• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Ekmeğime Dokunma!
Genel
Yayınlanma: 04 Kasım 2019 - 09:35

Ekmeğime Dokunma!

Şevket Civelek'in yazısını okumak için tıklayın...

Genel
04 Kasım 2019 - 09:35
4 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Ekmeğime Dokunma!

Türkiye’de yerel seçimlerde yönetimler el değiştiğinde sürekli yaşanan bir tartışma ve gerçeklik  vardır; işçi çıkarma ve işçi alma. Yerel yönetime gelen siyasi partiler maalesef parti mensuplarıyla çalışmak ve partili insanları kadrolara alma konusunda sürekli partilerinden gelen baskılara boyun eğmek zorunda kaldıklarını görmekteyiz.

Ülkemin son 50 yıllık siyasal hayatı hakkında bir beyin fırtınası yaptığımda dünden bugüne hiçbir şeyin değişmediği görüyorum. 50 yılda siyasi yelpazedeki partiler çok değişti. Fakat siyasi aktörler değişse de maalesef zihniyet değişmedi. Söylemlerde liyakat esas alınacağı söylense de kazın ayağının öyle olmadığına şahit olmuşuzdur. Bugün de değişen bir şey yok. Hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun insan vazifesini yerine layıkıyla getiriyorsa kimse kimsenin ekmeğiyle oynamaması gerekir. Çünkü emek kutsaldır! Din ve mukaddesat gibi dokunulmazdır. Bir kişinin hakkı yenmişse tüm aile fertlerinin hakkı yenmiştir. Her kim bilsin ki haksız yere bu kutsala dokunuyorsa, ona bu dünyada dokunulmuyorsa, inancımız gereği Yüce bir divanda dokunulacaktır!

Kamuda partizanlık döneminin bitmesi gerekir. Bitmezse bu problemleri çokça yaşamaya devam ederiz.

Uzun yıllar kamu görevi ve yöneticiliği yapmış bir akademisyen olarak yaşamış olduğum bir kaç personel hadisesini aktararak bu olguya farklı bir pencereden bakmak istiyorum.

Çivril'de Yüksekokulu müdürlüğü yaptığım bir dönemde bir kadrolu hizmetli; yetiştirme yurtlarında devlet korumasında büyümüş, sınavsız memur yapılmış, fakat problemli biri olarak bir kaç kuruma sürüldükten sonra kurumuma tayin edilmişti. Ailevi problemlerinin olduğundan evini taşımak için zaman istediğini söyledi. Ben de durumunu önceden öğrendiğimden nasihat ederek izin verip gönderdim.

İzin bitiminde göreve gelmesini bekliyorduk ki gelmedi. Bir gün iki gün eleman ortalıkta yok. Telefonlarımıza çıkmıyor. Tabii ki kanun gereği hakkında tutanak tutmaya başladık. İlerleyen zaman içinde soruşturma başlatıldı. Memuriyetten çıkarılma cezası verildi. Soruşturma evrakları rektörlük personel daire başkanlığına gönderildi. Bir birim müdürü telefonla arayarak bu soruşturmayı geri almamı bu kişinin ekmeğiyle oynamamamı istedi. Ben de kendisine bu şahıs iki aydır göreve gelmediğini ve maaşını bankamatikten aldığını söyledim. O müdüre bu şahsın maaşlarını ödemeyi kabul etmesi şartıyla soruşturmayı geri alacağımı bildirdim. Bunun üzerine neden ödeyeyim gibi bir serzenişte bulununca ben de devlet neden ödesin tüyü bitmemiş yetimin hakkını milletin hakkını korumamız gerektiğini söyledim. Bu arada öğrendiğim kadarıyla tabii şahıs boş durmuyor maaş almaya ve bir de Muğla'da bir restorantta garsonluk yapmaya devam ediyormuş. Bir gün rektörlükten aranarak soruşturma dosyasında tutanakların olmadığı bildirildi. Halbuki ıslak imzalı tutanaklar dosyaya konmuştu ki birden buhar olmuş! Edindiğim bazı tecrübelerime dayanarak üç nüsha olarak tutanak tutturmuştum. Tekrar gönderildi. Bu arada yüksekokulda yaklaşık 700 öğrencinin kullandığı sınıf ve tuvaletlerin durumunu varın siz hayal edin. Bu arada rektörlük makamından bir şirket(taşeron) elemanı gönderildi.

