• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. "İFŞA''NIN KAHRAMAN POLİS MÜDÜRÜ
Genel
Yayınlanma: 16 Temmuz 2019 - 11:16

"İFŞA''NIN KAHRAMAN POLİS MÜDÜRÜ

Atilla Köprülüoğlu'nun yazısını okumak için tıklayın...

Genel
16 Temmuz 2019 - 11:16
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
15 Temmuz 2016, günlerden Cuma’ydı. 
HSYK-Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi (şimdi HSK oldu) hakim dostuna çaya gitti. 
İzmir'de, TSK'daki Fethullahçılara yönelik kapsamlı bir operasyon için düğmeye basılmıştı.
Dostu, bunu hatırlatıp “FETÖ belasında son durum nedir?
Nereye gidiyor ülke?” diye sordu. 
Kolej ve akademi dahil 28 yıllık emniyet mensubuydu.
FETÖ’cülerin gerçek yüzünü en iyi bilenlerden biriydi. 
Yıllarca bu yapının gadrine uğramış, dolayısıyla hakkında söylediği her şey doğru çıkmıştı. 
Devlete sızmış FETÖ’nün emniyetten sonra TSK’da da etkinleştiğinin bilincindeydi. 
Şöyleydi yanıtı; “Kemalist görünümlü Gülenist bir darbe bekliyorum. 
Halkın ve dünyanın desteğini almak için bu yöntemi seçecekler! 
En önemli silahlı güçlerinin stratejik yeri TSK’dır!”

***
Evine geldi, eşiyle yemeğini yedi, balkona çıktı. 
Şairin dediği gibi “gece yalınlığıyla, karanlık lambalar, her zaman şevkatle içine almıştı” onu da. 
Yanan lambaların gerisinde ne çok hayatların olduğunu içinden geçiriyordu. Birden gök gürültüsüne benzer ses duydu,
alçaktan uçan F-16’yı farketti. 
İki üç telefondan da Boğaz Köprüsü’nde askerlerin, yollarda tankların olduğunu, görev yaptığı Ankara Emniyeti’nin de kuşatıldığını öğrendi. Fethullahçılar’ın darbe yaptığını anlamıştı! Beylik tabancasını, şarjörlerini alıp eşiyle de vedalaştı. 
Geldiğinde emniyetin önü ana-baba günüydü. Yukarıda helikopterler, jetler uçuyordu. Polisler direniş hazırlıklarındaydı. Organizesiyle kolkola girildi, 250-300 metre mesafedeki darbecilerin tanklarına doğru yürüyüşe geçildi. Darbeciler ateşe başladı, bombalar patlıyordu. 
Yanındaki polis memurunun yaralanıp düştüğünü gördü. 
Ona eğildiği sırada karnındaki sıcaklığı hissetti, vurulmuştu! Kaldırıldığı hastanede ameliyata alındı. 
Kurşun 1 cm. sağ taraftan vücuduna girmiş olsa şimdi hayatta değildi.

****
Anestezi sırasında kendinden geçtiğinde yaşamı da gözlerinin önünden akmıştı; “Kolejdeyken fişlenmesi, tarikat yuvasına dönüşen akademideki katıksız Fetullahçı öğretim üyeleri, eziyet eden sınıf komiserleri. Mezun olduğunda cemaatçi devrelerinin terör, istihbarat, kaçakçılık ve personel gibi şubelerde çalışması, kendisine kurulan kumpaslar, telefonlarının yasa dışı dinlenmesi, yıllarca terfi ettirilmemesi.
Bu arada Hukuk Fakültesi’ni bitirmesi!...”

****
Gözlerini araladığında elleri eşinin avuçları içindeydi. 
Hemen anladı darbenin başarısızlığını. 
Eşine gülümserken, yine şairin dizelerini düşündü; “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi/ (…)
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını/ Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin!’’

***
Dillendirdiğim;
ölüme kafa tutan “Gazi” Emniyet Müdürü; Fatih Eryılmaz’dır! 
Değerli Meslektaşım Toygun Atilla’nın “İFŞA”sının son bölümünde aktardığı kahraman polis.
Yazara göre, FETÖ’yle mücadelede en analitik düşünen, yapıyı tanıyan, yöntemlerini bilen, öngörü sahibi birkaç vasıflı emniyetçi ve yargı mensuplarından biriydi o. 
Vurulduktan sonra 1 yıl daha çalıştı ve emekli oldu. 
İYİ Parti’de politikaya atıldıysa da siyaseti benimseyemedi. 
Şimdi avukatlık yapıyor Fatih Eryılmaz!...

****
Ulusal egemenliğimize kasteden, emperyalist işgal hedefli kalkışmaydı 15 Temmuz. 
O gecenin de bir ömür FETÖ’yle mücadelesiyle görünmeyen kahramanlarından da biriydi
Fatih Eryılmaz. 
Toygun Atilla’nın ifadesiyle “görünmeyenlerdendi ama görebilenlerdi.”
“Ne istediyseler verenlerin”, 
“Cemaat devlete sızmış, buna kargalar güler”, “Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli kıymettir. Ona çete denemez” diyenlerin, kananların/kandırılanların, siyasi ayağın araştırılmasını istemeyenlerin de -sırlarının ifşa olduğu-İFŞA’yı mutlaka okuyun, okutun! 
Tarihçi-Yazar Sinan Meydan’ın 
“FETÖ’nün, laikliğin içinin boşaltıldığı yıllarda gittikçe büyüyen cemaat- tarikat bataklığında filizlendiği ve Atatürk’ün kurduğu Laik Cumhuriyet'i içeriden yıkmak için örgütlenmesinin konuşulmadığı” tespitini anımsayarak; 
Darbelerin panzehirinin “demokrasi” olduğunu unutmayarak!
Bütün darbelere...
Vatan haini alçak darbecilere...
Onlara yol verenlere... Lanetle!...
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
Eğitim-İş'ten Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı: Butlan Yönetimlerini Kabul Etmiyoruz
NERUDA ,
NERUDA , "POSTACI"NIN EFSANE REPLİĞİ VE NÂZIM'A YAZDIĞI ŞİİR...
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli'de korkunç olay!
Denizli'de korkunç olay!

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim