'nde yatan edebiyatçı Sabahattin Alisoğuk parmaklıklar arkasında kaleme aldığı “Hapishane" şiirini de burada yazmıştı ve koğuşunagirdiğinizde duvarlaraşiirlerinin asıldığını görürsünüz.

“Dışarıda deli dalgalar,

Gelir duvarları yalar,

seni bu sesler oyalar,

aldırma gönül aldırma"

Değişik duygularla kadınlar koğuşunu sübyan koğuşunu ve diğer bölümleri gezdik. Bodrum daha doğrusu zindanbölümüne  hücrelerin ve işkencelerin yapıldığı bölüme gelince gözlerim doldu.

Bir metrekarelik hücre; duvarında kolları bağlamak için iki zincir ve ucunda prangalar, tabanında mozaikten yapılma  lağım farelerinin çıktığı alaturka bir tuvalet, ışıksız havasız...

Buarada hücreler önünde altmış yaşlarında biberine dikkatlice bakan iki kişinin aralarında geçen konuşmaya şahit oldum.

-         80 ihtilalinde sen bu cezaevinde yattın değil mi?

-         Evet sen de burada yattın öyledeğil mi?

-         Evet. Ben sağcı! sen de solcu! idin. Aynı koğuşa koymuşlardı birbirimizi öldürelimdiye.

-         Ben üç numaralı hücrede işkence görmüştüm. Ya Sen?

-         İki numarada.

-         İşkenceye dayanamayıp kurtulmak için işlemediğimiz suçları da kabul etmek zorunda kalmıştık.

Bunlar yaşanırken gözleri yaşlı birbirlerine sarıldılar.Geçmişte birbirine sarılamayanlar gelecekte sarılmışlardı. İçimden bir aaaah çektim. Keşkegünümüzde debukucaklaşmalargerçekleşse!

Gezmeyi bırakıp bu iki kader mahkumunu dinlemeye devam ediyorum.

-         Sahi seni benim gibi  tabutluğa koydular mı?

-         Evet.

Tabutluk denen yer hücrelerin önünde yere mezar şeklinde kazılmış, içine mahkumu yatırıp, üzerine iki kişinin zor kaldırdığı bir mazgal demiriyle kapatılıyormuş.

Tabutluk denmesinin nedeni kuvvetli yağmurlarda bodrum su ile doluyormuş ve içindeki mahkum boğuluyormuş.Karadeniz’in yağışlı iklimi düşünülürse buradan sağ çıkmak imkansız gibi.

Değerli Dostlarım,budiyalogaslındageçmişteneleryaşandığınıngünümüzeaktarılmasından ibaret olmayıpgünümüzde de hâlâ acılarının devam ettiğini göstermektedir. İlavesiz eksiksiz aktardım.

“Bir sağdan bir soldan...” sözünü unutmamalıyız.!

Sinop Cezaevini gezerken soğuk demir parmaklıklara, demir kapılara, taş duvarlara ve avluya bakarak, Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in aşağıdaki şiirini mırıldandım.

Zindaniki hece Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed' im!
Kavuşmak mı? ... Belki... Daha ölmedim!

---------

Bir idamlık Ali vardı, asıldı
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, Bir kaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

--------

Mehmed'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsekte sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebedbizimdir!

Bir dörtlükte benden gelsin.

İnsanzamanderyasında bir gemi

Yüzer fırtınalı ömür rotasında

Bilinmezhangilimana uğrayacağı

Demirleyecek sessizler limanına!

Güzel Yurdunda böyle acıların bir dahayaşanmaması geçmişten ders alınması güzelliklerin yaşanması dileğiyle.


0.03.2020

Doç. Dr. Şevket CİVELEK

 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Maç öncesi 'İdlib Kahramanları' unutulmadı
Maç öncesi 'İdlib Kahramanları' unutulmadı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim