Bizim siyasal grubunda bir dostum :"Rahat Uyu Diyemiyorum... Din maskesini yüzlerine takarak ülke için yarattığın bütün değerleri çaldılar, soydular, yağmaladılar... Yaşamın boyunca mücadele ettiğin emperyalizmin coğrafyamızdaki kirli ve kanlı projelerine eşbaşkanlık ve işbirliği yaparak yüzbinlerce insanın ölümüne sebep oldular. Milyonlarca insanı yerinden yurdundan ettiler. Çeteleşmiş tarıkatları ile devleti parsellediler. Kin ve nefret odaklı imam okulları ile bilimin ve bilginin önüne set çektiler. Adalet ve hukuk sistemini bedevi ve kabile kültürlerine göre dizayn ettiler. Anlayacağın bizlere emanet ettiğin Türkiye Cumhuriyetini yaşanamaz hale getirdiler.. Rahat uyu diyemiyeceğim. Çok üzgünüm..." diye yazması çok dokundu bana.
Böyle olmasında başkaları mı suçlu sence...81 yıldır ne yaptık bırakılan miras adına...Yarımdı birşeyler, eksikti...Tamamlayamadığımız için, olumsuz bakanlara fırsat yaratmadık mı?..İyi düşünelim dostum...Biz nerede yanlış yaptık ve yapmaktayız hala...İyi düşünelim... Böyle olmasındaki suçlarımızı, günahlarımızı...İyice anlayalım Gazi nin bıraktığı mirasa ihanetlerimizi...Evet haklısın... Atatürk'ün mirası delik deşik edilmiştir. Otopsiden çıkmış kadavra misali... Fakat benim asıl sinirlendiğim, kendimi tutamadığım husus bu süreci trene bakar gibi seyrettiğimizdir. Adamlar ilk işareti 2003 yılında verdiler... "Atatürkçülük kimsenin tekelinde değildir." dediler ve başladılar otopsiye... Böldüler, deldiler, kopardılar... Biz canım arkasından yapılan operasyonu seyrettik.. Adım adım, hücre hücre boşalttılar içini bu koca bedenin... Bu vaziyette biz rahat uyu desek uyuyabilir mi huzur içinde?İşe, işte böyle itiraflarla başlamalıyız önce... Biz eksiğiz dostum... Biz yanlışız... Kötü şeyler yaptılar demek çözüm değil... Kötü şeyler yaptırmamakla başlar birşeyler... Değişik kaynaklardan alıntılarla yazmayı sevemedim bir türlü... Klasik Türk geleneğidir, "kervan yolda düzülür"Bir yerinden başlamalıyız.Yılgınlık bize yaraşmaz..Bu gün belirli coğrafyalarda etkili olanlar vaktiyle üç beş çapulcuydu...Bu gün devletin her hücresine nüfuz etmiş olanlar vaktiyle kıyıda köşede öç alma yeminleri ediyorlardı...Bu öyle bir virüs ki, boşluk hissettiği her ortama hemen yerleşiyor...Bu virüslerin anti si halen damarlarında o asil kanı taşıyanlardadır...Kansızlara diyecek sözüm yok...
11.13.2019Mehmet Demir
Böyle olmasında başkaları mı suçlu sence...81 yıldır ne yaptık bırakılan miras adına...Yarımdı birşeyler, eksikti...Tamamlayamadığımız için, olumsuz bakanlara fırsat yaratmadık mı?..İyi düşünelim dostum...Biz nerede yanlış yaptık ve yapmaktayız hala...İyi düşünelim... Böyle olmasındaki suçlarımızı, günahlarımızı...İyice anlayalım Gazi nin bıraktığı mirasa ihanetlerimizi...Evet haklısın... Atatürk'ün mirası delik deşik edilmiştir. Otopsiden çıkmış kadavra misali... Fakat benim asıl sinirlendiğim, kendimi tutamadığım husus bu süreci trene bakar gibi seyrettiğimizdir. Adamlar ilk işareti 2003 yılında verdiler... "Atatürkçülük kimsenin tekelinde değildir." dediler ve başladılar otopsiye... Böldüler, deldiler, kopardılar... Biz canım arkasından yapılan operasyonu seyrettik.. Adım adım, hücre hücre boşalttılar içini bu koca bedenin... Bu vaziyette biz rahat uyu desek uyuyabilir mi huzur içinde?İşe, işte böyle itiraflarla başlamalıyız önce... Biz eksiğiz dostum... Biz yanlışız... Kötü şeyler yaptılar demek çözüm değil... Kötü şeyler yaptırmamakla başlar birşeyler... Değişik kaynaklardan alıntılarla yazmayı sevemedim bir türlü... Klasik Türk geleneğidir, "kervan yolda düzülür"Bir yerinden başlamalıyız.Yılgınlık bize yaraşmaz..Bu gün belirli coğrafyalarda etkili olanlar vaktiyle üç beş çapulcuydu...Bu gün devletin her hücresine nüfuz etmiş olanlar vaktiyle kıyıda köşede öç alma yeminleri ediyorlardı...Bu öyle bir virüs ki, boşluk hissettiği her ortama hemen yerleşiyor...Bu virüslerin anti si halen damarlarında o asil kanı taşıyanlardadır...Kansızlara diyecek sözüm yok...
11.13.2019Mehmet Demir




