İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, sağlık
çalışanlarının fiili hizmet süresi zammı ile ilgili olarak ortaya çıkan
mağduriyetlerin giderilmesi hususunda soru önergesi hazırladı. Öztürk, Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt tarafından yazılı olarak
cevaplandırılması isteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdiği
soru önergesi ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı;
“Ülkemizde sağlık çalışanları verdikleri hizmet açısından
zor ve sorunlu bir çalışma alanında hizmet vermektedirler. Sağlık hizmetinin
doğası gereği doğrudan insan hayatını ilgilendiren hizmetler olduğu ve
süreklilik arz ettiğinden pek çok riski barındırdığı için yıpratıcı meslek
kabul edilir. 3 Ağustos 2018 tarihli 30498 sayılı resmi gazetede 7146 sayılı
kanunda 11. Maddede fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı) olanlar kapsamına
sağlık meslek mensupları da dahil edilmiştir.
31.05.2006 tarihli 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel
sağlık sigortası kanunun 40. Maddesi 20 numaralı sırada 1219 sayılı kanun, 6283
sayılı Hemşirelik kanunu, 6197 Eczacılar ve Eczaneler hakkında kanun kapsamında
sağlık meslek mensubu sayılan ve insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve
rehabilite edici hizmetlerde çalışanlar diye tanımlanan mesleklere 360 gün için
eklenen fiili hizmet süresi 60 gün olarak belirtilmiştir.
Kanunda da belirtildiği üzere belirtilen işlerde fiilen
çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. Bu sebeple
yıllık ücretli-ücretsiz izin, sıhhi izin, ulusal tatil ve genel tatil günleri,
eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık süreleri fiili hizmet süresinden
sayılmaz. (Madde 9-6) 27 Eylül 2008 tarihli 27010 sayılı resmi gazete.
S.G.K kurum başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 66325 124-201.99-E. 11154977 sayılı 03.09.2018 tarihli genel
yazısında ‘’fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki yapılan bildirimleri için
e-bildiriye programında her ay için azami gün 26 gün hizmet bildirim kontrolü
bulunduğundan söz konusu belge türleri ile 26 günden fazla hizmet bildirimi
yapılamayacaktır’’ diye belirtilmiştir.
22 Mayıs 2014tarih 29007sayılı sağlık meslek mensupları ile
sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları iş ve görev tanımlarına
dair yönetmelik 4. madde c bendinde ‘’sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek
mensupları= sağlık meslek mensubu olmadığı halde sağlık hizmet sunumu
çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını
ifade eder’’ diye tanımlanmıştır. Ayrıca bu yönetmeliğin madde 6.2’sinde Ek
2’de bu meslek gruplarını belirtir. (psikolog, biyolog, çocuk gelişimcisi, evde
hasta bakım- yaşlı bakım teknikeri, tıbbi sekreter vb.)
Bu kanundan yararlanabilmek için en az 3600 gün (10 yıl)
belirtilen işlerde çalışmış olmaları şarttır. Kanunda 5 yılı geçmemek kaydıyla
fiili hizmet süresi zammının yarısı emeklilik yaş haddinden indirilir. Yani en
fazla 2,5 yıl yıpranma payı alabilirler.”
Yasin Öztürk, soru önergesinde şunlara yer verdi;
“Bu bağlamda;
1- Sağlık hizmetleri bir bütün olarak ifa edildiği
düşünüldüğünde sağlık sektöründe çalışan diğer meslek mensupları da sistemin
bir parçasıdır. Ek-2 de belirtilen sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek
gruplarına da fiili hizmet süresi zammı verilemez mi?
Ayrıca Ambulans şoförü, tıbbı atıkla ilgili temizlik
personeli vb. de bu haklardan yararlanması gerekmez mi?
2- Kanun yürürlüğe girdiği 3 Ağustos 2018’den itibaren
geçerlidir. Dolayısıyla söz konusu haktan sağlık meslek mensupları geriye dönük
faydalanamamaktadır. Oysa 26.07.2016 tarih 29783 resmi gazetede yayınlanan 3.
Madde’de ’’ fiili hizmet süresi zammı uygulaması usul ve esasları hakkındaki
yönetmeliğe’’ eklenen Geçici 1 madde 6.cı fıkrada 2008 Ekim ayı öncesi kapsam
dışıdır.
Sağlık meslek
mensupları en azından 2008 Ekim ayına kadar geriye dönük faydalanılabilmesi mümkün
değil midir?
3- Her ne kadar 3600 gün(10 yıl ) şartı koymuş olsanız bile
en fazla 5 yılın yarısını hizmet zammı olarak veriyorsunuz. (5x360
gün=1800/2=900 gün) ama SGK Genel müdürlüğünün belirttiği istisnaları
açıklayacak olur isek;
10 yıl x 12 ay x 4 gün
= 480 gün (en fazla 26 gün
işlenebildiği için)
10 yıl x 20 gün ( 10 yıla kadar yıllık ücretli izin hakkı) =
200 gün fiili hizmet süresinden sayılmıyor.
10 yıl x 12 gün (ort. 1 yılda en az resmi tatil günü) = 120 gün fiili hizmet süresinden
sayılmıyor.
10 yıl x 10 gün ( ort. 1 yılda eğitim, kurs vb. gün ) =
100 gün fiili hizmet süresinden sayılmıyor.
Toplam
900 gün = 2,5 yıl
Çalışan hiç hasta olmayacak olsa bile dolayısıyla 10 yıl
değil 12,5 yıl hizmet vermeden yıpranma payı olarak hak ettiği en fazla 900
güne ulaşamıyor.
Bu sebeplerden ötürü fiili hizmet süresi 60 gün yerine 90
gün verilerek bu mağduriyet giderilemez mi?”




