Kendisinin de bir öğretmen çocuğu olduğunu kaydeden Sancar
şu ifadelere yer verdi: “Gelecek aydınlık günleri inşa edecek yeni nesilleri
emanet ettiğimiz, her koşulda görevlerini yerine getirmek üzere yılmadan çaba
sarf eden öğretmenlerimiz kuşkusuz en değerli varlıklarımızdır.
Bir öğretmen çocuğu olarak babamın mesleğine olan sevgisi, saygısı,
bağlığı hayata bakış açımı değiştirmiştir. Babamın ülkemizin geleceği için
yetiştirdiği öğrencilerin her birine büyük önem verdiğini, kendi çocuklarından
bile ayırt etmediğini gözlemlediğimde öğretmenlik mesleğine hayatım boyunca
gıptayla baktım.
‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diyen ilmin
kapısı Hz. Ali’nin düsturu, okumanın, okutmanın ve insanı insan yapan yüce
değerlere sahip çıkmanın ne denli önemli olduğunu yeterince açıklamaktadır.
Öğretmenlik; bilgi, tecrübe ve irfanla çocuklarımızı, gençlerimizi geleceğe
hazırlama mesleğidir.
Bu müstesna günde geri kalmışlığın ve cehaletin ortadan
kaldırılarak çağdaş bir toplum haline gelebilmenin ancak bilimsel yöntemlerle
gerçekleşebilecek bir eğitim ve öğretimle mümkün olabileceğine işaret eden
Başöğretmen Atatürk’ü büyük feragat ve fedakarlıklarla bizleri yetiştiren tüm
öğretmenlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyorum.”






