• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. KOY'U VER GİTSİN(!)
Genel
Yayınlanma: 29 Mart 2022 - 14:45

KOY'U VER GİTSİN(!)

Genel
29 Mart 2022 - 14:45
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
 KOY'U VER GİTSİN(!)
Muğla’nın dünyaca tanınan koyları peşpeşe satılıyor, haberiniz var mı?
Boynuzbükü, 
Osmanağa, Günlük, İnceburun koyları özelleştirildi.
Ardından da Kille Bükü, Bedri Rahmi, Kille, Sıralıbük, Sarsala, Hamam, Martı ve Binlik koyları!.. 
Bu koylarda tekne bağlama amaçlı mapa ve deniz yüzeyi şamandıra sistemi kurulması ve şirketlerce işletilmesi,
10 yıllık izinle kullanıma açılacak.
Bu şu demek;
“ Karadan yasaklanan ya da ücretli girilen koylardan sonra gezi tekneleriyle ya da küçük teknelerle ulaşılabilen bu koylar vatandaşa kapanacak.
Fethiye’de, Göcek’teki  yaklaşık 4 bin günü birlik tur yapan tekne, bu koylara giremeyecek! ”

****
Bölge halkı Sivil Toplum Kuruluşlarının önderliğinde tepkili.
Balıkçılar, yatçılar, tur tekneleri sahip ve çalışanları karşı.
Protesto mitingleri düzenleniyor, seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri ise uygulama ile 
( bölge koylarının yüzde 90’ını kapsıyor ihaleler ), “koyları koruma ve kontrol altına almak” adına yaptığını söylüyor.
Vatandaşlar, yerel yönetimler; koyların korunmasından yana.
Sorumluluğun STK, kurum, kooperatif, denizcilik ile ilgili odalara veya belediyelere verilmesini savunuyor, özel şirketlere değil!..

xxxx

Cumhuriyet yazarlarından Mine G.Kırıkkanat da konuya duyarlı.
Köşesindeki yazıyı şu ifadelerle bitirmiş deneyimli yazar;
“Fethiye’yi rahat bırakın. Halkına güvenin.
Onlar dedelerinin,
babalarının emaneti doğal miraslarına sahip çıkar.
Fethiye’nin yetkin ve yöreyi bilen meslek örgütleri,
kurumları gerekeni yapar, o güzelim koyları sizin ihale ettiğiniz şirketlerden çok daha etkin korur, kollar.
Derdiniz dünyada eşi olmayan cennet koylarımızı illa ki yandaş ve yozdaşlarınıza peşkeş çekmek ise Fethiye’nin hem doğasının hem de halkının tepkisine hazır olun.
Bu organize işlere imza atanları, onaylayanları ve sessiz kalanları ikisi de bağışlamaz.
Ve biliniz ki bir gün hepinizden daha zengin bir oligark o koylardaki mapa ve tonozları toptan satın alınca; milyarlık yatlarınızla siz bile o koylara giremeyeceksiniz!”

****

“Geçmişte de doğanın
bir kısmını bozduk, kirlettik, çevreye ‘zarar’ verdik.
Ama bu daha çok bir adamı kürdanla bıçaklamak gibiydi.
Bu yaptığımız onu incittiği, rahatsız ettiği ve kötüleştirdiği halde,
hayati organlara dokunmuyor, lenf veya kan dolaşımını engellemiyordu.
Biz, doğayı mahvediyoruz diye düşünmedik hiç.
Böyle bir şeyin mümkün olduğuna içten içe bile inanmadık:
Doğa çok büyüktü, yaşlıydı; güçleri -rüzgarı, yağmuru, güneşi- çok yamandı, kadimdi.”
“Doğanın Sonu” adlı kitabında Bill McKibben geçmişte doğaya verdiğimiz zararı böyle tarif ediyor. 
“Doğa, sık sık düşündüğümüz gibi hiç değişmeyen ve sonu asla gelmeyecek olan kadim bir dost mudur, yoksa bildiğimiz anlamda doğanın da bir sonu var mıdır?”
“Daha önemlisi, gezegenimizin geleceğini değiştirme şansına sahip miyiz?”
Bu sorulara da yanıt arayan bir kitaptı “Doğanın Sonu”.

****
Meslektaşımız Melis Alphan’ın benzetimiyle şimdi “O kürdanın yerini satır aldı!
O adamı yani doğayı şimdi satırla paralıyoruz.
Organları iflas etme yolunda bir adam doğa.
Biz ise hala satırı sallamaya devam ediyoruz.”

****
Ormanlar baltalanır, zeytinlikler kesilir, göller ırmaklar kirletilir, kurutulur, yaylalar, koylar peşkeş çekilir.
Termik santrallar, HES’ler . Betoncu politikalar izlenir.
Oysa doğayı korumak, dünyayı ve yaşamımızı korumaktır.
Dünyanın umudu yatar doğada.
Melih Cevdet Anday ne güzel yazmıştı “Rahatı Kaçan Ağaç”ta şu dizeleri;
“Ey insan!
Unutma doğanın bir parçası olduğunu,
Beni yok ettikçe sen de azalırsın…”
Muğla’da koyların özelleştirilmesi,
“Koy’u Ver Gitsin” politikası değil de, nedir?
ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Ünlü Oyuncu Lale Mansur Denizli'ye Geliyor
Ünlü Oyuncu Lale Mansur Denizli'ye Geliyor

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim