Kanadı Derviş tarafından kırılan kuşa Hz. Süleyman
sorar; neden kaçmadın? Kuş; Dervişlik hırkası
giymişti, zarar vermez diye kaçmadım.
Hz. Süleyman
kısas ile Dervişin kolunun kırılmasına karar verir. Kuş itiraz eder. "Kolunu kurmayın hırkasını çıkartın,
onunla kandırıyor.
Ramazan
ayında, açın halinden anladığı aydayız.
Antalya'da
ekonomik sıkıntı çeken Anne ve kızı, evin pencerelerini fulya ile kapatıp,
kömür yakarak zehirlenip intihar etmişler. Haberi
okuduğumda şahsen ben insanlığımdan utandım.
Fırat'ın
kenarında kaybolan kuzudan mesul olanlar, sırtında yetki hırkası taşıyanlar ne hissetti bilmiyorum. Süslü Cuma mesajları,
Kandil mesajları sadece kendi vicdanını rahatlatır, görevini yapmış hissi verir.
Zorbalık,
açlık, kötülük, israf var mı ülkede? Varsa işte ona ses
çıkarmadığımız sürece hepimiz mesulüz. Ezenin değil mazlumun yanında olmanın huzuru kadar güzel dua olabilir
mi?
Demokrasi var
yetki elinde, hak etmeyenin sırtından hırkasını çekip almıyorsan suçlu arama,
suçlu sensin.
Beylerin İhtişamlı iftar sofraları bir tarafta, açlıktan
ölenler bir tarafta. Sahi açın halinden anlamak için tutuluyordu oruç degilr mi?
"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diye noktayı koymamış mı?
İnsanlar ucuz kuru ekmeğe olsun ulaşabilsin diye, ekmek büfeleri açıldı. Açıldı
açılmasına da, açılırken kıyamet kopartıldı.
Demokrasilerde
Halk idarecilerden korkmayacak, idareciler Halk tan korkacak. Manzara ortada,
gerisi sana kalmış. "Güç karşısında
aldığın pozisyon, ahlâkını belirler"...
Çeşitli tarikatlar ve bunların binlerce üyesi var, bunlar
nasıl sıkıntı görmüyorlar aç kalmıyorlar? Bunlar ne üretip de bolluk içinde yaşıyorlar?




