Değerli Dostlarım; yurdumun güzel insanları
Bugün izlediğim bir haberde küçük eşek yavrusunun annenin gözü önünde insanlıktan çıkmış biri köpeklerine parçalatıyor ve bunu sosyal medyada paylaşması karşısında herkes gibi içim parçalandı.
İzlediğim bir belgeselde bir dişi aslan yakaladığı ceylan yavrusunu yemeyip oynuyor, ona saldırmak isteyen diğer aslanlara saldırıyor, dokunmalarına izin vermiyor, yavru ceylanın gitmesine izin veriyordu. Bir hayvandan insanlık dersi bir insandan hayvanlıktan öte bir davranış!
Masum varlıklara yapılan eziyet, işkence ve cana kıymalar karşısında insanlığımızdan utanıyoruz.
Maalesef yetersiz adli tedbirlerle de bir türlü bu tip olayların önüne geçilememektedir.
Mecliste hayvan hakları ve hayvanlara karşı işlenen suçlara karşı etkin tedbirlerin alınacağı kanunların çıkması kamu vicdanının beklentisidir.
Yukarıda bahsettiğim olayın faili hakkında adli işlem yapılıp, salıverilmesi hayvanlara karşı işlenen suçlara karşı verilen cezalarının yetersizliğini bu olayda da gördük.
Unutulmamalıdır ki, insana karşı işlenen suçları polisiye ve adli tedbirlerle bile önlemede yetersiz kaldığımız su götürmez bir gerçektir.
Kadına karşı işlenen şiddet ve cinayetler hakkında bu köşemde daha önce yazdığım yazılarımda da belirttiğim gibi hayvanlara karşı işlenen suçları da önlemek ancak eğitimle olacaktır!
Yavrularımıza daha küçük yaşlarda hayvan sevgisini aşılamamız gerekiyor. Bu dünyada onlarında bizim gibi varlık ve yaşam hakkının kutsallığı ve dokunulmazlığının olduğunu öğretmeliyiz.
Eğitim, eğitim, illaki eğitim...
Koronavirüs salgını yüzünden zor günler geçiren sadece biz insanlar olmadık. Doğada yaşamlarını insanların desteğiyle sürdüren meydan güvercinleri ve sokak hayvanları da zor günler geçiriyor.
Belediyeler, vakıflar, dernekler, kamu kuruluşları ve gönüllüler can dostlarımız için mama, yem ve su vererek hayatlarını kolaylaştırdı.
Koronavirüs’ün yarasalardan insana geçtiği bilgisi üzerine evcil hayvan sahipleri korkarak, maalesef birçok evcil hayvanını sokağa terk etti. Belediye hayvan barınakları sahipsiz hayvanlarla doldu taştı.
Değerli dostlarım;
Koronavirüs salgını yüzünden bu günlerde insan ve endüstriyel faaliyetlerinin kısıtlanması sayesinde hava kirliliği minimum seviye indi. Karbon salınımı azalınca da ozon tabakasındaki delik kapanmaya başladı.
Yaşam alanları kısıtlanan yaban hayvanların da bu süreçte doğada rahatça yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüklerin tanıklık ettik.
Biz sokağa çıkmayınca sokaklar onlara kaldı. Nesli tükendiğini daha doğrusu tükettiğimizi düşündüğümüz bazı canlıları tekrar doğada görünce umutlandık gelecek adına.
Koronavirüs bize çok şey öğretti. En önemlisi bu dünyanın sahibinin sadece biz insanlar olmadığımızı!
Pırıl pırıl tertemiz bir dünyada çevremizdeki varlıklarla birlikte bir hayat sürmemiz dileğiyle.
06.05.2020
Doç. Dr. Şevket CİVELEK




