• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Cumhuriyet Halk Partisi
  3. KILIÇDAROĞLU'NA SON MEKTUP
Cumhuriyet Halk Partisi
Yayınlanma: 29 Haziran 2025 - 15:40

KILIÇDAROĞLU'NA SON MEKTUP

Cumhuriyet Halk Partisi
29 Haziran 2025 - 15:40
5 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
KILIÇDAROĞLU’NA SON MEKTUP

Sayın Kemal Kılçdaroğlu
Sevgili Kılıçdaroğlu…
Kemal Kılıçdaroğlu
Hitaba uygun sözcük konusunda kendimle ihtilafa düştüğümü İtiraf edeyim.
Sayın’la giredim söze… Vazgeçtim. Bunca olanlardan sonra, sygınlığın anlam ve önemini yitirmişliği geldi aklıma… Ondan vazgeçtim.  
Partili olma, ‘yaş farkımız’ bir de geçmişteki samimi olduğuna inandırıldığımız alçak gönüllülüğün “büyüsünü bozmasın” kaygısıyla, ‘Sevgili Kılıçdaroğlu’; diye başlamak geldi içimden… Vazgeçtim.  Zira, olanlar karşısında, sevgi ile yadedilecek geçmişin sade, duru ve samimi anılarından başka bir şey kalmamışlığına da kahredip böyle hitap etmeyi de düşüremedim üzerime…
     Öfkenin değilse bile, hayal kırıklığının yumuşatılmış ifadesinin arkasına saklanıyor olmak-gibi geldi bana… Ondan vazgeçtim.
Kemak Kılıçdaroğlu… diyerek, söze girmek en iyisi gibi...
Oysa bundan önceki mektuplarımın hiç birisinde esirgememiştim “Sayın” sözcüğünü.
Sen bunu, bir ağabeyinin sana doğrudan hitabıymış gibi algıla… Gelebilecek farklı kaba-saba yorumlara da takılma… Dinle onu.
*
    ’68 Kuşağınun ODTÜ’lübir  neferiyim.  Eğitimciyim... Gençlik dönemlerimizin bize yüklediği misyon ile ülke kurtuluşunun “sol”da olduğuna inanmış bir nefer… Bu yolda bedeller de ödemiş bir gönüllü...  Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan ile Fikir Kulübü yoldaşlığı ve ODTÜ yurt arkadaşlığı da yapmış biris… Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan değil. 
Partinin alt yönetim kademelerinde bir ikbal beklentisi olmadan sorumluluklar yüklenmesini de bilmiş yarım asrı aşan bir partili… Dışardan “maval” okuyanlardan da değil yani!. 
Okuyan, dünen, soran, sorgulayan, konuşması gereken yerde susmayan… Eh usulünce az birazda eli  kalem tutan!... Kitapları da olan…
Sosyal medyada hala ulaşılabilir; siyasilere yazılmış epey sayıda açık mektupları(m) da var. Siz Kılıçdaroğlu’na yazılmış olanlar da az değil.. “Birlikte yöneteceğiz!” sözlerinize güvenerek kaleme alınmış, iyiye, güzele, doğruya dair teşekkür… dilek – temenni, takdir, v.s. Son günlerdekiler ise sitemli… Ama hepsi de “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” ve Sosyal Demokrasinin iktidarında halkın refah ve mutluluğuna dair... 
Siz o mektuplardan birisine olağan üstü değer vermiş ve Yüce Meclis’in kürsüsünden bizzat kendiniz okumuştunuz. Mektup Eskişehir Maarif Kolejinde 3 yıl süreyle öğrencim olan Milli Eğt Bak. Nabi Avcı’ya yazılmış sitem dolu bir mektuptu. 4+4+4 ihanet yasasının Meclis’ten antidemokratik yöntemlerle geçirilmesi üzerine yazılmıştı o mektup. 
“Üzüldüm!” demiştim o mektupta.  “Demek ki demokrasi vicdana inmedikçe
soksan duracak cinsten değilmiş!”
“Utandım!” demiştim, “Öğrenen öğrenemediyse, öğreten öğretememiştir” deyip kendimi suçlamıştım.
“Kahroldum!” demiştim omektupta!. “Bu sistemle ‘adam’ değil, biat ve sadakat ehli kula kulluk etmeye hazır ümmet yetiştirilir!” İşte bu mektuptu TBMM’de genel kurula sunduğunuz. Ve konuşmanızda Nabi Avcı’ya “Bir kenara çekil, dinle öpretmenini!” demiştiniz.
11 yıl sonra bu sözünüzü, benim size tekrarlamak zorunda kalmam ne acı!.. “Dinle onu!”
*
Dinle onu!... 
Sana Ekmeleddin vak’asından söz etmeyeceğim. Eğer o günkü “Ekmeleddin” dayatmanız, , bugün sergilemeye çalıştığınız tutumun bir öncelik provası değil idiyse, bu sizi pişman etmiş olmalı. Öyle umduk, aldandık. Zerrece bir pişmanlık belirtisi bile göstermediniz. İşte bu “Vak’a” bile “terki makam” eyleminize onurlu bir dayanak olablirdi,aksine, her kaybedilen seçimle tutkalladınız kendinizi o makama her adımınızla partililerinizi pasifliğin merkezine çekerek. 
