• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. KARDEŞİM MANOLİS
Genel
Yayınlanma: 29 Temmuz 2018 - 10:36

KARDEŞİM MANOLİS

Genel
29 Temmuz 2018 - 10:36
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
KARDEŞİM MANOLİS
Yıllarca gazetecilik yapmış, sinemamızda da ‘’Kötü Adam’’ karakteriyle ünlenmiş

Hüseyin Baradan'ın

17 yıl önce yaşadığı ‘’Büyük Acı’’yı, meslektaşımız Hürol Dağdelen o günlerde köşesine taşımıştır.

Baradan anlatıyor;

‘’Eşim Hayriye’yle çok istediği Yunan Adaları turuna katıldık. Rodos’tan sonra Girit’e yaklaştığımızda eşim kamarada rahatsızlandı.Tüm müdahalelere karşın son nefesini de verdi. Donup kalmıştım. Girit'e yanaştık karakola ifade için. Gemi de 2 saat sonra kalkıyor. Rehberler de ‘ihtiyacınız olur’ diyerek 500 dolar bırakıp gittiler. Girit’te kaldım mı tek başına!

Perişanım, bitiğim.

Yol arkadaşımı yitirmiştim.

Karakolda genç bir adam var, beni süzüyor. Birden, ‘Size yardım etmek istiyorum. Ben; Comodor Turizm’in sahibi Manolis Gavrilakis!’’

Teşekkür ettim. ‘’Yorgunsunuz, sizi otele götüreceğim. Biraz dinlenin " dedi.

‘‘’Peki’’ deyip çıktık, sohbette ‘’vizem yok, gemi de gitti, bu cenazeyi nasıl alıp götüreceğim’’ dedim.

‘Sen bunu hiç düşünme! Vizeni çözeriz. Şimdi ülkene göndereceğim seni, Hayriye Anne bana emanet."

Şaşkınım, soruyorum kendime; ‘Hüseyin ilk kez gördüğün bir adama nasıl güvenirsin ?’ diye.

Manolis devam etti;

‘’Sizde çok kıymet verilen kendinden büyük insana ne denir ?"

" Abi " deriz. Manolis de ‘İzninle ben size

‘’Abi’’ diyeceğim artık!’ demez mi?

Uzatmayayım uçakla Atina’ya geldim.

Bir yandan da ağlıyorum, ‘’45 yıllık karını ellerin elinde nasıl bıraktın " diye. Rezervasyonumu yaptırdığı otele geçtim, girer girmez Manolis’ten telefon;

‘Abi rahat geldin mi? Sakın otelde yememezlik içmemezlik etme.

Saat başı arayacağım seni’.

Ertesi gün İzmir’deyim, alanda anons ediliyorum alanda.

Yine Manolis;

‘’Anneyi düşünme , cenaze pazar günü geliyor."

Pazar günü cenazeyi almaya gittik, gelin gibi süslenmişti cenaze,

gözyaşlarımı tutamadım.

Ertesi gün, camideyiz. Telefonum çaldı, arayan yine o; Manolis!

Eşimi defnettikten sonra bu kez ben aradım Manolis'i .

‘Kardeşim Manolis!

En acı günümde yanımda oldun.

Söyle bana senin için ne yapabilirim?’

Yanıtı;

‘’Bunları düşünme, beni kardeşinin yerine koy! Ama birşey yapmak istiyorsan methini çok duyduğum İzmir Kordon'unda bana rakı-balık ısmarla; ödeşiriz!’’

Ne dil, ne din, ne ırk hiçbir şey dinlemiyor. İnsanlık başka bir olay!

Yunanistan Dışişleri ve Kültür bakanlıklarına,  elçilik ve konsolosluğa, Girit Valisi'ne, Girit Belediye Başkanı'na birer mektup yazdım. Dedim ki:

‘Sizin işte böyle bir vatandaşınız var, onunla gurur duyun!’

Acıyla dostluğu birarada yaşamak böyle bir şey işte!

 

***

Öyküyü okuduktan sonra bir de Atina’da

kömüre dönmüş bebelere bile gözlerini kapatıp…

Sözleşmiş gibi; ’’ateşiniz bol olsun’’, ‘’gebersin

Yunan tohumları’’  diyen -insan kılıklı- kindarlıktan

beslenen yobaz ırkçı faşistleri düşünün!

Ozanın benzetimiyle,

‘’İnsanlığa düşmanlığın en karanlık kuyusundan’’ çıkıp gelen,

onur yoksunu vicdansızları!

Bizim yüreğimiz ağlarken, kurumuş yüreklileri!...

Acıların ortak olduğunu unutanları düşünün!..

Sonra da,

Şükrü Erbaş'ın

‘’Canı cehenneme rahat uyuyanın/ Kapısını örtenin,

penceresini kapatanın/ Yüreği yalnız kendiyle

dolu olanın / Duvarları ancak çarpınca görenin/

Canı cehenneme başkasının yangınıyla/

Evini ısıtıp yemeğini pişirenin’’ dizelerini mırıldanın…

 

***

Hayatla ölüm arasında yalnız insan vardır!

Yaşarken hak etmek, giderken ‘’iyi ki yaşadı’’

dedirtmek önemlidir.

‘’Mesele insan olabilmektir!

Fazlası da gerekir diyorsan,

işte el, işte yürek, işte beyin, işte hayat ve işte yeryüzü!

Ve işte sen…’’

yazarken ne haklısın Haluk Isık Hocam?

Benim karşılığım da Mahzunice size;

’’Bütün aşklardan yücedir insanın insanı sevmesi!..’’

 

***

Komşu'dan Meslektaşımız Sevgili Alekos Papadopoulos ’un

gönderdiği mesaj herşeyin özetiydi aslında:

‘’Yangınlar söndü. Yaralar geç söner, bazıları hiç sönmez.

En vahşi hayvanlar bile eminim utanır bu nevi hislerden.’’

Hiç sanmam Alekos, hiç sanmam. Utanmazlar!..

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
DENİZLİ'DEN AKŞENER'E JEST
DENİZLİ'DEN AKŞENER'E JEST

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim