Avukat Celal Ülgen’i, özellikle Ergenekon,Balyoz davaları sürecindeSilivri mahkemelerindeki kişiliklitam bir hukuk adamına yakışır savunmalarından anımsarsınız.Tabii bir de sık sık çağrıldığı tartışma programlarındababacan/sakin üslubuyla tezlerinden!Celal Ülgen ile hafta sonunda‘’Uğur Dündar’la Halk Arenası’’na konuk olmakiçin geldiği Karşıyaka’da beraberdik.Uzun uzun söyleştik...Hukukun askıya alınmasındansevgili Gökmen Ulu-Mediha Olgun’a, şiire kadar...Celal Ülgen su katılmamış bir 68’li!Vergi dairesi Müdürü babasının görevi içinDiyarbakır ‘da bulunmuş, ünlüZiya Gökalp Lisesi’nden mezun olmuş,İstanbul’da üniversiteye ‘’sosyalist’’ kimliğiylebaşlamış.1967-68’de İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeDeniz Gezmiş ile 1 ve 2.sınıfı beraber okumuş,aynı sırayı paylaşmış, fakülte işgallerinde ön safta yer almış, birlikte!İlk zamanlar kendisinin‘’Yaşasın Sosyalizm’’Deniz’in ise ‘’Yaşasın Tam Bağımsızlık’’ diyebağırdığını aktarıyor.Sonra da çok yakın dostu/sırdaşı olmaklaövündüğü Denizler’in bugün haklı olduğunu bildiriyor.İdamından sonra Gezmiş ailesinemanevi işkencelerin -yıllarca- sürdürüldüğünü,bunlara tanık olduğunu anlatıyor gözleri dolarak Usta Hukukçu...
Sözcü Gazetesi’nin de avukatlığını üstlenmiş Celal Ülgen.Ergenekon, Balyoz’un çakma senaryolarlakumpasa döndüğünü hatırlatıyor,‘’Sözcü’ye algı operasyonu da birebir aynı’’ diyor.Devam ediyor Ülgen:‘’ Sözcü, basının dördüncü erk olma özelliğinien ciddi ölçüde gerçekleştiren gazete!Bu özelliğini kullanırken, FETÖ’nünhukuka aykırı işlemleri vedevlet kademelerine sızmasını,iktidar ve muhalefet partilerini yaptıklarıgörev itibariyle hep eleştirdi, toplumun sesi oldu.Gazeteler ve gazeteciler özgürdür.Hiçbir şekilde iktidarın ve debelirli bir muhalefet partisinin çıkarlarınahizmet edemez.En azından Sözcü böyle bir gazete değildir.Yaptığı haberlerle en çok eleştiri alır.Tek tirajı 350.000’in üzerinde olan gazetedir.Bu nedenle de Sözcü susmaz!’’‘’Sözcü’den FETÖ’cü çıkar mı?’’ diyesoruyoruz, hemen yanıtlıyor:‘’Kanını kesseniz Atatürk yazısı çıkar,yurt sevgisi çıkar.Kim açardı köşeleriniUğur Dündar, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil’e?’'"Aklımız fikrimiz Gökmen-Mediha’'dan da şöyle söz ediyor Ülgen:‘’Emniyet’te tanıdım ikisini de!Tutuklamadansonra kendilerine olan güvenlerini gördüm.Yiğittiler! ‘Bu bedeli ödemeye hazırız’ dediler.Açık bir direniş gördüm!” xxx Ve şiirden söz etmeden olmaz!"Şiirin silah, silahın da şiir" olduğuna,büyüsüne de inananlardan Celal Ülgen...Şairlerin "şiirlerde sevildiğini" savunuyor.