• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Denizli Haberleri
    ÇameliPamukkale MerkezefendiAcıpayamBeyağaçBozkurtÇalÇardakGüneyHonazKaleSerinhisarTavasBuldanÇivrilBekilliBabadağBaklanSarayköy
  • Gündem
  • DENİZLİ BŞB
  • Siyaset
    Adalet ve Kalkınma PartisiCumhuriyet Halk PartisiİYİ PartiMilliyetçi Hareket PartisiDiğer Partiler
  • Ekonomi
  • Asayiş
  • DTO
  • Spor Dünya Sağlık Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Magazin Eğitim Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Merhumu nasıl bilirdik?
Genel
Yayınlanma: 31 Ocak 2020 - 11:10

Merhumu nasıl bilirdik?

Furkan Karaıslı'nın yazısını okumak için tıklayın

Genel
31 Ocak 2020 - 11:10
3 dk okunma süresi
A
Büyüt
A
Küçült
Merhumu nasıl bilirdik?

Hiçbir şey için geç değil.

Günün herhangi bir saatinde tekrar buluştuk ve önceki yazılarda biraz da olsa zihninde bir ışık yanmasına sebep olmuşumdur diye düşünüyorum. Tabi ilk defa okuyanlar için geçmiş yazıları incelemelerini tavsiye edebiliriz.

Şimdi okuyacağın gerçekler biraz canını sıkacak ama sonuna kadar sabretmen ve merakla devam etmen için elimden geleni yapacağım. J

Hadi başlayalım:

Öncelikle istediğin hiçbir şey düşündüğün kadar kısa sürede olmayacak. Hayalini kurduğun her ne ise bunun için çaba göstermelisin ve zamanı iyi değerlendirmelisin. Bu biraz kumar gibi. Düşünsene ne zaman biteceği belli olmayan bir futbol maçında sürekli koşturmak zorundasın ve ansızın oyundan çıkartılabilirsin. Tabi bunlar yaşamın gereklilikleri ama atladığımız birkaç şey olabilir. Yani ölüm ansızın kapını çalacak ve sen bir saat öncesinde çok büyük paralar, sevdiklerin ya da mevki ve makamlar için kendini unuttuğun, hedef odaklı bir hayatı yaşayan hırslı bir insandın. Hangimiz öyle değiliz ki?

Peki, hiç aklına geldi mi? Ruhunu teslim etmeden hemen önce ki son 5 dakikan… Ne hissederdin? Neler gelirdi gözünün önüne? Bankada ki hesabın ya da almış olduğun evler, arabalar, kazanmış olduğun sınavların ya da o makam sahibi olduğun rahatsız koltuk? İkimizde biliyoruz ki aklına bunlar gelmeyecek. Hadi bunu farklı bir örnek ile şekillendirelim:

Şuan bir sınavdasın ve karşında 100 soru var sana tam 100 dakika verilmiş. Ayrıca sınavın bitmesine son 5 dakikan var ve 20 soruyu yapamadığını fark ettin. J Şimdiden stres oldun bile. Bu bir örnek de olsa biraz geriyor seni. Çünkü bu sahneyi illaki daha önce yaşadın. Ve şimdi düşün son 5 dakikan da yapmış olduğun 80 soruya mı bakardın? Yoksa yapamadığın 20 soruya ve sana kazandıracağı şeylere mi odaklanırdın? Peki ya kazanamazsan sınavı?

Telafisi olabilecek 100 soruluk bir sınavda bile son dakikada sadece pişmanlıklarımız geliyor aklımıza. Aslında bir ay sonra yada bir yıl sonra daha iyi çalışarak telafi edilebilir bir pişmanlık değil mi?

Buraya kadar her şey çok güzel…

 

Peki hayat?

Sence sana verilen yılların telafisi var mı?

O zaman geri dönüp baktığımızda yapamadığımız ama içimizde kalan her şeyi not alalım bugün. Makam ve mevki seni yoracak, çok para ve çok fazla ev seni ölümsüz yapamaz. Ama ölümsüz eserler ve anılar bırakabilirsin ruhunda. Sahi den sen kayak yapacaktın dimi hatta dans kursuna gidecek ya da resim yapmaya başlayacaktın. Ama her sene erteliyorsun. Hatta bu yaz kampa gidecektin dimi? Ama pardon yeni aldığın evin taksiti için fazla mesai yapmak zorunda kaldın. Ne üzücü…

Peki, ölüm anına gelmek istiyorum tekrar. Hani derler ya hayatın film şeridi gibi gözünün önünden geçecek diye. Bu film şeridi başladığı anda gözünde beliren karelerin pişmanlıkların ile dolu olmasından hiç korkmuyor musun?

Bu hafta sonu aileniya da arkadaşlarını yanına al ve en sevdiğin şeyleri yapmak için bir adım at. Ya da senden sonra gölgesinde piknik yapabilecekleri birkaç ağaç dik. Hatta onlara sesini,yazılarını, severek çizdiğin resimlerini bırak. Bir şekilde para kazanacak ve hayatta kalacaklar dert etme. Onlara para kazanmayı değil mutlu olmayı öğret. Tabi onlara nasıl miras bırakman gerektiği zaman öncesinde çok zengin olman gerekiyorsa, mutlu olmayı öğretmen için de önce mutlu olmayı öğrenmelisin. Önce sen mutlu olmalısın sonra etrafında ki tebessümleri fark edeceksin. Dediğim gibi bir futbol maçındasın ve maç her an bitebilir ya da oyundan çıkartılabilirsin.

Gidenlerin arkasından hep ‘’İyi bilirdik.’’ dediler. Senin için de ‘’Mutlu bilirdik.’’ desinler.

Bu konular canını sıkmasın kabul et, hayattaki tek gerçek ölümdür.

Ve unutma bu yazıyı okuduğuna göre maç henüz bitmiş değil…J

 


 

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ
İlginizi Çekebilir
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Çameli'de Gökyüzünden Yağan Buz Üreticinin Umudunu Kırdı
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Cengiz Bektaş Şiir Ödülü İçin Başvurular Başlıyor
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına Mustafa Akbulut Atandı
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
Uçaklı Fakülte'de sorular büyüyor: Neden hâlâ kazma vurulmadı?
“Depremzedeler için el ele verdiler”
“Depremzedeler için el ele verdiler”

Ana Sayfa
Yaşam
Denizli Haberleri
Gündem
DENİZLİ BŞB
Siyaset
Ekonomi
Asayiş
DTO
Spor
Dünya
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Magazin
Eğitim
Genel
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim