Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla yayımladığı kapsamlı raporda eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekti. Özdemir, eğitimin piyasalaştırıldığını, öğretmenlerin güvencesiz çalıştırıldığını, okullarda hijyen ve güvenlik sorunlarının devam ettiğini belirterek laik, bilimsel ve kamusal eğitim çağrısında bulundu.
2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Eğitim Sen Denizli Şubesi, eğitim sisteminin mevcut durumuna ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı. Şube Başkanı Hüseyin Özdemir imzasıyla kamuoyuna açıklanan raporda, eğitim sisteminin uzun yıllardır çözüm bekleyen yapısal sorunlarla yeni bir eğitim yılını geride bıraktığı ifade edildi.
Raporda, yüz binlerce öğretmen adayının atama beklediği, görev yapan öğretmenlerin ise ağır iş yükü ve ekonomik sıkıntılar altında mesleklerini sürdürmeye çalıştığı belirtilirken; kalabalık sınıflar, fiziki altyapı eksiklikleri, yardımcı personel yetersizliği ile temizlik ve hijyen sorunlarının eğitim ortamlarını olumsuz etkilemeye devam ettiği vurgulandı.
"Eğitim kamusal hak olmaktan çıkarılıyor"
Açıklamada, son yıllarda özel okulların örgün eğitim içerisindeki payının önemli ölçüde arttığına dikkat çekilerek eğitimin kamusal bir hizmet olmaktan uzaklaştırıldığı savunuldu. Velilerin giderek müşteri konumuna itildiği, okulların ise ticari işletme anlayışıyla yönetilmeye başlandığı ifade edildi.
"Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik sona erdirilmeli"
Raporda Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde on binlerce öğretmenin sözleşmeli statüde görev yaptığına işaret edilirken, güvencesiz istihdam modelinin özellikle kadın öğretmenleri daha fazla etkilediği belirtildi.
Ücretli öğretmenlik uygulamasının ise eğitimde maliyet odaklı anlayışın en belirgin örneklerinden biri olduğu ifade edilerek, öğretmen istihdamında kadrolu ve güvenceli çalışma modeline geçilmesi gerektiği kaydedildi.
Hijyen ve personel eksikliği eleştirisi
Eğitim Sen Denizli Şubesi, okullarda yaşanan temizlik ve hijyen sorunlarının geçici değil, yıllardır devam eden yapısal bir problem olduğunu belirtti.
Açıklamada, eğitim kurumlarında yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli bulunmamasının hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin sağlığını tehdit ettiği ifade edilirken, her öğrenciye sağlıklı içme suyu ve en az bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasının kamusal eğitimin temel unsurlarından biri olması gerektiği vurgulandı.
"Okul güvenliği sadece polisiye tedbirlerle sağlanamaz"
Raporda son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına da değinildi. Okul güvenliğinin yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceği belirtilirken, psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, sosyal hizmet uzmanları ile pedagojik formasyona sahip yardımcı personelin okullarda görevlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
MESEM uygulamasına tepki
Eğitim Sen, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliğini artırdığı görüşünü dile getirerek uygulamanın sona erdirilmesini istedi.
Türkiye'de milyonlarca çocuğun çalışma hayatına itildiğine dikkat çekilen açıklamada, ekonomik sıkıntılar nedeniyle çok sayıda öğrencinin eğitim yerine çalışma hayatına yönelmek zorunda kaldığı ifade edildi.
ÇEDES ve yeni müfredata eleştiri
Raporda, ÇEDES uygulamaları ile çeşitli protokoller üzerinden eğitimin dinselleştirildiği iddia edilirken, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" olarak uygulamaya alınan yeni müfredatın da bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzak olduğu savunuldu.
Yeni müfredatın eğitim sendikalarının ve bilim çevrelerinin görüşleri alınmadan hazırlandığı belirtilen açıklamada, çocukların üstün yararını esas alan laik, bilimsel ve özgürlükçü bir eğitim modelinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Öğretmen atamaları ve Milli Eğitim Akademisi gündemde
Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, öğretmen açığının devam ettiğini, eğitim fakültesi mezunlarının uzun yıllar işsizlik ve belirsizlik içinde bırakıldığını belirtti.
Milli Eğitim Akademisi uygulamasına da değinilen raporda, bu modelin öğretmenlik mesleğinin itibarını zedelediği, düşük ücret ve atama garantisi olmadan yürütülen sistemin öğretmen adaylarını mağdur ettiği ifade edildi.
"Eşit, bilimsel ve laik eğitim istiyoruz"
Açıklamanın sonunda Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, tüm öğrencilerin eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim alma hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Eğitimde temel referans akıl ve bilim olmalıdır. Çocukların sanatla, sporla ve bilimle iç içe yetiştiği; öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına sahip olduğu; farklılıkların dışlanmadığı, laik, bilimsel ve kamusal bir eğitim sistemi oluşturulmalıdır. Eğitim Sen olarak çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkı ve eğitim emekçilerinin insanca çalışma koşulları için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."




