Denizli’de Trendyol Lojistik’e bağlı taşeron GHZ bünyesinde çalışan 30’dan fazla işçinin işten çıkarılması işçi ve sendika cephesinde sert tepkiye yol açtı. İşten çıkarılan çalışanlar ve DİSK İletişim-İş Sendikası üyeleri, Trendyol Lojistik Dağıtım Merkezi önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.
İşten çıkarmaların “küçülme” gerekçesiyle yapıldığını öne süren işçiler, sendikaya üye olduktan sonra sürecin başladığını belirterek bunun sendikal örgütlenmeye yönelik bir baskı olduğunu savundu. İşçiler, Denizli dağıtım merkezinin iş hacmi bakımından Türkiye’de üst sıralarda yer aldığına dikkat çekerek, işten çıkarmaların gerekçesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

İşten çıkarmaların “küçülme” gerekçesiyle yapıldığını öne süren işçiler, sendikaya üye olduktan sonra sürecin başladığını belirterek bunun sendikal örgütlenmeye yönelik bir baskı olduğunu savundu. İşçiler, Denizli dağıtım merkezinin iş hacmi bakımından Türkiye’de üst sıralarda yer aldığına dikkat çekerek, işten çıkarmaların gerekçesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“30’DAN FAZLA İŞÇİ 04 KODUYLA İŞTEN ÇIKARILDI”
İddialara göre, GHZ bünyesinde çalışan 30’un üzerinde işçi SGK çıkış kodu “04” kullanılarak işten çıkarıldı. İşçiler, sendikalaşma sürecinin ardından Denizli deposuna bağlı bazı operasyonların İzmir’e kaydırıldığını da öne sürdü.Dağıtım merkezi önünde açıklama yapan işçiler, işten çıkarmaların planlı bir süreç olduğuna inandıklarını belirterek, “Sendikaya üye olduktan sonra baskılar arttı ve ardından toplu işten çıkarmalar başladı” dedi.GHZ Genel Müdürü’nün ise işten çıkarmaları “şirket içi küçülme” gerekçesiyle açıkladığı ifade edildi.
SENDİKADAN SERT TEPKİ: “BU AÇIKÇA SENDİKAL HAK İHLALİDİR”
DİSK İletişim-İş Sendikası, Trendyol Lojistik Dağıtım Merkezi önünde işçilerle birlikte basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya DİSK Genel-İş, Dev Emekli-Sen ve Tüm Emeklilerin Sendikası temsilcileri de destek verdi.Sendika temsilcileri, işten çıkarmaların yalnızca bireysel bir tasfiye değil, sendikal örgütlenmeye yönelik bir müdahale olduğunu savunarak, bunun hem anayasal hem de iş hukuku açısından ciddi bir ihlal oluşturduğunu ifade etti.Açıklamada, toplu işten çıkarmalarda yasal bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, ilgili kurumlara 30 gün önceden bildirim yapılması gerektiği hatırlatıldı ve aksi durumda idari yaptırımların gündeme geleceği belirtildi.“SENDİKAYA ÜYE OLMAK SUÇ DEĞİL, HAKTIR”
DİSK İletişim-İş Sendikası adına açıklamayı okuyan Hilmi Mıynat, işçilerin düşük ücretler, yoğun çalışma temposu, keyfi vardiya düzeni ve güvencesiz koşullara karşı örgütlendiğini söyledi.Mıynat, sendikal hakların anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altında olduğunu vurgulayarak, işten çıkarmaların bu sürece tepki niteliği taşıdığını ileri sürdü.Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:“Sendikal örgütlenme bir tercih değil, temel bir haktır. Hiçbir işçi sendikaya üye olduğu için cezalandırılamaz. Bu yaşananlar sadece birkaç işçinin işten çıkarılması değildir; tüm işçilere verilen açık bir mesajdır: ‘Örgütlenirsen işini kaybedersin.’”“HEDEF SADECE İŞÇİLER DEĞİL, ÖRGÜTLENME HAKKIDIR”
Sendika temsilcileri, yaşanan sürecin yalnızca işten çıkarılan çalışanları değil, tüm emekçilerin örgütlenme hakkını hedef aldığını savundu.Açıklamada, sendikasız çalışma düzeninin düşük ücretleri ve güvencesizliği beraberinde getirdiği belirtilerek, “Sermaye, örgütsüz işçiyi daha kolay yönetir. Bu nedenle sendikal mücadele hedef alınmaktadır” denildi.İŞÇİLERDEN TALEP: “İŞE İADE VE SENDİKAL TANIMA”
İşçiler ve sendika tarafından dile getirilen başlıca talepler ise şöyle sıralandı:- Sendikal nedenle yapılan işten çıkarmaların durdurulması
- İşten çıkarılan tüm işçilerin yeniden işe alınması
- Çalışma koşullarına ilişkin taleplerin görüşülmesi
- DİSK İletişim-İş’in muhatap olarak kabul edilmesi
- İşyerinde baskı ve ayrımcılığın sona erdirilmesi