Şiire kim emek verdiyse saygıyla ananlardan...Bir ara İzmir 68’liler Birliği Başkanı Gazeteci-Yazar-ŞairUstam Okan Yüksel’in de katılıp yakasına ’’68’li’’rozeti taktığı sohbette, Cemâl Süreya’nın‘’Bir mısra söylesek de sanki herşey düzelecek’’iniişaret edip, kendi şiirinden dizeler okuyor Celal Ülgen:‘’Ne şiire şiir diyebildilerNe resme resim,Doyasıya sevemediler,İmbat saçlı sevgililerin,Güneş yanaklarından öpemediler,Soğuk gecelerdi,Gene de on dördü gibi ayın sevecen,Çağlayanlar kadar coşkulu...Bilinmedik Denizler köpürtüyor şimdi,Başkaldıran dalgalarla yüzlerini.Ey geleceğin fenerleri,Yaprağa düşen çiyEy Haziran hasadı,yitik kuşlar,Dönün geri...’’Bu şiir, 68’lilere adanmıştı.Yani; Denizlere!.. xxx Su, ateşten korkmazmış!Ben, asla başeğmez yiğit 68’li -bir ömür mücadele insanı- Celal Ülgen’i çok sevdim, saygım katmerlendi.Benden de kendisine bir Cahit Külebi gelsin.Tabii ki Deniz’li!;‘’Keskin bir koku gibi limandan, Geliyor insanların sesi,Vuruşunu kalplerin duyuyorum,Kağıt gibi dümdüz, bembeyaz, Denizin üstü…’’
Sözcü Gazetesi’nin de avukatlığını üstlenmiş Celal Ülgen.Ergenekon, Balyoz’un çakma senaryolarlakumpasa döndüğünü hatırlatıyor,‘’Sözcü’ye algı operasyonu da birebir aynı’’ diyor.Devam ediyor Ülgen:‘’ Sözcü, basının dördüncü erk olma özelliğinien ciddi ölçüde gerçekleştiren gazete!Bu özelliğini kullanırken, FETÖ’nünhukuka aykırı işlemleri vedevlet kademelerine sızmasını,iktidar ve muhalefet partilerini yaptıklarıgörev itibariyle hep eleştirdi, toplumun sesi oldu.Gazeteler ve gazeteciler özgürdür.Hiçbir şekilde iktidarın ve debelirli bir muhalefet partisinin çıkarlarınahizmet edemez.En azından Sözcü böyle bir gazete değildir.Yaptığı haberlerle en çok eleştiri alır.Tek tirajı 350.000’in üzerinde olan gazetedir.Bu nedenle de Sözcü susmaz!’’‘’Sözcü’den FETÖ’cü çıkar mı?’’ diyesoruyoruz, hemen yanıtlıyor:‘’Kanını kesseniz Atatürk yazısı çıkar,yurt sevgisi çıkar.Kim açardı köşeleriniUğur Dündar, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil’e?’'"Aklımız fikrimiz Gökmen-Mediha’'dan da şöyle söz ediyor Ülgen:‘’Emniyet’te tanıdım ikisini de!Tutuklamadansonra kendilerine olan güvenlerini gördüm.Yiğittiler! ‘Bu bedeli ödemeye hazırız’ dediler.Açık bir direniş gördüm!” xxx Ve şiirden söz etmeden olmaz!"Şiirin silah, silahın da şiir" olduğuna,büyüsüne de inananlardan Celal Ülgen...Şairlerin "şiirlerde sevildiğini" savunuyor.Şiire kim emek verdiyse saygıyla ananlardan...Bir ara İzmir 68’liler Birliği Başkanı Gazeteci-Yazar-ŞairUstam Okan Yüksel’in de katılıp yakasına ’’68’li’’rozeti taktığı sohbette, Cemâl Süreya’nın‘’Bir mısra söylesek de sanki herşey düzelecek’’iniişaret edip, kendi şiirinden dizeler okuyor Celal Ülgen:‘’Ne şiire şiir diyebildilerNe resme resim,Doyasıya sevemediler,İmbat saçlı sevgililerin,Güneş yanaklarından öpemediler,Soğuk gecelerdi,Gene de on dördü gibi ayın sevecen,Çağlayanlar kadar coşkulu...Bilinmedik Denizler köpürtüyor şimdi,Başkaldıran dalgalarla yüzlerini.Ey geleceğin fenerleri,Yaprağa düşen çiyEy Haziran hasadı,yitik kuşlar,Dönün geri...’’Bu şiir, 68’lilere adanmıştı.Yani; Denizlere!.. xxx Su, ateşten korkmazmış!Ben, asla başeğmez yiğit 68’li -bir ömür mücadele insanı- Celal Ülgen’i çok sevdim, saygım katmerlendi.Benden de kendisine bir Cahit Külebi gelsin.Tabii ki Deniz’li!;‘’Keskin bir koku gibi limandan, Geliyor insanların sesi,Vuruşunu kalplerin duyuyorum,Kağıt gibi dümdüz, bembeyaz, Denizin üstü…’’ 



