Denizli'de kamu çalışanları, TÜİK'in açıkladığı Haziran 2026 enflasyon verilerinin ardından kesinleşen maaş artışlarını protesto etmek için Pamukkale Üniversitesi Hastanesi önünde bir araya geldi. Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu'na (KASK) bağlı sendikaların düzenlediği eylemde, açıklanan maaş artışlarının yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldığı belirtilerek Temmuz ayında ilave zam talep edildi.

Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) bünyesinde faaliyet gösteren Hep Sen, Üniper-Sen, Bizim Sen, Hep Büro Sen ve Kamu 399 Sen üyeleri, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Kamu çalışanları, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Haziran ayı enflasyon verileri sonrası kesinleşen maaş artış oranlarının alım gücünü korumaya yetmediğini savundu.
Eylemde kamu çalışanları, "Alın terimiz satılık değil", "Sefalet zammını kabul etmiyoruz", "Memur enflasyona ezildi, sabrımız tükendi", "Emeğin pazarlığı olmaz" ve "TÜİK değil pazar cebimizi gösteriyor" yazılı döviz ve pankartlar taşıyarak taleplerini dile getirdi.

"Enflasyon Farkı Zam Değildir"
Grup adına basın açıklamasını Hep Büro Sen Genel Başkanı Nadidegül Elpeze Özbengi okudu. Açıklanan maaş artışlarının kamuoyunda "zam" olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Özbengi, enflasyon farkının yalnızca geçmiş dönemde yaşanan kayıpların telafisi niteliğinde olduğunu söyledi.
Özbengi, "Enflasyon farkı bir zam değildir. Yalnızca son altı ay boyunca yaşanan gelir kaybının gecikmeli telafisidir. Gerçek anlamda bir ücret artışı sağlamadığı gibi kamu çalışanlarının alım gücünü de koruyamamaktadır" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de milyonlarca memur, sözleşmeli personel ile emekli, dul ve yetimin maaşlarının TÜİK verileri üzerinden belirlendiğini hatırlatan Özbengi, açıklanan resmi enflasyon ile vatandaşın günlük yaşamda hissettiği hayat pahalılığı arasında ciddi bir fark bulunduğunu savundu.
"Temel İhtiyaçlardaki Artış Maaşları Geride Bıraktı"
Basın açıklamasında elektrik, doğalgaz, akaryakıt, ulaşım, kira, eğitim, gıda ve sağlık harcamalarındaki fiyat artışlarının maaş artışlarının çok üzerinde gerçekleştiği ifade edildi.
KASK tarafından yapılan açıklamada yoksulluk sınırının 116 bin lirayı aştığına, kiraların büyükşehirlerde tarihi seviyelere ulaştığına ve vatandaşların kredi ile yaşamını sürdürmek zorunda kaldığına dikkat çekildi. Ayrıca Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyon oranlarından birine sahip olduğu vurgulanarak, ücret artışlarının çalışanların cebine girmeden eridiği ifade edildi.
"Ekonomik Krizin Yükü Çalışanlara Yüklenemez"
Konuşmasında ekonomik krizin faturasının kamu çalışanlarına çıkarılmaması gerektiğini söyleyen Özbengi, kamu görevlilerinin devletin hizmet kapasitesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
Özbengi, "Kamu çalışanlarının insanca yaşayabilecekleri bir gelir düzeyine kavuşturulması yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet açısından da zorunluluktur. Devlet kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez" dedi.
KASK Taleplerini Sıraladı
Basın açıklamasında KASK adına hükümete şu çağrılar yapıldı:
- Temmuz 2026 maaşlarına ilave ücret artışı yapılması,
- 2027 yılı toplu sözleşme zam oranlarının yeniden müzakere edilmesi,
- Kamu çalışanlarının maaşlarının gerçek yaşam maliyetlerine göre güncellenmesi,
- Gelir vergisi sisteminin ücretliler lehine yeniden düzenlenmesi,
- Şeffaf ve güvenilir bir fiyat endeksi oluşturulması,
- Kamu çalışanlarının ekonomik büyümeden hak ettiği payı almasının sağlanması.
Eylem, basın açıklamasının ardından sloganlar eşliğinde olaysız şekilde sona erdi. Kamu çalışanları, alım gücünü koruyacak yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesini beklediklerini ifade etti.




