Denizli’de mobilya ve fuar stantları üretimi yapan bir imalathanede çıkan yangın sonrası başlayan adli süreç, davanın ertelenmesiyle yeniden tartışma konusu oldu. İş yeri sahibi Salih Tolga Kaplan, yargılamanın uzamasına tepki göstererek hem ekonomik hem de hukuki açıdan büyük mağduriyet yaşadığını dile getirdi.
Olay, 5 Mart 2025’te Merkezefendi ilçesi Sümer Mahallesi’nde faaliyet gösteren imalathanede meydana geldi. Yangında işletmeye ait yaklaşık 7 milyon liralık hasar oluştu. İlk incelemelerde şüpheli bulunan yangın, polis ekiplerinin güvenlik kamerası kayıtlarını detaylı şekilde incelemesiyle kundaklama olarak değerlendirildi.
Soruşturma kapsamında, plakası sökülmüş bir araçla olay yerine gelen kar maskeli bir kişinin, yanında getirdiği benzin bidonuyla iş yerini ateşe verdiği belirlendi. Araştırmalar derinleştikçe, araç içinde olduğu tespit edilen iki kişi gözaltına alındı. Bunlardan birinin iş yeri sahibinin komşusu A.K. (44), diğerinin ise bir kamu hastanesinde görevli doktor H.T.H. (32) olduğu açıklandı.
Şüpheliler suçlamaları kabul etmezken, olay gecesi türbe ziyareti yaptıklarını öne sürdü. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan A.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi, H.T.H. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ancak ilerleyen süreçte mahkeme, tutuklu bulunan A.K.’nin tahliyesine ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanmasına hükmetti.
Tüm bu gelişmelerin ardından davanın ilk duruşmasının 7 ay sonraya, 12 Kasım 2026 tarihine ertelenmesi iş yeri sahibi Kaplan’ın tepkisini artırdı.
Kaplan, yaşadığı süreci “sadece bir iş yeri kaybı değil, tüm ticari düzenin çökmesi” olarak nitelendirirken, dosyanın farklı illerdeki kriminal laboratuvarlar arasında gidip gelmesinin süreci daha da uzattığını söyledi. Somut delillerin ve bilirkişi incelemelerinin dosyada yer almasına rağmen duruşmanın ileri bir tarihe bırakılmasını eleştiren Kaplan, “faillerin belli olduğu, delillerin ortada olduğu bir dosyada bu kadar uzun beklemek adalet duygusunu zedeliyor” ifadelerini kullandı.
Yangının ardından üretim faaliyetlerinin tamamen durduğunu, ekonomik yükün giderek arttığını ve işletmenin ciddi borç baskısı altında kaldığını belirten Kaplan, sürecin hızlandırılması için ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Adalet mekanizmasının daha hızlı işlemesi gerektiğini vurgulayan Kaplan, yaşanan gecikmenin mağduriyetini derinleştirdiğini dile getirdi.






