“Bağışıklık Sitemimiz”Hiçbir canlı durup dururken hasta olmaz.Hastalık amilleri bellidir. Ya bakteri ya virüs ya da mantar olabilir…Yıllar evvel, İbn-i Sina,bu konudaki tespiti şudur.”İnsanları hasta eden bir amil var ama onu görmek imkansız” demiştir…Kısaca mikropları kastetmiştir.İnsan, sadece et ve kemik değildir. Madde varlığı olan vücut ile manevi varlığı olan ruh kısmı vardır.Beden, akıl ve ruh sağlığı, insanı insan yapan en büyük sahip olduğu dünya varlığıdır.Hangisinde bir acı, bir ağrı, bir batma, bir yanma, bir sıkıntı, bir gerilim, bir panik,bir huzursuzluk, bir bunalım olsa, bunların hepsi insanın yaşam kalitesini bozar.Her ne kadar “Ağrısız baş mezarda bulunur” deseler de, her canlı, ömründe bir defa da olsa bedensel ve ruhsal ağrıyı çekecektir.Mesele, tedavisi mümkün olan hastalıklar olsun, günümüzde, birçok hastalık, hastalık olmaktan çıkmıştır. Birçok ölümlere sebep olan” boğmaca, kuş palazı, kalça çıkığı, çiçek hastalığı, verem, behçet hastalığı” gibi hastalıkların epidemik etkinliği kalmamıştır.Birçok hastalıkları Batı tıbbı içinde tedavi etmemize rağmen, dünya Hastalıkları listesine yeni hastalıkkodları ilave edilmektedir.Hastalıkların tamamını yok etmek elbette mümkün değildir. Zira, sağlık varsa zıttı hastalıkta olacaktır.Dünyada nereye bakarsan çift görürsünüz.Zariyat suresi-49 “Biz her şeyi çifter çifter yarattık, görüp de ders alasınız” der.Kötü-İyi, güzel-çirkin, hastalık-sağlık, zulüm-hürriyetHak-haksızlık, adalet-hukuksuzluk, cennet-cehennem diye uzatmak mümkün…Bu sebeple, insan var oldukça, hastalıklar olacaktır,Bazılarının tedavisi mümkün bazılarının da tedavisi zor olabilecektir.Mesele, hastalanmamak için “SAĞLIKLI YAŞAMANIN” bilgilerini uygulamaktır. Buna rağmen, hastalandığımız da,hastane ve hekimlerimiz gereğini yapacaklardır.İşte Grip! Bununla ilgili bir darb-ı mesel vardır.“İlaç alırsan bir haftada, almazsan yedi günde geçer.”Basit gibi gördüğünüz grip ya da soğuk algınlığı sizi, paçavra haline getirebilir.Bizde bir bulaşıcı hastalık varsa, sağlıklı kişi ve toplumla temas etmemiz gerekir. İşte buna karantina denir. Toplum olarak, iç içe yaşıyorum, aynı havluyu kullanır, aynı otobüslerde seyahat ederiz. Aksırırken ağız kapama alışkanlığımız yoktur. Yemek öncesi el yıkamayı unuttuk. Her yanımız bizi hasta edecek etkenlerle dolu. İmminüs (Bağışıklık) sistemimizi koruyacak bilgi ve becerilerimiz yok.Her şeyi günlük tüketen bir ferdiyetçilik (dualizm) hakim. Toplum sağlığı, önce fertlerin sağlığını korumakla başlar.Bunun için, devlete büyük görevler düşer.Belediye ve Sağlık Müdürlükleri ile koruyucu sağlık hizmetlerini vermelidir.Vatandaşın yediğinden, içtiğinden, aldığı havanın ve çevrenin temizliğinden sorumlu kurumlardır.Önce insanı hasta etmeyeceksin…Hastanelerin yatak kapasitelerini ve hekim sayılarını artırmakla, “Sağlıkta DEVRİMYapamazsınız” Sağlık giderleri Devletin ve dolayısıyla milletin sırtında KAMBURDUR.İlaç firmalarının sayılarının artması bu sebeplerden bir tanesidir.Daha sonraki yazılarımda, “TÜRKİYENİN SAĞLIK POLİTİKASI” üzerine olacaktır.Sözlerimi, Muhteşem Süleymanın,Muhteşem bir sözü İle bitirmek istiyorum.“Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet gibi,Olmaya Devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” Ali Koçlu…
Sağlık
Yayınlanma: 09 Şubat 2018 - 12:14
GRİP YA DA SOĞUK ALGINLIĞI
Ali Koçlu'nun yazısını okumak için tıklayınız
Sağlık
09 Şubat 2018 - 12:14
İlginizi Çekebilir





