“Gidersem istikbalimi kaybedecektim, fakat kalırsam aklımı.”
Sabahattin Ali, Anadolu’ya kaymakam olarak atanan İstanbul’lu bir gencin ayakkabı boyacısı olmayı seçtiği 1927 yılına ait hikayesinde geçer yukarıdaki söz. Bugünlerde köylere dönmenin doğracağı sonuçlardan birinin de tam da bu olacağı su götürmez bir gerçek değil mi?
Köyler, her hizmetten mahrum! Bir umuma açık tuvaletin erkeklere ait kısmının çeşmesini aylardır tamir edemeyen belediyelerin mahalleleri.. Yetki kargaşası, vurdumduymazlık, aymazlık...ve basitlik ile kendi kısır döngüsünü sürdüren köyler...Sahipsiz ve de kaderine terk edilmiş köyler sahi, kimin umudu?
“Genç Çiftçi”, “Uzman Eller” gibi projeler ile gençler köylere devlet eli ile döndürülmeye çalışılıyor peki bir çiftlik, tarımsal işletme...yapmak için yapılacakların maliyeti nedir?
Bir köy seçelim kendimize adı Ortaköy olsun! Bu köye gidip yerleşecek hayatımızı bundan sonra burada çiftçilik yaparak sürdüreceğiz diyelim. Hiçbir şeyimiz bu köyde yok! Hepsini de alacağız. Bize ne lazım? Başımızı sokacak bir ev, işleyebilir oranda arazi, küçükbaş veya büyükbaş hayvan...bunların barınacağı yer ve de tarımsal mekanizasyon için alet ve makina... Arazi, bağ bahçe.. ve ev konusu en kolay kısım zira yılllardır arazi toplayan ve metruk evleri alan bir kesim var. Bunların bir de emlakçısı.
Köylüden dekarı 100 TL alınan arazilerin şu an dekarı 2 bin ile 5 bin TL arasında değiştiğini biliyoruz. İlk etapta 10 dekar ile başlayalım, köye yakın olsun ki gidip gelmesi ve işlemesi kolaylaşsın. Ev fiyatları da ortama oturulabilir, tadilattı-tamirattı uğraşmak istemediğimiz düzeyde olsun diyorsak 60-100 bin TL.
Köye gelmenin ilk maliyeti bizim için 80-150 bin TL aralığında bir rakam. 10 da arazi için bağ en uygun ve ekonomik ürün olacağına da karar kılıp Çekirdeksiz Sultani çeşidinde karar kıldık. Kaba bir hesapla 1500-2000 fidan gideceğin her bir tülü aşılı fidan için ortama 10-15 TL ücret ödeyeceğimizi de hesap cetvelimize 15 bin TL ile 30 bin TL not edelim.
Dikim öncesi toprak hazırlığı yapmamız gerekecek. Bunlar tekli pulluk ile derin sürüm ( dekarı 150 TL),taş toplama ( saati 150 TL), tesviye, gübreleme ( çiftlik gübresi dekara ortalama 3 ton), sıra arası ve üzeri çukur kazımı ( günlük 125, saatlik iş makinası 200 TL),... ortalama 50 bin TL hesap cetveline ekleyeceğiz.
Bu işlemlerden sonraki 3 yıl boyunca da tam kapasite ile ürün alınmayacağını buna karşın sürüm, çapa, budama, ilaçlama yapılması gerekeceğini de asla unutmamak gerekecektir. Ortalama 20 bin TL da bu 3 yıl için hesap cetvelimizde dursun.
Üç yılın sonunda traktör, traktör ekipmanları alma zorunluluğu doğacağı bugün için çiftç çeker bağ bahçe 50-75 beygir traktör 150-200 bin TL, sürümde kullanmak için klasik bağ bahçe pulluk fiyatı 10 bin-20 bin TL aralığında, 600 L pülvarizatör 5-15 bin TL...nakliye için 4 tonluk arkaya devirmeli/damperli römork 10 ile 15 bin TL .aralığında bir rakam. Yani yani 175-250 bin TL daha hesao cetveline ekliyoruz.
Çekirdeksiz Sultani üzümümüzü kurutmalık yaptığımızı varsayarsak 3 yıl sonunda verime
gelecek olan bağımızın verim ve gelir hesabını kısaca yapaılım. 2 000 bağımız
olduğunu ve her birinden ortalama 1 kasa üzüm çıktığını her kasanın da ortalama 15 kg geldiğini
doğal olarak 30 bin kg üzüm olacağı kuruduğunda da 1/4 kalacağını ve 7.500 kg
kuru üzüm olacağını düşünelim.. Yaş sattığını varsayarsak 2019 sezon fiyatı 2
TL şaraplık olarak verdiğimizde 60 bin TL
kuru ise 10 TL dan 75 bin TL olacağı ortadadır. 500 kg yaprak sattığını
ve kg 4 TL olduğundan yola çıkarsak 2 bin TL.
3 yıl için gelir-gider hesabında vurduğumuzda 340-500 bin TL bir maliyete karşın 3. yıl sonunda elde edeceği gelir ise 65 bin - 80 bin TL olacağı aşikardır.
Peki, sözüm meclisten dışarı diyerek soracağım kuru tarım çekirdeksiz sultani üzüm bağ tesisi için maliyette gelirde fiyatlarda ortada iken; beslenme, ulaşım, sağlık, eğitim...gibi giderleri hiç saymamışken kabaca çifçilik yapmanın olası zararı ile sahiden köye dönelim mi?
10 Haziran 2020 [email protected]



