"Bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını, lakin aç idik yedik karanfil parasını" demiş Yılmaz Güney.
Bizim Sosyal Devlet yapımızda açlık yoksulluk hep oldu, ve son yıllarda iyice kendini hissettirdi maalesef.
Yıllardır pet şişe kapağı toplanır engellilerimiz akülü arabaya kavuşsun diye. Bu ne derece etkili oldu onu da pek bilmiyorum ama. Sosyal Devlet yapısı bunun için kapak toplatmaz aslında, o engellilerimize bir haktır.Sevgililer günü gelirken dile getirip kamuoyu oluşturma girişimleri de var, diyorlar ki "sevgililer gününde çiçek hediye yerine yoksul çocukları giydirin". Ben bu konuda gençlerin iç seslerine kulak vermeleri taraftarıyım, istediklerini yapsınlar. Çünkü hayat kısa, yıllar geriye gelmiyor. İçinden geçeni ertelememek, "Şimdi değilse ne zaman" demekte lazım.Fahiş vergiler ödediğimiz bu Devlette, yoksulunu fakirini düşünmekte Devlete düşer. Üstelik bu devlet en tepeden "çoğalın, en az 5 çocuk" demişse. Toplum bu yardımı yaptıkça fakirlere, fakirler zamanla bunun devlerin değil halkın görevi olduğunu, mecbur olduklarını algılamaya başlar. Gelmeyen yardım için devlete zerre kusur bulmazlar. Yardım elbette karşılık beklenmeden yapılır ama, bir gün yardım yaptığın insanları kendilerini aç bırakanları alkışlarken görürsen de tüm umutların tükenir. Muhtaç insanlar nasıl olsa birileri bizi düşünür algısından çıkıp, kendi hayatını kendisinin düşünmesi gerektiğini öğrenmelilerdir. Halka kör sağır hükümetleri seçimlerde cezalandırılmasını bilmelidir.
Bazılarını da görürüz sosyal medya da "fakirin çocuğu süt içemiyor, zengin köpeğine içiriyor" gibi şeyler. Durumu iyi olan insanlar 2 çocuk yapmış, diğeri işsiz 7 tane yapmış. Onlar bilmiyor mu çocuk nasıl yapılır? İşsiz çocuk yapsın ben bakayım gibi bir sorumluluğumu var? Kedi köpek besleme arzusunu niye yaşamasın onlar plansızca sorumsuzca üresinler diye? Bu arada bende zengin değilim, çalışarak doyan bir işçiyim.
Aç, intihar eden insanların olduğu bir ülkede Hükümet Uzaydan bahsediyorsa, bizim çokta yapabileceğimiz bir şey yok. Bu arada Türkiye Uzay Ajansı bütçesi; 38 milyon TL, Diyanet bütçesi; 12 milyar TL
Sizin vicdanınız rahat olsun gençler, sevin sevilin. Bu tabloyu siz yaratmadınız. Tabi ki duyarsız kalamazsınız ama, anı hayatı yaşamayı da es geçmeyin.Sevgi; sevdiğini kötülüklerden korumaktır aynı zamanda. Atatürk "en büyük düşman cehalettir" dedi, demek ki cehaletten koruyacağız sevdiklerinizi en başta. Bu da ancak Laik Cumhuriyeti korumakla mümkündür, Laik Cumhuriyeti korursan sevdiklerini de korumuş olursun aynı zamanda. Cehalete teslim ettiğin Ülkede aklın hep sevdiğinde kalacaktır. Sokakta, minübüste, okulda, giyimi fikri ve inancı biçimi yüzünden tartaklanması canının yakılması olasıdır.14 Şubat Sevgiler gününüz kutlu olsun..
Genel
Yayınlanma: 14 Şubat 2021 - 15:20
Güncelleme: 14 Şubat 2021 - 15:34
"Ertelemeyin Sevgiyi"
İsmail Çamcı'nın yazısını okumak için tıklayın...
Genel
14 Şubat 2021 - 15:20
Güncelleme: 14 Şubat 2021 - 15:34