*  
Yürürlükteki yasalara rağmen mühürsüz oyların sayılmasına neden sert bir muhalefet tavrı göstermediğinizi de hatırlatmayacağım. Onu zaten adınıza tarih alacak kara sayfalarına.“İtiraz YSK’ya yapılacak- onlar bunu dikkate nasıl olsa almayacaklardı” şeklindeki beyanınız,  hafızalarımızda kahredici tadıyla duruyor!. Birmilyon yürüseydi örneğin YSK önüne, bugünkü sonuçlar olur muydu? Demir kubbeyi delen bu beyanınız devamında gelecek daha büyük yasa tanımazlıklara cesaret verdi. Yoksa –dilimiz varmıyor demeye- bir işaret fişeği miydi yoksa?
Bu beyanınızla siz “ak kaşık” olmadınız, muhaliflerinizi cesaretlendirip, güldürdünüz.
O gün büyük ödül teşekkürü almış olmalısınız.
Her yenilgiden sonra tam 13 kez sanki seçimlerden hep en güçlü siz çıkmış tavrınızı da gündeme getirmeyeceğim. O günlerde dilden düşmeyen “proje” söylentilerine karşı göğsünü siper edenler hep bizler olduk. Ama bu gün sağlıklı analiz yapma günü değilse de, tarih versin kararını deyip kapatalım bu faslı da…
Ah keşke, okuyacağınızı bilse, 50 sayfalık bir destana daha neler sığdırırdım da, ne fayda!. İhtiras ne acı, ne tedavisiz bir hastalık8mış) ki, sildi süpürdü “mütevazi” bildiğimiz Kılıçdaroğlunu. 
Aldattınız… Bilerek, istemeyerek… Ama bilirsin ki “Aldatma geçerli ”boşanma nedenidir. Son genel kurulda halk sizi boşadı halk, hem de kendi delegeleriniz eliyle artık. 
Buna rağmen, davranışlarınız “ya benimsin ya toprağın”. İlkelliğinden başka nedir ki? 
*
“Sol” cenahı üzen, utandıran, kahreden (iki) konudan söz etmeden kapatmayalım fasılları:  Anayasanın en açık amil hükmü neydi?  “3. kez aday olamaz…”  Siz ne dediniz?
“Bırakın aday olsun da biz onu sandıkta yenelim!”  Sormadan edemiyor düşünen akıl:
Bu beyan, YSK’ya  “Aday gösterin, itiraz gelmeyecek!” mesajı mıydı? 
* 
Şimdi de şu soru aklıma takılmıyor değil!.?
-    CHP’yi kayyuma bırakmam!...
Bu dai malum mercilere “kayyum atansın” mesajı mıdır? (1.si olmuşsa 2.si neden olmasın
*
Kemal kılıçdaroğlu, hiç kusura bakma “Nice “olmaz olmaz, olmaz olmaz’ları görüp yaşayan sosyal demokratlardan –kabul etmesende- tek taraflı olarak boşandın. Sen artık, onların ne düşüncelerinde ki, ne de vicdanlarındaki Kemal’sin.  
Sen kendi tercihinle sana layık görülen  “Memur Kemal!” - “Kemal Efendi!” sıfatlarıyla baş başa, bu sıfatları sana layık görenlerle yanyana aynı saftasın.
* 
    Yarın belki, mahkemeler seni yenildiğin koltuğa getirip oturtacak!... Tarihte yer alacağın sayfanın rengini belirlemek adına ömrünün en çetin sınavını vereceksin. 
Oturacağın koltuk iğneli ve de eksik bacaklı!.
    Tercih senindi ama doğruyu seçmekte elindeydi!. 
    * 
    Bir gün olur “Kötü” gider elbet … Derdimiz, ülke kötüye kurban gitmesin!. 
29 Haz. 2025
Mehmet Halil Arık
Emekli Eğitimci
[email protected]

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
CHP Denizli İl Kadın Kolları Başkanı Kocabay'dan AK Parti'ye Sert Tepki
CHP Denizli İl Kadın Kolları Başkanı Kocabay'dan AK Parti'ye Sert Tepki "2 Bin Euroluk Çantayla Halkın İçinde Olunmaz"
Başkan İlhan'dan 8 Mart Kadınlar Günü Mesajı: “Kadınlar Korkusuz Yaşamalı”
Başkan İlhan'dan 8 Mart Kadınlar Günü Mesajı: “Kadınlar Korkusuz Yaşamalı”
BAŞKAN İLHAN'DAN İKTİDARA SERT TEPKİ:
BAŞKAN İLHAN'DAN İKTİDARA SERT TEPKİ: "BU KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ!"
Başkan Horzum'dan İktidara Kuyruk Tepkisi:
Başkan Horzum'dan İktidara Kuyruk Tepkisi: "Vatandaş Soğukta Beklerken Siz Konfor İçindesiniz"
Acıpayam'da Düğün Dönüşü Feci Kaza: 1 Ölü, 1 Yaralı
Acıpayam'da Düğün Dönüşü Feci Kaza: 1 Ölü, 1 Yaralı

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim