• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Emekçinin alınteri, yalakalığın değil mücadelenin hammaddesidir!
Eğitim
Yayınlanma: 15 Ağustos 2019 - 20:16

Emekçinin alınteri, yalakalığın değil mücadelenin hammaddesidir!

Eğitim-İş Denizli Şubesi Başkanı Namık Kemal Aydoğan, Kamu emekçisinin Toplu İş Sözleşmesi hakkı için yetkili konfederasyon Türk-İş ve hükümetin kurduğu pazarlık masası, işçi sınıfı için ortaya çıkan hezimet kadar skandallarıyla da ibretlik olmuştur.’’ dedi.

Eğitim
15 Ağustos 2019 - 20:16
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Emekçinin alınteri, yalakalığın değil mücadelenin hammaddesidir!

Eğitim-İş Denizli Şubesi Başkanı Namık Kemal Aydoğan, ‘‘Bilindiği üzere; kamu işçisi için yüzde 15 zam talebiyle masaya oturan Türk-İş, talebinin neredeyse yarısına, yüzde 8 zamma razı olarak masadan kalkmıştır. Ancak daha vahimi, masanın sonucunu açıklamak için yapılan toplantıda, Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay'ın, mikrofonun açık olduğunu unutarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'a fısıldadığı o sözler olmuştur.  Atalay'ın Bakan Selçuk'a mahcup bir ifadeyle "Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle" demesi ve Bakan'ın da bu sözün üstüne memnun bir ifadeyle kafasını sallaması, emekçinin alın terine nasıl ihanet edildiğinin kanıtı olmuştur.’’ diyerek ifade etti.



Aydoğan, ‘‘Halihazırda aynı basın toplantısında Bakan'ın "Bizi en ilgilendiren şey, kamunun genel faydası. Mali ve sosyal dengeleri korumaya dikkat ettik. Bunları göz önünde bulundurarak işçi sendikalarımızla uzlaşı ve anlayış içerisinde geçmişteki gibi hareket ettik" ifadelerini kullanması da karanlık tabloyu daha da anlaşılır kılmıştır. Yani AKP'li siyasetçilerin neredeyse hepsinin liyakatı bir tarafa atarak kamuya doldurdukları akrabalarının aldığı 3'er 4'er maaşla bozulmayan kamudaki "mali ve sosyal dengeler", sıra kamu emekçisinin hakkına gelince aniden hassaslaşmıştır! Hükümet ne şanslı ki, bu kıymeti hükümetten menkul "hassasiyetleri", adına konuştuğu emekçilerden daha önemli bulan Türk-İş imdadına yetişmiş ve "işi uzatmadan" kendi tabiriyle "bağlamıştır" dedi.


TÜRK-İŞ TABANI ÖRGÜTE SAHİP ÇIKMALIDIR
Aydoğan, ‘‘Buradan sesleniyoruz: "Bağladığınız" tek şey kendi bileğinizdeki prangadır ve bunun anahtarını seve seve Saray'a vermiş bulunmaktasınız! O koltuklarda sendika ağalığı yapmak, sarı sendikacılığın yeni markası olmak için değil, size güvenmiş bulunan emekçilerin haklarını savunmak için oturmaktasınız. Bu rezil davranışınızla, hem koltuklarınızı kıymetsizleştirmiş, hem de Türkiye İşçi Sınıfı'na ihanet etmiş oldunuz.’’ şeklinde ifade etti.

Aydoğan, ‘‘Emekçinin durumu ortadayken Anlaşmaya göre; ücreti 3 bin 500 liranın altında olan işçiye sadece 150 lira iyileştirme, tüm işçilere ise bu yıl ilk 6 ayı için yüzde 8, ikinci 6 ayı için yüzde 4, 2020'nin ilk ve ikinci 6 ayı için yüzde 3'er ve enflasyon farkı oranında zam yapılacaktır. Yani en temel tüketim maddelerinin bile son bir yılda yüzde yüze yakın zamlandığı ülkemizde, kamu emekçisinin payına yine sefalet düşecektir. Hükümetin dalga geçer gibi  pinpon topuna göre belirlediği enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığını bile söyleyemeyen, koltuğunu her değerden daha kıymetli bulan, işçinin emeğini üç kuruşa Saray'a satan Türk-İş Genel Başkanı derhal istifa etmelidir!’’ diyerek tepkisini gösterdi.

Aydoğan, ‘‘İşçi sınıflarının mücadelesi öğretmiştir ki "özgürlük ve adalet önündeki en büyük engel, gönüllü kölelerdir." Seve seve bu sistemin muktedirlerine köle olmuş, emekçinin alın terinin kutsallığını unutmuş bir isimden işçi temsilcisi değil, ancak  patron yardımcısı olur. Kamu işçilerini masada satan zihniyetin benzerini memurlar geçmiş yıllarda yaşamış,  genel başkanları mecliste koltuk alırken, halefleri buçukların bağışlanmasına razı olarak imza atmışlardır.
Kısa bir süre sonra sona erecek memurlara yönelik toplu sözleşmede aynı oyunu oynayacaklara da Türk-İş başkanına da en büyük dersi emekçiler vermek zorundadır. Aksi halde ilk olmayanın tekerrürü, kalıcılığı kaçınılmazdır.
’’ ifadelerini kullandı.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Uğur Okulları Denizli'de yeni kampüsünde öğrencilerle buluşuyor
Uğur Okulları Denizli'de yeni kampüsünde öğrencilerle buluşuyor
AKEM Anadolu Lisesi öğrencileri büyük bir başarıya imza atarak Denizli'nin gururu oldu.
AKEM Anadolu Lisesi öğrencileri büyük bir başarıya imza atarak Denizli'nin gururu oldu.
Hüdaverdi Akbeyik'in Milli Mücadele'de Çal Yöresi'ni anlatan eseri, çocuklar yeniden kaleme alındı
Hüdaverdi Akbeyik'in Milli Mücadele'de Çal Yöresi'ni anlatan eseri, çocuklar yeniden kaleme alındı
Gelecek Bu Okulda Kodlanıyor: DAGO Fuarı 29 Nisan'da Açılıyor
Gelecek Bu Okulda Kodlanıyor: DAGO Fuarı 29 Nisan'da Açılıyor
Denizlispor Olcay Şahan'ı renklerine kattı
Denizlispor Olcay Şahan'ı renklerine kattı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim