Aydın, oldukça da onurlu yurtsever gazeteciydi.‘’Düşünceleri nedeniyle’’ atıldığı Mamak, Selimiye,Silivri zindanları vız geldiydi ona vız!O kumpas davalarındaki direnişi, geri adım atmayışı…Kendisiyle müsamma ‘’Kimseye minnet etmem’’ tümcesi…Yaşamının en çetin/zor günlerinde dimdik tavrıyla…Bir hukuk cinayetine kurban edilmesiyleanımsanacaktır Doğan Yurdakul. xxx 29 Şubat 2012’ydi tarih.İzmir’den 10 gazeteci, Silivri’de düzmece Ergenekondavasından yatan meslektaşlar Mustafa Balbay,Tuncay Özkan, Ahmet Şık, Nedim Şener,Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan,Müyesser Yıldız ve Doğan Yurdakul’u ziyarete gitmiştik.Açık Görüş yaptık her biriyle. Bir kişi hariç!Araştırmacı Gazeteci-Yazar Doğan Yurdakul-hastalığı nedeniyle- o gün tahliye olmuştu!..İç acıtan bir anı da eşi Güngör Hanım’ıncenazesine bile tutuklu olarak katılabilmesiydi.
Bir anekdot ile devam edelimUsta’nın ağzından yazımıza:‘’Eski kuşak gazetecilerden değerli Hasan Pulurile eskimeyen dosttuk.1974’te cezaevinden çıkmış veHaftalık Aydınlık Dergisini çıkarıyorduk.O zamanlar gazeteciler orduya hakaretsuçlarından askeri mahkemelerde yargılanırlardı.Bu adaletsizliğe karşı bir kampanya başlatmıştıkben de ‘Askeri Mahkemeler GazetecileriYargılayamaz’ başlıklı bir bildiriyi Cağaloğlu’ndagazetelerin yazı işlerine verip destek istiyordum.Hürriyet’ten Nezih Demirkent’e, Günaydın’danNecati Zincirkıran’a, Milliyet’ten Hasan Pulur’agittim.Hasan Abi ‘Tamam bir yere koyarız’ dedi,ben çıkarken durdurdu, ‘nereye gidiyorsun,bana bir Brejnev fıkrası anlatmadan bırakmam’ dedi.O zamanlar Sovyetler Birliği Devlet Başkanı olanLeonid Brejnev ile ilgili fıkralar çok ilgi görüyordu,Hasan Abi de zaman zaman yazardı.Ona yeni duyduğum bir fıkrayı anlatıpbildiri dağıtmaya devam ettim.Halkın Kurtuluşu dergisine geldiğimde,polisler gözaltına aldı.Gayrettepe Emniyet’in bodrumundaki hücreye tıktı.Ertesi gün gözleri bağlı sorgudaydım.O günkü olayı olduğu gibi anlattım, gazetelerebildiri dağıttığımı, uğradığım kişilerinbuna tanıklık edebileceklerini, hatta Hasan Pulur’a daisteği üzerine fıkra anlattığımı söyledim.‘Anlat bakalım şu fıkrayı’ dediler.Ben fıkrayı bitirdiğimde sorguculardankahkahalar yükseldi.Meğer Hasan Abi o gün köşesinde ofıkrayı yazmış, bunlar da okumuşlar.Tabii bize gazete verilmediği içinbenim bunu bilme olanağım bulunmadığınınfarkındalar.Böylece serbest bırakıldım!Hasan Pulur ustamızı saygıyla anıyorum.’’ xxx Kırmızı Kedi Kitap’ın Sahibi Yayıncı DostumHaluk Hepkon şöyle bir tweet paylaşmıştı vefat ettiği gün:‘’Bizlere zulüm karşısında dik durmayıöğreten Doğan Yurdakul’u kaybettik.Doğan Abimiz güzel anıları bize bıraktı ve gitti.Onu özleyeceğiz!’’Yine hazan...Yine hüzün...Yine Eylül...Yine bir erken veda...Yine bir eksildik!..Uğurlar olsun Doğan Yurdakul Üstad uğurlar.Değerli Meslek Büyüğüm!Tarih yazan adalet mücadelen unutulmayacaktır!Gazeteciliğin başı sağolsun.
Bir anekdot ile devam edelimUsta’nın ağzından yazımıza:‘’Eski kuşak gazetecilerden değerli Hasan Pulurile eskimeyen dosttuk.1974’te cezaevinden çıkmış veHaftalık Aydınlık Dergisini çıkarıyorduk.O zamanlar gazeteciler orduya hakaretsuçlarından askeri mahkemelerde yargılanırlardı.Bu adaletsizliğe karşı bir kampanya başlatmıştıkben de ‘Askeri Mahkemeler GazetecileriYargılayamaz’ başlıklı bir bildiriyi Cağaloğlu’ndagazetelerin yazı işlerine verip destek istiyordum.Hürriyet’ten Nezih Demirkent’e, Günaydın’danNecati Zincirkıran’a, Milliyet’ten Hasan Pulur’agittim.Hasan Abi ‘Tamam bir yere koyarız’ dedi,ben çıkarken durdurdu, ‘nereye gidiyorsun,bana bir Brejnev fıkrası anlatmadan bırakmam’ dedi.O zamanlar Sovyetler Birliği Devlet Başkanı olanLeonid Brejnev ile ilgili fıkralar çok ilgi görüyordu,Hasan Abi de zaman zaman yazardı.Ona yeni duyduğum bir fıkrayı anlatıpbildiri dağıtmaya devam ettim.Halkın Kurtuluşu dergisine geldiğimde,polisler gözaltına aldı.Gayrettepe Emniyet’in bodrumundaki hücreye tıktı.Ertesi gün gözleri bağlı sorgudaydım.O günkü olayı olduğu gibi anlattım, gazetelerebildiri dağıttığımı, uğradığım kişilerinbuna tanıklık edebileceklerini, hatta Hasan Pulur’a daisteği üzerine fıkra anlattığımı söyledim.‘Anlat bakalım şu fıkrayı’ dediler.Ben fıkrayı bitirdiğimde sorguculardankahkahalar yükseldi.Meğer Hasan Abi o gün köşesinde ofıkrayı yazmış, bunlar da okumuşlar.Tabii bize gazete verilmediği içinbenim bunu bilme olanağım bulunmadığınınfarkındalar.Böylece serbest bırakıldım!Hasan Pulur ustamızı saygıyla anıyorum.’’ xxx Kırmızı Kedi Kitap’ın Sahibi Yayıncı DostumHaluk Hepkon şöyle bir tweet paylaşmıştı vefat ettiği gün:‘’Bizlere zulüm karşısında dik durmayıöğreten Doğan Yurdakul’u kaybettik.Doğan Abimiz güzel anıları bize bıraktı ve gitti.Onu özleyeceğiz!’’Yine hazan...Yine hüzün...Yine Eylül...Yine bir erken veda...Yine bir eksildik!..Uğurlar olsun Doğan Yurdakul Üstad uğurlar.Değerli Meslek Büyüğüm!Tarih yazan adalet mücadelen unutulmayacaktır!Gazeteciliğin başı sağolsun. 