Memur şahıs yine boş durmamış olacak ki; bir gece rektör bey telefonla arayarak bu soruşturma hakkında konuşarak bir millet vekilinin aradığını bunu şahsı başka bir kurumda görevlendirsek nasıl olur şeklinde konuştu. Ben de bu tip personelin milletin sırtında kambur ve asalak olduğunu yetkinin kendisinde olduğunu söyledim.

Bu arada 2014 yılı yerel seçimleri yaklaşmaktadır. Bir gün yüksekokula bir partinin belediye başkanı adayı makama gelerek sözleşmeli personeli seçim çalışmalarında kullanmak istediğini izin vermemi istedi. Ben de kendisine okulun tek hizmetlisi olduğunu ve böyle bir yetkimin olmadığı söyledim. Aynı gün içinde aynı partinin gençlik kolları başkanı olduğunu söyleyen bir şahıs telefonda bu konu hakkındahaddini aşan had bildiren cümleler! sarf edince kamu görevimin ve devlet adamlığımın gereği yetkim olmadığını söyleyerek  konuşmayı sonlandırdım.

Belki ileride bir bedel de ödeyecektim öyle de oldu! Pişman değilim milletime karşı sorumluluğumun gereğiniyerine getirdim.

Bir gün sonra yüksekokul sekreterim sözleşmeli personelin bir ay yatak istirahati sağlık raporu aldığını söyledi. Olabilir sağlık raporunun etikliğini sorgulayacak değilim!Lakin bu personelin bir partinin seçim aracında propaganda çalışması yaptığını öğrenince üzüldüm. Milletten bir ay maaş aldı ama millete hizmet etmedi. Milletimin adına üzüldüm. Kamuda bu ve benzeri örneklerin sayısı geçmişte de günümüzde de oldukça fazladır.

Değerli Dostlarım kamuda çalışanlar hangi konumda olurlarsa olsunlar milletinin menfaatlerine ayrım gayrım yapmadan sahip çıkmalıdırlar. Bunlar lafta kalmayıp icraatta da görülmesi milletçe beklentidir. Milletimin dirlik, birlik ve beraberlik içinde olması aramızdaki güvenin tesisi ile mümkün olacağı unutulmamalıdır.

Bu yazımda hiçbir kişi ya da kuruluş hedef alınmamıştır. Yaşananlar aynen aktarılarak bir gerçeklik ortaya konmaya çalışılmıştır. Emeğin hakça paylaşıldığı, yenmediği ve yedirilmediği bir dünyada yaşamak hepimizin hakkıdır. Aydınlıkyarınlarımız için buemanetine sahip çıkarsak,Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti hepimizin omuzlarında yükselecektir.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Tertip Komitesi'nden 1 Mayıs Daveti: 'Bu Sadece Kutlama Değil, Mücadele Günü'
Tertip Komitesi'nden 1 Mayıs Daveti: 'Bu Sadece Kutlama Değil, Mücadele Günü'
Mehter Marşı Tartışmasına Nokta Koyan Açıklama:
Mehter Marşı Tartışmasına Nokta Koyan Açıklama: "Video Manipüle Edildi"
Mazot Deposuna Sıkışan Kedi Sağ Salim Kurtarıldı
Mazot Deposuna Sıkışan Kedi Sağ Salim Kurtarıldı
Başkan Zengin, “23 Nisan’ı yeniden bayram yapana dek mücadelemiz sürecek”
Başkan Zengin, “23 Nisan’ı yeniden bayram yapana dek mücadelemiz sürecek”
Honaz'da zincirleme kaza; 1 yaralı
Honaz'da zincirleme kaza; 1 yaralı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim